ABD Hazine Bakanlığı, uzun vadeli nominal kuponlu tahviller için gerçekleştirdiği likidite destekli geri alım operasyonlarının büyüklüğünü en az iki katına çıkaracağını duyurdu. Buna göre 10-20 yıl ve 20-30 yıl vadeli segmentlerde işlem başına 2 milyar dolar olan mevcut üst limit, en az 4 milyar dolara yükseltilecekti. Değişikliğin 9 Eylül’den itibaren uygulanması planlandı.
Tahvil geri alımı, Hazine’nin piyasadaki belirli tahvilleri yatırımcılardan satın alması anlamına geliyor. Bu tür işlemler, özellikle uzun vadeli tahvillerin likiditesini destekleyebilir. Açıklamanın ardından tahvil fiyatları yükselirken uzun vadeli tahvil getirileri geriledi; dolar zayıfladı, altın ve diğer küresel risk varlıkları değer kazandı. Kripto piyasası da bu daha elverişli ortamdan yararlandı.
Bitcoin’in ilk yükselişi, haftalarca dar bir aralıkta hareket eden piyasada düşüş beklentisiyle açılmış yüksek miktardaki vadeli işlem pozisyonlarını baskı altına soktu. Fiyat yükseldikçe teminatı yetersiz kalan short pozisyonlar borsalar tarafından otomatik olarak kapatıldı. Bu işlemler, pozisyonu kapatmak için zorunlu Bitcoin alımları yarattığından fiyatı daha da yukarı itti.
Bloomberg’in aktardığı CoinGlass verilerine göre yaklaşık bir saat içinde 1 milyar dolardan fazla Bitcoin short pozisyonu tasfiye edildi. Bu dalga, 2021’e kadar uzanan mevcut veri setindeki en büyük short tasfiyesi serisi olarak nitelendirildi. Daha geniş zaman aralıklarını kullanan sonraki CoinGlass tabanlı hesaplamalar ise 24 saatlik toplam tasfiyeyi yaklaşık 2,99 milyar dolar, short tasfiyelerini de yaklaşık 2,74 milyar dolar olarak gösterdi.
Burada önemli bir veri uyarısı var: 173 binden fazla yatırımcının tasfiye edildiği, Hyperliquid üzerinde tek bir 48,8 milyon dolarlık BTC-USD pozisyonunun kapatıldığı veya iki günde toplam short tasfiyelerinin 3,1 milyar doları aştığı yönündeki rakamlar, eldeki yüksek güvenilirlikli birincil verilerle bağımsız biçimde doğrulanamıyor. Bu rakamlar farklı borsa kapsamlarına ve veri kesim saatlerine dayanan makul piyasa görüntüleri olabilir; ancak ilgili CoinGlass veya Hyperliquid zaman damgası ve hesaplama yöntemi görülmeden kesin sonuç olarak değerlendirilmemeli.
Ether, ilk yükseliş dalgasında yaklaşık yüzde 9 ila yüzde 10 değer kazanarak 2.000 doların üzerine çıktı. Daha yüksek oynaklığa sahip altcoinler ve kripto piyasasının diğer büyük varlıkları da Bitcoin’i takip etti.
Hyperliquid’in yerel tokenı HYPE ise 19-20 Ağustos döneminde yaklaşık yüzde 23 yükseldi. Bu hareket, ABD Başkanı Donald Trump’ın Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’nun (CFTC) Hyperliquid’i “tamamen uyumlu ve yasal bir şekilde” ABD’ye getirmek için çalıştığını söylemesinin ardından geldi.
Ancak bu açıklama, Hyperliquid için resmi bir lisans, kayıt veya ABD’de faaliyet onayı anlamına gelmiyordu. Açıklama daha çok, platformun ABD düzenlemeleriyle uyumlu bir faaliyet yolu bulabileceğine ilişkin bir politika sinyaliydi. Ralli, altcoin piyasa değerinde daha geniş bir artış beklentisini desteklese de, mevcut kanıtlar doğrulanmış bir toplam altcoin piyasa değeri rakamı sunmuyor.
İyimser yorum, düşen uzun vadeli getiriler, ABD’de daha net kripto düzenlemeleri beklentisi ve Bitcoin’in haftalar süren işlem aralığından çıkmasının yeni bir risk iştahı dönemini başlatabileceği yönünde. Charles Hoskinson ve Michaël van de Poppe ile ilişkilendirilen piyasa yorumlarında, Bitcoin’in güç kazanmasının daha geniş bir altcoin rotasyonunun önünü açabileceği savunuldu.
Bu görüşü destekleyen unsurlar şunlardı:
Buna karşılık Rekt Capital, gün içi direnç seviyelerinin geri alınmasıyla bu seviyelerin kalıcı desteğe dönüşmesinin aynı şey olmadığını vurgulayan daha temkinli bir çerçeve sundu. Glassnode’un on-chain, yani blok zinciri verilerine dayalı değerlendirmeleri de yükselişin henüz kesin bir trend dönüşümü anlamına gelmediğine işaret etti.
Glassnode verilerine ilişkin raporlarda Bitcoin’in yaklaşık 68.500 dolarlık kısa vadeli yatırımcı maliyet tabanının ve 75.800 dolarlık “True Market Mean” seviyesinin altında kaldığı belirtildi. 90 günlük gerçekleşen kâr/zarar oranı da yaklaşık 0,75 seviyesinde, toparlanma için izlenen 2,0 eşiğinin altında bulunuyordu.
Bir diğer temkin işareti Coinbase Premium Index’in uzun süre negatif kalmasıydı. Bu gösterge, Coinbase’deki Bitcoin fiyatını küresel borsa fiyatlarıyla karşılaştırıyor. Negatif değer, Bitcoin’in Coinbase’de küresel bileşik fiyata kıyasla iskontolu işlem gördüğünü ve ABD merkezli spot talebin yükselişi henüz net biçimde doğrulamadığını gösteriyor.
Federal Rezerv’in temmuz toplantısına ilişkin tutanaklar da bütünüyle güvercin, yani faiz indirimi beklentilerini destekleyen bir tablo sunmadı. Bazı yetkililer faiz artırılmasını savunurken, birçok yetkili enflasyonun düşmemesi hâlinde daha fazla sıkılaştırmanın gerekebileceğini belirtti.
Öte yandan Trump’ın CLARITY Act’e verdiği destek, ABD kripto piyasası için hangi kurumun hangi dijital varlıkları denetleyeceğini daha netleştirecek bir düzenleme beklentisini güçlendirdi. Ancak yasa tasarısının Senato’da aşması gereken engeller bulunuyordu; dolayısıyla siyasi destek henüz yürürlüğe girmiş bir düzenleyici çerçeve anlamına gelmiyordu.
19 Ağustos’taki hareket güçlüydü; ancak tek başına kalıcı bir boğa döngüsünün kanıtı değildi. Rallinin sürdürülebilir bir trende dönüşmesi için Bitcoin’in geri kazandığı seviyeleri destek olarak koruması, ABD spot talebinin güçlenmesi ve makroekonomik koşullarla düzenleyici gelişmelerden yeni bir takip dalgası gelmesi gerekecek.
Bu teyitler gerçekleşmezse, yaşanan hareketi ABD Hazine tahvil getirilerindeki düşüşle tetiklenen ve yoğun short kapatmalarıyla büyüyen geçici bir rahatlama rallisi olarak okumak da mümkün. Başka bir deyişle, piyasa o gün düşüş yönlü kaldıraçtan büyük ölçüde kurtuldu; fakat yeni ve kalıcı bir yükseliş trendinin başlayıp başlamadığı henüz netleşmedi.
ABD Hazine Bakanlığı, uzun vadeli nominal kuponlu tahviller için gerçekleştirdiği likidite destekli geri alım operasyonlarının büyüklüğünü en az iki katına çıkaracağını duyurdu. Buna göre 10-20 yıl ve 20-30 yıl vadeli segmentlerde işlem başına 2 milyar dolar olan mevcut üst limit, en az 4 milyar dolara yükseltilecekti. Değişikliğin 9 Eylül’den itibaren uygulanması planlandı.
Tahvil geri alımı, Hazine’nin piyasadaki belirli tahvilleri yatırımcılardan satın alması anlamına geliyor. Bu tür işlemler, özellikle uzun vadeli tahvillerin likiditesini destekleyebilir. Açıklamanın ardından tahvil fiyatları yükselirken uzun vadeli tahvil getirileri geriledi; dolar zayıfladı, altın ve diğer küresel risk varlıkları değer kazandı. Kripto piyasası da bu daha elverişli ortamdan yararlandı.
Bitcoin’in ilk yükselişi, haftalarca dar bir aralıkta hareket eden piyasada düşüş beklentisiyle açılmış yüksek miktardaki vadeli işlem pozisyonlarını baskı altına soktu. Fiyat yükseldikçe teminatı yetersiz kalan short pozisyonlar borsalar tarafından otomatik olarak kapatıldı. Bu işlemler, pozisyonu kapatmak için zorunlu Bitcoin alımları yarattığından fiyatı daha da yukarı itti.
Bloomberg’in aktardığı CoinGlass verilerine göre yaklaşık bir saat içinde 1 milyar dolardan fazla Bitcoin short pozisyonu tasfiye edildi. Bu dalga, 2021’e kadar uzanan mevcut veri setindeki en büyük short tasfiyesi serisi olarak nitelendirildi. Daha geniş zaman aralıklarını kullanan sonraki CoinGlass tabanlı hesaplamalar ise 24 saatlik toplam tasfiyeyi yaklaşık 2,99 milyar dolar, short tasfiyelerini de yaklaşık 2,74 milyar dolar olarak gösterdi.
Burada önemli bir veri uyarısı var: 173 binden fazla yatırımcının tasfiye edildiği, Hyperliquid üzerinde tek bir 48,8 milyon dolarlık BTC-USD pozisyonunun kapatıldığı veya iki günde toplam short tasfiyelerinin 3,1 milyar doları aştığı yönündeki rakamlar, eldeki yüksek güvenilirlikli birincil verilerle bağımsız biçimde doğrulanamıyor. Bu rakamlar farklı borsa kapsamlarına ve veri kesim saatlerine dayanan makul piyasa görüntüleri olabilir; ancak ilgili CoinGlass veya Hyperliquid zaman damgası ve hesaplama yöntemi görülmeden kesin sonuç olarak değerlendirilmemeli.
Ether, ilk yükseliş dalgasında yaklaşık yüzde 9 ila yüzde 10 değer kazanarak 2.000 doların üzerine çıktı. Daha yüksek oynaklığa sahip altcoinler ve kripto piyasasının diğer büyük varlıkları da Bitcoin’i takip etti.
Hyperliquid’in yerel tokenı HYPE ise 19-20 Ağustos döneminde yaklaşık yüzde 23 yükseldi. Bu hareket, ABD Başkanı Donald Trump’ın Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu’nun (CFTC) Hyperliquid’i “tamamen uyumlu ve yasal bir şekilde” ABD’ye getirmek için çalıştığını söylemesinin ardından geldi.
Ancak bu açıklama, Hyperliquid için resmi bir lisans, kayıt veya ABD’de faaliyet onayı anlamına gelmiyordu. Açıklama daha çok, platformun ABD düzenlemeleriyle uyumlu bir faaliyet yolu bulabileceğine ilişkin bir politika sinyaliydi. Ralli, altcoin piyasa değerinde daha geniş bir artış beklentisini desteklese de, mevcut kanıtlar doğrulanmış bir toplam altcoin piyasa değeri rakamı sunmuyor.
İyimser yorum, düşen uzun vadeli getiriler, ABD’de daha net kripto düzenlemeleri beklentisi ve Bitcoin’in haftalar süren işlem aralığından çıkmasının yeni bir risk iştahı dönemini başlatabileceği yönünde. Charles Hoskinson ve Michaël van de Poppe ile ilişkilendirilen piyasa yorumlarında, Bitcoin’in güç kazanmasının daha geniş bir altcoin rotasyonunun önünü açabileceği savunuldu.
Bu görüşü destekleyen unsurlar şunlardı:
Buna karşılık Rekt Capital, gün içi direnç seviyelerinin geri alınmasıyla bu seviyelerin kalıcı desteğe dönüşmesinin aynı şey olmadığını vurgulayan daha temkinli bir çerçeve sundu. Glassnode’un on-chain, yani blok zinciri verilerine dayalı değerlendirmeleri de yükselişin henüz kesin bir trend dönüşümü anlamına gelmediğine işaret etti.
Glassnode verilerine ilişkin raporlarda Bitcoin’in yaklaşık 68.500 dolarlık kısa vadeli yatırımcı maliyet tabanının ve 75.800 dolarlık “True Market Mean” seviyesinin altında kaldığı belirtildi. 90 günlük gerçekleşen kâr/zarar oranı da yaklaşık 0,75 seviyesinde, toparlanma için izlenen 2,0 eşiğinin altında bulunuyordu.
Bir diğer temkin işareti Coinbase Premium Index’in uzun süre negatif kalmasıydı. Bu gösterge, Coinbase’deki Bitcoin fiyatını küresel borsa fiyatlarıyla karşılaştırıyor. Negatif değer, Bitcoin’in Coinbase’de küresel bileşik fiyata kıyasla iskontolu işlem gördüğünü ve ABD merkezli spot talebin yükselişi henüz net biçimde doğrulamadığını gösteriyor.
Federal Rezerv’in temmuz toplantısına ilişkin tutanaklar da bütünüyle güvercin, yani faiz indirimi beklentilerini destekleyen bir tablo sunmadı. Bazı yetkililer faiz artırılmasını savunurken, birçok yetkili enflasyonun düşmemesi hâlinde daha fazla sıkılaştırmanın gerekebileceğini belirtti.
Öte yandan Trump’ın CLARITY Act’e verdiği destek, ABD kripto piyasası için hangi kurumun hangi dijital varlıkları denetleyeceğini daha netleştirecek bir düzenleme beklentisini güçlendirdi. Ancak yasa tasarısının Senato’da aşması gereken engeller bulunuyordu; dolayısıyla siyasi destek henüz yürürlüğe girmiş bir düzenleyici çerçeve anlamına gelmiyordu.
19 Ağustos’taki hareket güçlüydü; ancak tek başına kalıcı bir boğa döngüsünün kanıtı değildi. Rallinin sürdürülebilir bir trende dönüşmesi için Bitcoin’in geri kazandığı seviyeleri destek olarak koruması, ABD spot talebinin güçlenmesi ve makroekonomik koşullarla düzenleyici gelişmelerden yeni bir takip dalgası gelmesi gerekecek.
Bu teyitler gerçekleşmezse, yaşanan hareketi ABD Hazine tahvil getirilerindeki düşüşle tetiklenen ve yoğun short kapatmalarıyla büyüyen geçici bir rahatlama rallisi olarak okumak da mümkün. Başka bir deyişle, piyasa o gün düşüş yönlü kaldıraçtan büyük ölçüde kurtuldu; fakat yeni ve kalıcı bir yükseliş trendinin başlayıp başlamadığı henüz netleşmedi.