Veri kümeleri büyüdükçe karşı-olgusal yarıçap küçüldü. Başka bir deyişle, tek bir görseli eğitimden çıkarmak, üretilen görüntüyü giderek daha az değiştirir hâle geldi. Yeterince büyük ölçeklerde bu durum yalnızca tek bir görsel için değil, aynı sanatçıya ait tüm görseller veya belirli bir kişiyi gösteren tüm fotoğraflar için de geçerli olabildi. Bu kategorilerin tamamı çıkarıldığında bile üretilen örnek anlamlı biçimde değişmeyebildi.
Buradaki kritik nokta, “atıf yapılamaması”nın çalışmada kullanılan karşı-olgusal ölçüye özgü olmasıdır. Bir eğitim birimi çıkarıldığında çıktı değişmiyorsa, söz konusu birim o çıktı için bu ölçüte göre nedensel sorumlu olarak gösterilemez.
Bulgular, bir yapay zekâ şirketine karşı açılan ve belirli bir çıktının belirli bir sanatçının eserlerinden veya o sanatçının tarzını taşıyan kopyalardan kaynaklandığını ileri süren bazı telif teorilerini zorlaştırabilir. Sanatçının tüm eserleri çıkarıldığında çıktı esasen değişmiyorsa, davacı tarafın o külliyatın söz konusu çıktıya doğrudan ve özel bir nedensel katkı yaptığını kanıtlaması güçleşebilir.
Ancak çalışma herhangi bir davayı karara bağlamıyor ve yeni bir hukuk kuralı ortaya koymuyor. Telif uyuşmazlıkları eğitim sırasında izinsiz kopyalama, belirli bir çıktı ile korunan eser arasındaki esaslı benzerlik, erişim, pazar zararı, sözleşme şartları ve başka hukuki meseleleri de kapsayabilir. Tek bir görselin tek bir çıktı için vazgeçilmez olmaması, bu diğer soruları ortadan kaldırmaz.