Yapay zekâ uygulamaları ve veri merkezleri için kullanılan işlemciler, gelişmiş üretim düğümlerine yönelik talebi hızla artırdı. Aynı dönemde dünyanın en büyük sözleşmeli çip üreticisi TSMC’nin ileri teknoloji kapasitesinin büyük ölçüde rezerve edildiği bildirildi. TSMC’den üretim kontenjanı bulamayan bazı müşteriler, alternatif olarak Samsung ve Intel’i değerlendirmeye başladı. Bu tablo Samsung’un, geçmişteki verimlilik ve uygulama sorunlarına rağmen, fiyat görüşmelerinde daha güçlü bir konuma gelmesini sağladı.
Ancak Samsung’un kendi üretim hatları da sınırsız değil. Pyeongtaek tesisindeki SF4 kapasitesinin Qualcomm çipleri ile Samsung’un yüksek bant genişlikli bellek (HBM) ürünlerinde kullanılan temel kalıpların üretimi için tamamen kullanıldığı bildirildi. Şirketin aynı zamanda ABD’li müşterilere hizmet vermesi ve kendi yarı iletken ürünleri için kapasite ayırması gerekiyor. Bu nedenle Samsung’un Çin’den gelen tüm siparişleri karşılayamadığı aktarıldı. Google’ın da SF4 kapasitesi için görüşmeler yürüttüğü bildiriliyor.
Fiyat artışının yalnızca en gelişmiş üretim süreçleriyle sınırlı kalmaması dikkat çekiyor. 8 nanometrelik daha eski wafer’ların fiyatının da yaklaşık yüzde 10 yükselmesi, müşterilerin yalnızca en yeni düğümlerde değil, kullanılabilir herhangi bir üretim yuvasında kapasite aradığını gösteriyor.
Bu durum, küresel çip piyasasında daha geniş kapsamlı bir kapasite sıkışıklığına işaret ediyor. Samsung, çip arzındaki açığın daha da şiddetlenebileceğini ve 2028’e kadar sürebileceğini öngördü.
Samsung Foundry’nin zarar etmeye devam ettiği bir dönemde daha yüksek satış fiyatları, dolu üretim hatları ve ileri teknoloji ürünlerinin toplam içindeki payının artması, sabit maliyetlerin daha geniş bir üretim hacmine yayılmasına yardımcı olabilir. Bu da birimin marjlarını iyileştirebilir.
Üretim hatlarının doluluk oranı, verimlilik, yeni müşteri kazanımları ve fiyat seviyeleri güçlü kalırsa Samsung Foundry’nin 2027’de kâra dönmesi mümkün görülüyor. Fakat bu, şirket tarafından açıklanmış kesin bir sonuç değil; mevcut piyasa koşullarına dayanan bir beklenti.
Fiyat artışı Samsung’a kısa ve orta vadede avantaj sağlasa da şirketin pazardaki konumu hâlâ TSMC’nin oldukça gerisinde. Counterpoint verilerine göre Samsung, 2026’nın ilk çeyreğinde küresel dökümhane gelirlerinin yaklaşık yüzde 7’sini elde ederken TSMC’nin payı yüzde 70’in üzerinde, Counterpoint’in çeyreklik verilerinde ise sırasıyla yüzde 7 ve yüzde 73 olarak yer aldı.
Bu nedenle mevcut fırsat, Samsung’un TSMC’nin liderliğini tehdit ettiği anlamına gelmiyor. Daha çok, kapasite kıtlığının Samsung’a küçük bir tabandan fiyat artırma ve yeni sipariş çekme imkânı verdiğini gösteriyor.
Samsung’un fiyat artışlarının arkasında dört ana etken bulunuyor: yapay zekâ çiplerine yönelik güçlü talep, TSMC’nin büyük ölçüde dolan ileri teknoloji kapasitesi, ABD kısıtlamalarının Çinli şirketlerin tedarik seçeneklerini daraltması ve Samsung’un kendi SF4 hatlarının yüksek doluluk oranı.
Bu gelişme, Samsung’un kısa vadede daha yüksek fiyat talep edebildiğini ve Foundry iş kolunun mali görünümünü iyileştirebileceğini ortaya koyuyor. Asıl sınav ise kapasite arttığında ve alternatif üreticiler yeniden devreye girdiğinde başlayacak. Samsung’un 2027’de kalıcı bir kârlılık dönüşü yapabilmesi, geçici arz sıkışıklığını tekrarlanabilir ve yüksek marjlı dış müşteri siparişlerine dönüştürmesine bağlı.