Adaptyv Bio, Claude tarafından hazırlanan tasarımları hangi modelin ürettiğini bilmeden teslim aldı; DNA’ları sentezledi, proteinleri üretti ve bağlanmayı yüzey plazmon rezonansı yöntemiyle ölçtü. Testler tekrarlı ve kalite kontrol süreçlerinden geçirilmiş deneylerle yürütüldü. Twist Bioscience da tasarımları bağımsız olarak üretti ve test etti. Bu yaklaşım, yalnızca bilgisayar simülasyonuna dayanan bir kıyaslamadan daha güçlü bir doğrulama sunuyor.
Ancak laboratuvarda hedefe bağlanmak, bir proteinin ilaç olarak işe yarayacağını kanıtlamaz. Bağlanma afinitesi; seçicilik, hedefin biyolojik işlevini değiştirme, kararlılık, hücre veya dokuya ulaşma, farmakokinetik, bağışıklık tepkisi, toksisite ve üretim maliyeti gibi kritik soruların yalnızca bir bölümünü yanıtlar.
Deney, bir protein tasarımı uzmanının hazırladığı yaklaşık 30.000 tokenlık başlangıç istemiyle başladı. Bundan sonra insan müdahalesi sınırlı tutuldu. Claude hedef proteinleri araştırdı, olası bağlanma bölgelerini seçti, kamuya açık yapı tahmini ve protein tasarımı araçlarını çağırıp birbirine bağladı, adaylar üretti ve sonuçları filtreleyerek sıraladı.
Kampanyada daha önce iyi bilinen kıyaslama hedeflerinin yanı sıra, sonuçların yalnızca literatürdeki örneklerin tekrarlanmasından ibaret olmadığını test etmek amacıyla iki daha yeni yarışma hedefi de kullanıldı. Bu ayrım önemli: Claude’un başarısı tek bir protein veya tek bir bilgisayar metriği üzerinden değil, tasarım, araç kullanımı, aday seçimi ve laboratuvar testlerini içeren bir süreç üzerinden değerlendirildi.
Anthropic, en az altı hedef için yüksek afiniteli bağlayıcılar elde ettiğini, en az dört hedefte ise daha önce yayımlanmış sonuçlara eşit veya onlardan daha iyi değerler görüldüğünü bildirdi. Bazı tasarımların, önceki en iyi yayımlanmış sonuçlardan birkaç kat daha güçlü bağlandığı öne sürüldü.
RBX1 hedefinde Claude’un bildirilen başarı oranı yaklaşık yüzde 40 oldu. Bu oran, önceki yarışmaya katılan ekiplerin yüzde 3,7’lik ortalamasının üzerinde ve daha önceki kazanan tasarımdan daha iyi bir sonuç olarak aktarıldı.
Protein bağlayıcı, belirli bir hedefe tutunmak üzere tasarlanan küçük bir proteindir. Böyle moleküller gelecekte tedavi, teşhis veya araştırma reaktifi geliştirmede başlangıç noktası olabilir. Fakat bir proteinin hedefe bağlanması, onun hastalık mekanizmasını güvenli ve istenen biçimde değiştirdiği anlamına gelmez.
Bu nedenle deneyin en doğru özeti, “Claude bir ilaç keşfetti” değil, “Claude mevcut protein tasarımı araçlarını bir araya getirerek laboratuvarda test edilebilir ve bazıları hedeflerine bağlanan çok sayıda aday üretti” şeklinde olmalı. Anthropic de çalışmayı ilaç geliştirmenin erken aşamalarına yönelik bir gösterim olarak tanımlıyor; tamamlanmış bir ilaç keşif sistemi sunduğunu söylemiyor.
Martin Shkreli, bildirilen afinitelerin bir bölümünün ilaç endüstrisinde öne sürülen iddiaları desteklemek için zayıf kaldığını ve çalışmanın protein bağlayıcıların daha uygulanabilir olduğu hücre dışı hedeflere odaklandığını savundu. Hücre içindeki proteinleri hedeflemenin ise çözülmesi daha zor bir problem olduğunu belirtti.
Bu eleştiriler, deneyin kapsamına ilişkin gerçek sınırlamalara işaret ediyor; ancak tasarlanan proteinlerin önemli bir bölümünün laboratuvar testlerinde hedeflerine bağlandığı ölçümünü ortadan kaldırmıyor. Asıl mesele, bu bağlanmanın sonraki aşamalarda biyolojik ve klinik faydaya dönüşüp dönüşmeyeceği.
Anthropic, protein bağlayıcı tasarımını ve kimyasal veri analizini, ilaç geliştirmeyi hızlandırmayı amaçlayan gelecekteki uçtan uca ve farklı veri türlerini kapsayan bir yaklaşımın parçaları olarak görüyor. Şirket, önündeki engellerin yalnızca model kapasitesiyle ilgili olmadığını; operasyonel süreçlerin ve politika tercihlerin de belirleyici olduğunu söylüyor.
Şirketin en gelişmiş yaşam bilimleri yetenekleri şu anda genel kullanıma açık değil. Anthropic, bilim insanları için denetimli bir erişim programı oluşturmayı planladığını belirtirken, Opus 5’i yaşam bilimleri çalışmalarında genel olarak erişilebilen en güçlü model olarak tanımlıyor.
Protein tasarımını hızlandıran ve uzmanlık eşiğini düşüren otonom bir iş akışı, iyi amaçlı araştırmaları destekleyebileceği gibi zararlı biyolojik çalışmaları da kolaylaştırabilir. Bu nedenle Anthropic, gelişmiş biyolojik araştırma görevlerini en yetenekli modellerinde kısıtlıyor ve geniş çaplı serbest erişim yerine kontrollü ya da doğrulanmış kullanıcı erişimine yöneliyor.
Buradaki temel yönetişim sorunu, meşru tedavi araştırmalarına yardımcı olurken patojen mühendisliği, toksinlerle ilgili çalışmalar veya diğer çift kullanımlı biyolojik faaliyetler için kötüye kullanımı önlemek. Modelin yetenekleri arttıkça, yalnızca ne üretebildiği değil, kimlerin hangi koşullarda erişebildiği de sonuçların önemli bir parçası haline geliyor.
Deney, Claude’un mevcut protein tasarımı araçlarını otonom biçimde orkestre etmede ve laboratuvar testlerinde ortalamanın üzerinde bir bağlanma oranı elde etmede dikkat çekici bir performans sergileyebildiğini gösterdi. Ancak çalışma henüz bir ilaç üretmedi; hücre içi hedefleme sorununu çözmedi ve bir protein bağlayıcıdan güvenli, etkili ve onaylanmış bir ilaca uzanan uzun deneysel ve düzenleyici süreci ortadan kaldırmadı.