Görüşmeden sonra İsrailli yetkililer ilerleme sağlandığı izlenimi veren açıklamalar yaptı. Ancak İsrail’in İbranice yayın yapan medya organlarına ve yetkililere yansıyan mesajlarda, ordunun Gazze’de kalacağı ve operasyonel hareket alanının korunacağı özellikle vurgulandı. Böylece toplantı, ton açısından yapıcı; içerik açısından ise sonuçsuz bir görüşme olarak kaldı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın oluşturduğu Board of Peace’in desteklediği 15 maddelik yol haritası, Hamas’ın silahlarını aşamalı biçimde bırakmasını, buna paralel olarak İsrail güçlerinin kademeli çekilmesini ve Gazze’nin yeniden imarını öngörüyor. Hamas planı kabul ettiğini açıklarken İsrail, özellikle çekilmenin ve yeniden imarın zamanlamasına itiraz etti.
Netanyahu’nun pozisyonu daha katı: İsrail, Hamas’ın Gazze’nin tamamında gerçek ve eksiksiz biçimde silahsızlandırılmasından önce ne askerlerini yeniden konuşlandıracak ne de yeniden imarın başlamasına izin verecek.
İsrailli ve ABD’li yetkililere göre iki çalışma grubunun kurulması üzerinde mutabakat sağlandı. Gruplardan biri Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze’nin askerden arındırılmasıyla, diğeri ise su, kanalizasyon, temizlik ve diğer sivil altyapı ihtiyaçlarıyla ilgilenecek.
Ayrıca Hamas’ın silah teslimlerini veya silahların kullanımdan kaldırılmasını doğrulama görevini bir ABD’li generalin üstlenmesi de görüşüldü. Buna rağmen İsrail’in askerî varlığının ne zaman sona ereceği ve çekilmenin hangi koşullarda başlayacağı konusunda kamuoyuna açıklanmış bağlayıcı bir takvim ortaya çıkmadı.
Kushner, Hamas silahlı kaldığı sürece Gazze’nin yeniden inşa edilmesine izin verilmeyeceğini söyledi. Ayrıca Hamas’ın silahsızlanma yönünde verdiği taahhüdü yerine getirmemesi halinde İsrail’in daha geniş ABD desteği alabileceği mesajını verdi. Bu açıklama, Washington’ın planın uygulanması için Hamas üzerindeki baskıyı artırırken İsrail’in güvenlik taleplerini de dikkate aldığını gösterdi.
Hamas, İsrail’in Ekim 2025 ateşkesindeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunuyor. Örgüte göre saldırıların durması, İsrail güçlerinin üzerinde mutabık kalınan çekilmeye başlaması ve ateşkes ihlallerinin sona ermesi, yol haritasının uygulanmasından önce gelmeli.
Bu nedenle taraflar aynı koşulu öne sürüyor: İsrail, Hamas’ın önce silahsızlanmasını; Hamas ise İsrail’in önce ateşkes taahhütlerine uymasını istiyor. Müzakerelerin kilitlendiği temel nokta bu karşılıklı “önce sen” yaklaşımı oldu.
Kushner’ın Netanyahu ile görüşmesinden sonraki gün, Gazze Şehri’nin balıkçı limanı yakınındaki “Sweet and Bitter” adlı sahil kafesi ve çevresine İsrail hava saldırısı düzenlendi. Yerinden edilmiş Filistinlilerin sığındığı bölgede gerçekleşen saldırıda Filistinli sağlık yetkililerine göre en az altı kişi, aralarında bir çocuğun da bulunduğu şekilde hayatını kaybetti; 14 kişi yaralandı.
İsrail ordusu, saldırıda sivil alanın kendisini değil, bölgede bulunduğunu söylediği Hamas komutanlarını hedef aldığını açıkladı. Saldırının diplomatik görüşmelerin hemen ardından gerçekleşmesi, ateşkesin sahadaki kırılganlığını ve planın uygulanması önündeki güven sorununun boyutunu yeniden gündeme taşıdı.
Gazze’de saldırılar ve yerinden edilme sürerken, Filistinliler açısından diplomatik süreç ile günlük güvenlik ve insani koşullar arasında belirgin bir kopukluk oluştu. Görüşmelerde çalışma grupları gibi teknik adımlar konuşulsa da sahadaki şiddet, ateşkesin uygulanabilirliği konusunda güveni zayıflatıyor.
Analistler ayrıca Netanyahu’nun 27 Ekim’de yapılması planlanan seçimlerden önce siyasi açıdan maliyetli bir taviz vermek için sınırlı teşvike sahip olduğunu değerlendiriyor. Bu nedenle tarafların temel taleplerini koruduğu mevcut tabloda, yakın zamanda kapsamlı bir anlaşmaya varılması olası görünmüyor.