Düzenleme yalnızca tröstün kurulduğu andaki transferi kapsamıyor. Tröstün faaliyet süresince elde ettiği gelirler de vergi sistemine alınıyor; gelirin niteliğine göre bu tutarlar malvarlığı devrinden doğan gelir veya faiz, temettü ve ikramiye geliri olarak sınıflandırılabiliyor.
Üstelik vergi yükümlülüğü gelirin kişiye dağıtılmış olmasına bağlı olmayabilir. Böylece vergilendirme, varlığın tröste konduğu aşamada başlayıp tröst gelir ürettikçe devam edebiliyor; yalnızca nihai dağıtım veya tröstün sona ermesi beklenmiyor.
Kurallar 24 Temmuz 2026’da derhal yürürlüğe girdi. Bununla birlikte, belirli geçmiş dönem yükümlülükleri için 90 günlük bir geçiş ve uyum süresi tanımlandı. Teknik açıklamalara göre bu kapsam, Çin vergi mukimi gerçek kişilerin 1 Ocak 2023 ile 31 Aralık 2025 arasında offshore tröstlere aktardığı varlıklarla bağlantılı ödenmemiş vergileri ve bazı eski tröst gelirlerini içerebiliyor.
Geçiş hükümlerinin kapsamı; kişinin vergi statüsüne, transfer tarihine ve gelirin türüne göre değişebilir. Bu nedenle daha eski aile tröstlerinin yalnızca son dağıtımlarına bakılması yeterli değil. Varlıkların ne zaman ve hangi değerle aktarıldığı, maliyet kayıtları ve birikmiş gelirler birlikte incelenmeli.
Düzenlemenin en acil ve en tartışmalı noktası 90 günlük sürenin bitiş tarihi. CNBC, ilgili transferler bakımından beyan ve ödeme için son günü 21 Ekim 2026 olarak aktarıyor. Buna karşılık çeşitli vergi ve hukuk analizleri, sürenin 24 Temmuz’daki yürürlük tarihinden itibaren 90 gün olarak hesaplanması halinde yaklaşık 22 Ekim 2026 sonucuna ulaşıyor.
Resmî çerçevenin, kuralların yürürlüğe girmesinden itibaren 90 gün içinde uyuma izin verdiği belirtiliyor. Bu nedenle etkilenen kişilerin yalnızca haberlerde geçen tarihe güvenmemesi; kesin operasyonel son tarihi ve başvuru yöntemini Çin vergi hukuku konusunda yetkin danışmanlardan veya ilgili yerel vergi bürosundan doğrulaması gerekiyor.
90 günlük dönem genel bir vergi affı değil, belirli geçmiş yükümlülükleri düzenlemek için tanınmış bir uyum fırsatı. Mükellefler, kapsama giren ödenmemiş vergileri bu süre içinde beyan edip öderse gecikme zammından kaçınabiliyor.
Süre kaçırıldığında ise ödenmemiş vergi, ilgili yasa ve yönetmelikler çerçevesinde ele alınabilir. Bu durum gecikme bedellerinin ve koşullara göre başka yaptırımların uygulanmasına yol açabilir. En güvenli yaklaşım; yükümlülüğü ortaya koymak, varlığın değerlemesini ve vergiye esas maliyetini destekleyen belgeleri korumak ve belirsizlikleri geçiş süresi sona ermeden çözmek.
Vergi danışmanları ve avukatlar, varlıklı Çinli müşterilerin offshore tröstlerini ve yatırım varlıklarını yeniden değerlendirdiğini belirtiyor. İncelemelerde genellikle tröste aktarılan varlıklara verilen değer, ailenin vergi mukimliği, offshore sigorta poliçeleri ve mevcut yurtdışı varlıkların ek beyan ya da vergi riski doğurmadan tutulup tutulamayacağı ele alınıyor.
Şu aşamada tüm ailelerin tröstlerini tasfiye etmek için harekete geçtiğini gösteren net bir kanıt yok. Daha belirgin görünen tepki, yapıların nasıl uygulanacağı anlaşılmaya çalışılırken vergi, hukuk ve servet planlaması danışmanlığına olan talebin artması. Devlet Vergilendirme İdaresi’nin yerel vergi görevlilerine uygulama konusunda eğitim verdiğinin bildirilmesi de teknik ayrıntıların tamamının henüz netleşmediğine işaret ediyor.
Yeni rejim, varlıkları yalnızca Çin vergisini ertelemek amacıyla yurtdışına taşımanın cazibesini azaltıyor. Bazı aileler geçmişte bildirilmemiş varlıklarını kayıt altına alabilir, yeni offshore yatırımlarını sınırlayabilir veya belgelenmesi ve raporlanması daha kolay yapılara yönelebilir.
Buna karşılık bazı varlıklı kişiler gerçek bir vergi mukimliği değişikliğine, uluslararası çeşitlendirmeye ve Hong Kong ile Singapur gibi finans merkezlerinde daha kapsamlı danışmanlık hizmetlerine yönelebilir. Bu durum söz konusu merkezlerde hukuk, vergi ve servet yönetimi hizmetlerine talebi artırabilir; ancak Çin vergi mukimlerine ait varlıkların yalnızca pasif biçimde tutulduğu merkezlerin rolünü zayıflatabilir. Sermaye akımlarının hangi yöne gideceği henüz kesinleşmiş değil; mevcut haberler birden fazla olası sonuca işaret ediyor.
Düzenleme, daha geniş bir denetim kampanyasının parçası da olabilir. Raporlarda offshore sigorta getirilerinin erken hedeflerden biri olduğu, incelemelerin diğer yabancı varlıklara ve yurtdışı yatırım gelirlerine genişleyebileceği belirtiliyor. Yurtdışında elde edilen çalışma gelirlerine ilişkin iddialar ise yetkililerden daha açık bir yönlendirme gelene kadar daha ihtiyatlı değerlendirilmelidir.
Offshore servet denetiminin sıkılaştırılması, Çin lüks tüketimindeki sert düşüşle aynı döneme denk geldi. Bloomberg’in görüştüğü ve sektör verilerini izleyen üç araştırma kuruluşunun verilerine göre, ülkenin en büyük 25 lüks markasının satışları temmuzda yıllık bazda yüzde 10’dan fazla geriledi. Louis Vuitton, Dior ve Gucci’de çift haneli düşüşler görülürken Hermès büyümeden gerilemeye geçti; Chanel ve Prada ise büyümeyi sürdürse de daha yavaşladı.
Ancak bu tablo, düşüşün tek nedeninin yeni vergi kuralları olduğunu kanıtlamıyor. Çin ana karasındaki kişisel lüks tüketim pazarı, 2024’teki çok daha sert daralmanın ardından 2025’te de yüzde 3 ila yüzde 5 küçülmüştü. Zayıf tüketici güveni, gayrimenkul piyasasındaki baskı ve daha temkinli harcama eğilimi zaten sektör üzerinde etkiliydi.
Daha temkinli yorum, vergi kampanyasının tüketiciler üzerinde ek bir ihtiyat etkisi yaratmış olabileceği yönünde. Daha yüksek olası nakit vergi yükü ve yurtdışı servet üzerindeki artan denetim, varlıklı tüketicilerin gösterişli veya zorunlu olmayan harcamalarını ertelemesine neden olabilir. Yine de temmuz satış verileri, vergi uygulamasının etkisini genel ekonomik ve tüketici güveni zayıflığından tek başına ayırmaya yetmiyor.
Çin vergi mukimleri açısından temel değişiklik yalnızca yeni bir yüzde 20 oranı değil. Asıl dönüşüm, tröstün tüm yaşam döngüsüne yayılan bir vergilendirme yaklaşımına geçilmesi: varlık tröste konduğunda değer artışı, yapı gelir ürettiğinde tröst geliri ve ileride dağıtım ya da sona erme gibi işlemler.
Mevcut yapıların transfer tarihleri, vergiye esas maliyetleri, değerlemeleri, birikmiş gelirleri, vergi mukimliği, sigorta bağlantıları ve geçmiş bildirimleri açısından gecikmeden incelenmesi gerekiyor. 90 günlük sürenin sonu kamuya açık kaynaklarda 21-22 Ekim 2026 aralığında gösteriliyor; bu tarih farkı, yeni bir açıklama beklemek yerine doğrudan teyit almanın önemini artırıyor.
Muhtemel geniş resim, offshore servet planlamasının tamamen ortadan kalkması değil; Asya’daki servet yönetimi faaliyetlerinin daha fazla kayıt altına alınması, yeniden yapılandırılması ve farklı finans merkezleri arasında dağılması.