Rusya’nın Londra Büyükelçiliği, İngiltere’yi Rusya topraklarındaki hedeflere karşı kullanılan ekipmanı sağlayarak çatışmayı kasıtlı biçimde tırmandırmakla suçladı. Büyükelçilik, Londra’nın eylemlerinin “sonuçları” olacağını ve İngiltere’nin çatışmaya müdahil oldukça “daha yüksek bir bedel” ödeyeceğini söyledi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zakharova’nın da Moskova’nın tepkisinin bir parçası olduğu bildirildi. Açıklamaların ana mesajı siyasi ve caydırıcı nitelikteydi: Rusya, İngiliz askeri yardımını Rusya’ya yönelik saldırılara doğrudan katılım gibi göstermeye çalışırken, gelecekteki “sonuçların” ne anlama geleceğini özellikle belirsiz bıraktı.
Bu ayrım önemli. Mevcut materyal, Rusya’nın İngiltere’ye karşı belirli bir misilleme saldırısına onay verdiğini göstermiyor. Bazı yorumlarda gündeme getirilen İngiliz topraklarına doğrudan saldırı gibi daha uç senaryolar da Rusya’nın ilan edilmiş politikası olarak sunulamaz.
İngiltere, Rusya’nın uyarısının politikasını değiştirmeyeceği mesajını verdi. Başbakan Andy Burnham, Birleşik Krallık’ın Ukrayna’yı “yüzde 100” desteklemeye devam edeceğini söyledi.
Çalışma ve Emeklilik Bakanı Lilian Greenwood’a atfedilen ayrı ve belirli bir açıklama ise mevcut kaynaklarda yeterince doğrulanmıyor. Bu nedenle desteklenen en net sonuç şu: İngiliz hükümeti Kiev’e desteğini korurken, Moskova belirsiz “sonuçlar” tehdidini sürdürdü.
Diplomatik gerilim, Ukrayna’nın Rusya ve çevresindeki hedeflere yönelik büyük drone saldırılarının bildirildiği bir dönemde yaşandı. Saldırılarda Moskova yakınlarındaki sanayi ve lojistik altyapının da etkilendiği aktarıldı. Bir haberde, başkentin güneyindeki Wildberries lojistik merkezinin yaklaşık 600 dronun kullanıldığı bir saldırı sırasında hasar gördüğü belirtildi.
Daha geniş tartışmada geçen 822 drone veya Moskova yönüne gönderildiği ileri sürülen 637 drone gibi diğer rakamlar, mevcut kaynaklar tarafından tutarlı biçimde doğrulanmıyor. Bu nedenle bunlar kesinleşmiş toplamlar değil, haberlerde yer alan iddialar olarak değerlendirilmelidir. Daha net görünen tablo ise şu: Ukrayna, cephe hattının çok ötesindeki hedeflere uzun menzilli drone operasyonları düzenleme kapasitesini artırdı; Moskova da bu kapasiteyi Batı’nın askeri desteğiyle ilişkilendiriyor.
İngiltere, nisan ayında Ukrayna’ya en az 120.000 drone içeren bir paket açıkladı. Paket; uzun menzilli saldırı, istihbarat, keşif-gözetleme, lojistik ve denizcilik amaçlı sistemleri kapsıyordu.
Hükümet haziranda ise Ukrayna üretimi 150.000 drone ile 350’den fazla hava savunma füzesi ve radar içeren yeni bir destek paketi duyurdu. Extraordinary Revenue Acceleration (ERA) kredi mekanizması üzerinden finanse edilen paketin hükümet sayfasındaki başlıkta değeri 750 milyon sterlin olarak verilirken, metinde 752 milyon sterlin ifadesi kullanılıyor. Bu fark, resmi sayfadaki tutarsızlıktan kaynaklanıyor; dolayısıyla iki rakamdan biri kesinleşmiş alternatif bir toplam olarak sunulmamalı.
İngiltere’nin daha geniş destek bilgi notuna göre Londra, Rusya’nın tam kapsamlı işgalinden bu yana Ukrayna’ya 16 milyar sterlinlik askeri yardım taahhüt etti. Bu tutara G7 ERA kredisine yapılan 2,26 milyar sterlinlik İngiliz katkısı da dahil.
Rusya, aktarılan açıklamalarda bu ifadenin kapsamını kamuoyuna açık biçimde tanımlamadı. Bu nedenle olası seçenekler diplomatik baskı ve bilgi operasyonlarından siber faaliyetlere, sabotajdan denizaşırı İngiliz çıkarlarına yönelik baskıya kadar uzanabilir. Ancak mevcut kaynaklar, bu seçeneklerden herhangi birinin drone haberlerine yanıt olarak emredildiğini doğrulamıyor.
Birleşik Krallık’a doğrudan saldırı, diplomatik bir uyarıdan veya yurt dışındaki İngiliz bağlantılı çıkarlara yönelik eylemlerden çok daha ciddi bir gelişme olurdu. Böyle bir senaryo, İngiltere’nin NATO müttefiklerini de içine çekebilecek daha geniş bir çatışma riski yaratırdı. Şu aşamada kanıtların desteklediği daha dar değerlendirme şu: Moskova bilinçli olarak muğlak bir tehdit yöneltti, Londra ise bu tehdidin politikasını değiştirmediğini kamuoyuna gösterdi.
İlk aşamada yaşanan, doğrulanmış bir Rus askeri misillemesinden çok söylem düzeyinde bir tırmanış oldu. İngiliz yapımı dronların Ukrayna’nın Rusya’nın derinliklerine yönelik saldırı kampanyasında kullanıldığına ilişkin haberler, Moskova’nın Londra’yı çatışmaya daha doğrudan dahil olmakla suçlamasına yol açtı. Rusya, İngiltere’nin “daha yüksek bir bedel” ödeyeceğini söylerken bunun ne anlama geldiğini açıklamadı. İngiltere ise drone ve diğer askeri yardımlarını artırdığı sırada Ukrayna’ya desteğini sürdüreceğini vurguladı.