Bu kategori eğitim hizmetlerinin yanı sıra sosyal, aile destek ve yaşlı bakım faaliyetlerini de kapsayabildiği için sonuç, bu alanlarda faaliyet gösteren işletmelerin finansal baskıyla karşı karşıya olduğunu düşündürüyor. Ancak söz konusu oran, yalnızca sektör genelindeki çeyreklik değişimi ifade ediyor; her hizmet sağlayıcının zarar ettiği, kapanacağı ya da hizmet kalitesinin düştüğü anlamına gelmiyor.
Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) ikinci çeyrek araştırması, şirketlerin genel finansman koşullarının daha da sıkılaştığını ortaya koydu. Baskı özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerde yoğunlaştı; artan borçlanma maliyetleri ve finansmana sınırlı erişim şirketlerin hareket alanını daralttı.
Avro bölgesindeki bankalar da şirketlere verilen krediler ve kredi limitleri için kredi standartlarında ılımlı fakat net bir sıkılaşma bildirdi. Sıkılaştırma yönünde görüş bildiren bankaların net oranı yüzde 7 oldu.
Daha yüksek faizler, sınırlı kredi erişimi ve zayıflayan nakit akışı, iflas riskini artırabilecek kanallar olarak öne çıkıyor. Bununla birlikte Eurostat’ın işletme kayıtları ve iflas verileri tek başına bu finansman koşullarının iflaslardaki artışın doğrudan nedeni olduğunu kanıtlamıyor. Veriler, iki gelişmenin aynı dönemde yaşandığını gösteriyor; nedensellik için daha kapsamlı şirket ve sektör analizleri gerekiyor.
Sunulan kaynaklarda, iflaslarda veya yeni işletme kayıtlarında çeyrekten çeyreğe en büyük artış ve düşüşü yaşayan ülkelerin isimleri ile oranları yer almıyor. Bu nedenle ülke bazında güvenilir bir sıralama yapmak mümkün değil.
Genel görünüm ise net: AB’de yeni işletme kurma ivmesi zayıflarken mevcut işletmelerin iflas baskısı artıyor. Ekonomideki sınırlı büyüme, özellikle maliyetleri yüksek, finansmana erişimi kısıtlı ve artan giderleri müşterilerine veya kamu finansmanına yansıtma kapasitesi düşük işletmeler için henüz yeterli bir rahatlama sağlamış görünmüyor.