2027 için ortalama Brent tahmini 69,39 dolar. Beklenen düşüşün temelinde arzın artması ve kısa vadeli stok kayıplarının ardından küresel petrol stoklarının yeniden oluşturulması yatıyor.
Bu nedenle EIA’nın öngörüsü kalıcı biçimde yüksek petrol fiyatlarından çok, geçici arz sıkışıklığı ve eksik bir toparlanma senaryosuna işaret ediyor:
EIA, Hürmüz Boğazı’ndan petrol sevkiyatındaki ciddi kısıtlamaların ağustos boyunca sürmesini varsayıyor. Üreticiler ellerindeki ham petrolün tamamını pazara ulaştıramadığı için, kurum temmuz görünümüne kıyasla daha fazla Orta Doğu üretiminin geçici olarak kapatılmasını bekliyor.
Akışlardaki düşüşün boyutu, EIA verilerinde açıkça görülüyor. Hürmüz’den geçen ham petrol ve petrol ürünleri sevkiyatı 2026’nın ikinci çeyreğinde günlük ortalama 4,9 milyon varil oldu. 2025’in dördüncü çeyreğinde bu miktar 21,6 milyon varil/gün seviyesindeydi. Bölgedeki üretim kesintileri temmuzda günlük ortalama 5,5 milyon varil olarak hesaplandı; haziran tahmini ise 7,5 milyon varildi.
Kızıldeniz, Süveyş Kanalı ve SUMED boru hattını kullanan alternatif güzergâhlar kaybın yalnızca bir bölümünü karşılayabiliyor. Bu rotalar daha uzun ve maliyetli olmasının yanı sıra kapasite bakımından da sınırlı. Dolayısıyla piyasanın dengesi yalnızca ne kadar petrol üretildiğine değil, bu petrolün güvenli biçimde alıcılara ulaştırılıp ulaştırılamadığına da bağlı.
Hürmüz üzerinden yapılan sevkiyatların azalması, önümüzdeki aylarda küresel petrol stoklarında ilave düşüşlere yol açabilir. EIA, ABD ticari ham petrol stoklarının 2026 sonuna kadar 2021-2025 dönemindeki beş yıllık minimum seviyenin altında kalmasını bekliyor. Yüksek rafineri talebi, daha güçlü ham petrol ihracatı ve düşük ithalat, ABD stokları üzerindeki baskıyı artırıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) ağustos değerlendirmesi, küresel stok tamponunun ne kadar hızlı zayıfladığını gösteriyor. Ölçülebilir küresel petrol stokları temmuzda 69 milyon varil azaldı ve çatışmanın başladığı döneme kıyasla yaklaşık 410 milyon varil daha düşük seviyeye indi.
Bu düşüş, dünyanın petrolsüz kalacağı anlamına gelmiyor. Stratejik rezervler, alternatif tedarikçiler, düşük tüketim ve yönü değiştirilen kargolar arz şokunu sınırlayabilir. Ancak stokların incelmesi, yeni bir sevkiyat kesintisi, üretim arızası veya önemli bir ihracat rotasında gerilim yaşanması halinde piyasanın manevra alanını daraltıyor.
EIA, bölgedeki ham petrol üretiminin çoğunun 2027’nin başlarında çatışma öncesi ortalamalara yakın seviyelere dönmesini bekliyor. Buna rağmen kurum, Orta Doğu’da yaklaşık 600 bin varil/günlük üretimin 2027 sonuna kadar devre dışı kalacağını tahmin ediyor.
Bu ayrım önemli. Kritik deniz yollarının yeniden açılması kayıp hacmin büyük bölümünü geri getirebilir; ancak her petrol sahasının veya ihracat sisteminin aynı anda yeniden çalıştırılması mümkün olmayabilir. Güvenlik riskleri, altyapı hasarı, bozulan lojistik ağları ve üretimin yeniden başlatılmasının teknik koordinasyon gerektirmesi, ticaret akışları düzelse bile kalıcı bir arz açığı bırakabilir.
EIA, Hürmüz akışlarının bir anda normale dönmesi yerine kademeli biçimde toparlanacağını varsayıyor. Bu da 2027’de fiyatlar düşerken bölgede ölçülebilir bir üretim kesintisinin neden devam edebileceğini açıklıyor.
IEA’nın ağustos tarihli Petrol Piyasası Raporu, 2026 arz dengesi için daha ağır bir tablo sunuyor. Kurum, küresel petrol arzının 2026’da günlük 4,3 milyon varil azalarak 102 milyon varile gerileyeceğini öngörüyor. Amerika kıtalarından gelecek günlük 1,4 milyon varillik artış, Orta Doğu ve Rusya’daki kayıpların yalnızca bir bölümünü telafi edebilecek.
IEA, yüksek fiyatlar ve arz kısıtlamalarının tüketimi zayıflatması nedeniyle küresel petrol talebinin de yaklaşık 1,56 milyon varil/gün düşerek 103,29 milyon varile ineceğini tahmin ediyor.
Talepteki bu gerilemeye rağmen kurum, mevcut çeyrekte yaklaşık 1,8 milyon varil/günlük arz açığı bekliyor. IEA ayrıca Orta Doğu’daki toplam arz kayıplarının 1,3 milyar varili aştığını, Hürmüz’den geçen akışın mart-mayıs döneminde günlük ortalama 2,7 milyon varile düştüğünü bildirdi. Çatışma öncesinde bu akış yaklaşık 20 milyon varil/gündü.
EIA ve IEA’nın rakamları zorunlu olarak birbiriyle çelişmiyor. EIA daha çok fiyatların, üretimin ve stokların belirli varsayımlar altında izleyeceği yolu inceliyor. IEA ise mevcut arz açığının derinliğine ve yıllık arz kaybının büyüklüğüne odaklanıyor. Farklı modeller, yayımlanma tarihleri ve taşımacılık ile üretimin ne hızla toparlanacağına ilişkin varsayımlar, iki kurumun sonuçlarını birbirinden ayırıyor.
IEA’ya göre Hürmüz’ü kullanmayan rotalar da dâhil olmak üzere bölgesel ihracat temmuzda günlük 2,1 milyon varil azalarak ortalama 15 milyon varile geriledi.
Sağlanan ağustos değerlendirmeleri, IEA’nın rafineri işleme kapasitesi veya ABD dizel stoklarına ilişkin kesin ve güvenilir bir tahmin eklemek için yeterli kanıt sunmuyor. Bu nedenle söz konusu rakamlar yerleşik sonuçlar olarak değerlendirilemez.
Sorun yalnızca bölgeden yasal ve güvenli biçimde taşınabilen petrol miktarından ibaret değil. Windward, Koh-e-Mubarak demirleme bölgesini yaptırımlardan kaçınma ve gemiden gemiye transfer faaliyetleri için aktif bir merkez olarak tanımladı. Şirkete göre bölgede yaklaşık 20 gemi bu faaliyetlerle bağlantılı değerlendirildi ve OFAC tarafından yaptırım listesine alınmış sekiz geminin bölgede bulunduğu doğrulandı.
Bu bulgu, stratejik geçiş noktasında daha opak ve yüksek riskli bir deniz taşımacılığı ortamının oluştuğuna işaret ediyor. Bazı kargolar gayriresmî veya daha riskli kanallardan hareket etmeye devam edebilir; ancak bu faaliyetler yaptırım uygulamaları, sigorta, güvenlik, sorumluluğun tespiti ve gerilimin tırmanması bakımından ek riskler yaratıyor. Bu nedenle gemi hareketlerindeki artış, petrol ticaretinin tamamen normale döndüğü şeklinde yorumlanmamalı.
EIA’nın ağustos görünümü, yakın vadeli kıtlık ve tamamlanmamış toparlanma senaryosu sunuyor. Brent petrolünün 2026’da ortalama 86,81 dolar seviyesinde kalması, 2027’de ise üretim ve stoklar iyileştikçe 69,39 dolara gerilemesi bekleniyor. Buna karşın EIA, Orta Doğu’da yaklaşık 600 bin varil/günlük kesintinin 2027 sonuna kadar sürmesini öngörüyor.
IEA’nın verileri ise acil riski ortaya koyuyor: Talep zayıflasa bile arz kayıpları büyük bir açık yaratacak kadar yüksek ve küresel stoklar şimdiden hızlı biçimde gerilemiş durumda. Petrol piyasasının bir sonraki aşamasında belirleyici soru yalnızca üretimin yeniden başlayıp başlamayacağı değil; bölgedeki taşımacılığın güvenilir, sigortalı ve şeffaf biçimde yeniden kurulup kurulamayacağı olacak.
2027 için ortalama Brent tahmini 69,39 dolar. Beklenen düşüşün temelinde arzın artması ve kısa vadeli stok kayıplarının ardından küresel petrol stoklarının yeniden oluşturulması yatıyor.
Bu nedenle EIA’nın öngörüsü kalıcı biçimde yüksek petrol fiyatlarından çok, geçici arz sıkışıklığı ve eksik bir toparlanma senaryosuna işaret ediyor:
EIA, Hürmüz Boğazı’ndan petrol sevkiyatındaki ciddi kısıtlamaların ağustos boyunca sürmesini varsayıyor. Üreticiler ellerindeki ham petrolün tamamını pazara ulaştıramadığı için, kurum temmuz görünümüne kıyasla daha fazla Orta Doğu üretiminin geçici olarak kapatılmasını bekliyor.
Akışlardaki düşüşün boyutu, EIA verilerinde açıkça görülüyor. Hürmüz’den geçen ham petrol ve petrol ürünleri sevkiyatı 2026’nın ikinci çeyreğinde günlük ortalama 4,9 milyon varil oldu. 2025’in dördüncü çeyreğinde bu miktar 21,6 milyon varil/gün seviyesindeydi. Bölgedeki üretim kesintileri temmuzda günlük ortalama 5,5 milyon varil olarak hesaplandı; haziran tahmini ise 7,5 milyon varildi.
Kızıldeniz, Süveyş Kanalı ve SUMED boru hattını kullanan alternatif güzergâhlar kaybın yalnızca bir bölümünü karşılayabiliyor. Bu rotalar daha uzun ve maliyetli olmasının yanı sıra kapasite bakımından da sınırlı. Dolayısıyla piyasanın dengesi yalnızca ne kadar petrol üretildiğine değil, bu petrolün güvenli biçimde alıcılara ulaştırılıp ulaştırılamadığına da bağlı.
Hürmüz üzerinden yapılan sevkiyatların azalması, önümüzdeki aylarda küresel petrol stoklarında ilave düşüşlere yol açabilir. EIA, ABD ticari ham petrol stoklarının 2026 sonuna kadar 2021-2025 dönemindeki beş yıllık minimum seviyenin altında kalmasını bekliyor. Yüksek rafineri talebi, daha güçlü ham petrol ihracatı ve düşük ithalat, ABD stokları üzerindeki baskıyı artırıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) ağustos değerlendirmesi, küresel stok tamponunun ne kadar hızlı zayıfladığını gösteriyor. Ölçülebilir küresel petrol stokları temmuzda 69 milyon varil azaldı ve çatışmanın başladığı döneme kıyasla yaklaşık 410 milyon varil daha düşük seviyeye indi.
Bu düşüş, dünyanın petrolsüz kalacağı anlamına gelmiyor. Stratejik rezervler, alternatif tedarikçiler, düşük tüketim ve yönü değiştirilen kargolar arz şokunu sınırlayabilir. Ancak stokların incelmesi, yeni bir sevkiyat kesintisi, üretim arızası veya önemli bir ihracat rotasında gerilim yaşanması halinde piyasanın manevra alanını daraltıyor.
EIA, bölgedeki ham petrol üretiminin çoğunun 2027’nin başlarında çatışma öncesi ortalamalara yakın seviyelere dönmesini bekliyor. Buna rağmen kurum, Orta Doğu’da yaklaşık 600 bin varil/günlük üretimin 2027 sonuna kadar devre dışı kalacağını tahmin ediyor.
Bu ayrım önemli. Kritik deniz yollarının yeniden açılması kayıp hacmin büyük bölümünü geri getirebilir; ancak her petrol sahasının veya ihracat sisteminin aynı anda yeniden çalıştırılması mümkün olmayabilir. Güvenlik riskleri, altyapı hasarı, bozulan lojistik ağları ve üretimin yeniden başlatılmasının teknik koordinasyon gerektirmesi, ticaret akışları düzelse bile kalıcı bir arz açığı bırakabilir.
EIA, Hürmüz akışlarının bir anda normale dönmesi yerine kademeli biçimde toparlanacağını varsayıyor. Bu da 2027’de fiyatlar düşerken bölgede ölçülebilir bir üretim kesintisinin neden devam edebileceğini açıklıyor.
IEA’nın ağustos tarihli Petrol Piyasası Raporu, 2026 arz dengesi için daha ağır bir tablo sunuyor. Kurum, küresel petrol arzının 2026’da günlük 4,3 milyon varil azalarak 102 milyon varile gerileyeceğini öngörüyor. Amerika kıtalarından gelecek günlük 1,4 milyon varillik artış, Orta Doğu ve Rusya’daki kayıpların yalnızca bir bölümünü telafi edebilecek.
IEA, yüksek fiyatlar ve arz kısıtlamalarının tüketimi zayıflatması nedeniyle küresel petrol talebinin de yaklaşık 1,56 milyon varil/gün düşerek 103,29 milyon varile ineceğini tahmin ediyor.
Talepteki bu gerilemeye rağmen kurum, mevcut çeyrekte yaklaşık 1,8 milyon varil/günlük arz açığı bekliyor. IEA ayrıca Orta Doğu’daki toplam arz kayıplarının 1,3 milyar varili aştığını, Hürmüz’den geçen akışın mart-mayıs döneminde günlük ortalama 2,7 milyon varile düştüğünü bildirdi. Çatışma öncesinde bu akış yaklaşık 20 milyon varil/gündü.
EIA ve IEA’nın rakamları zorunlu olarak birbiriyle çelişmiyor. EIA daha çok fiyatların, üretimin ve stokların belirli varsayımlar altında izleyeceği yolu inceliyor. IEA ise mevcut arz açığının derinliğine ve yıllık arz kaybının büyüklüğüne odaklanıyor. Farklı modeller, yayımlanma tarihleri ve taşımacılık ile üretimin ne hızla toparlanacağına ilişkin varsayımlar, iki kurumun sonuçlarını birbirinden ayırıyor.
IEA’ya göre Hürmüz’ü kullanmayan rotalar da dâhil olmak üzere bölgesel ihracat temmuzda günlük 2,1 milyon varil azalarak ortalama 15 milyon varile geriledi.
Sağlanan ağustos değerlendirmeleri, IEA’nın rafineri işleme kapasitesi veya ABD dizel stoklarına ilişkin kesin ve güvenilir bir tahmin eklemek için yeterli kanıt sunmuyor. Bu nedenle söz konusu rakamlar yerleşik sonuçlar olarak değerlendirilemez.
Sorun yalnızca bölgeden yasal ve güvenli biçimde taşınabilen petrol miktarından ibaret değil. Windward, Koh-e-Mubarak demirleme bölgesini yaptırımlardan kaçınma ve gemiden gemiye transfer faaliyetleri için aktif bir merkez olarak tanımladı. Şirkete göre bölgede yaklaşık 20 gemi bu faaliyetlerle bağlantılı değerlendirildi ve OFAC tarafından yaptırım listesine alınmış sekiz geminin bölgede bulunduğu doğrulandı.
Bu bulgu, stratejik geçiş noktasında daha opak ve yüksek riskli bir deniz taşımacılığı ortamının oluştuğuna işaret ediyor. Bazı kargolar gayriresmî veya daha riskli kanallardan hareket etmeye devam edebilir; ancak bu faaliyetler yaptırım uygulamaları, sigorta, güvenlik, sorumluluğun tespiti ve gerilimin tırmanması bakımından ek riskler yaratıyor. Bu nedenle gemi hareketlerindeki artış, petrol ticaretinin tamamen normale döndüğü şeklinde yorumlanmamalı.
EIA’nın ağustos görünümü, yakın vadeli kıtlık ve tamamlanmamış toparlanma senaryosu sunuyor. Brent petrolünün 2026’da ortalama 86,81 dolar seviyesinde kalması, 2027’de ise üretim ve stoklar iyileştikçe 69,39 dolara gerilemesi bekleniyor. Buna karşın EIA, Orta Doğu’da yaklaşık 600 bin varil/günlük kesintinin 2027 sonuna kadar sürmesini öngörüyor.
IEA’nın verileri ise acil riski ortaya koyuyor: Talep zayıflasa bile arz kayıpları büyük bir açık yaratacak kadar yüksek ve küresel stoklar şimdiden hızlı biçimde gerilemiş durumda. Petrol piyasasının bir sonraki aşamasında belirleyici soru yalnızca üretimin yeniden başlayıp başlamayacağı değil; bölgedeki taşımacılığın güvenilir, sigortalı ve şeffaf biçimde yeniden kurulup kurulamayacağı olacak.