Zelenskiy’nin argümanı basit: Kapatılmamış her tedarik rotası, Rusya’nın saldırılarını sürdürme kapasitesine katkı sağlayabilir. Bu nedenle ortaklarından yalnızca Rus savunma şirketlerini değil, füze üretimine yardım eden, fırlatma sistemleri sağlayan veya gerekli bileşenleri temin eden kişi ve kuruluşları da hedef almalarını istedi.
Yaptırım açıklarının kapatılması, mevcut kısıtlamaların aşılmasını zorlaştırmak anlamına geliyor. Bunun pratikteki karşılığı; satın alma ağlarının izlenmesi, yeniden ihracatın sınırlandırılması ve Rus üreticilerle yabancı teknoloji arasındaki bağlantıyı sürdüren şirket ya da aracıların belirlenmesi.
Bununla birlikte mevcut haberler, Rus silahlarında bulunan her bileşenin ilk üreticisi tarafından askeri amaçla kullanılacağını bilerek satıldığını göstermiyor. Sorun, çoğu durumda üretici ile Rusya’daki nihai kullanıcı arasındaki aracı ağlarda ve tedarik zincirlerinde ortaya çıkıyor.
Zelenskiy, Ukrayna’nın istihbarat birimleri, Dışişleri Bakanlığı ve özel servisleriyle koordinasyon sağladığını söyledi. Bu çalışmanın iki temel amacı bulunuyor: Kyiv’in hangi ortaklarından ne zaman yeni yaptırım kararları beklediğini belirlemek ve Rusya’nın aktif askeri kapasitesini azaltabilecek en etkili baskı noktalarını tespit etmek.
Bu açıklama, yaptırım listelerine gelişigüzel isimler eklenmesinden çok hedefli bir yaklaşım benimsendiğine işaret ediyor. Ukrayna, tedarik rotaları ve öncelikli şirketler hakkında istihbarat topluyor; ardından bu ağları kesme kapasitesine sahip ortaklarına öneriler iletiyor. Zelenskiy ayrıca Rusya’nın askeri-sanayi kompleksi içindeki belirli sektör ve şirketlere odaklanacak özel bir yaptırım operasyonu için hazırlık yapılmasını istemişti.
Mevcut haberlerde ortaklar bazında kamuoyuna açıklanmış kesin bir yaptırım takvimi bulunmuyor. Dolayısıyla Zelenskiy’nin sözünü ettiği koordinasyon, tüm yeni önlemlerin onaylandığı anlamına gelmiyor; istihbarat, diplomasi ve uygulama önceliklerini aynı çizgide buluşturma çabası anlamına geliyor.
Zelenskiy’nin açıklaması, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın sonbaharda Rusya’ya yönelik kapsamlı bir yaptırım genişlemesi planladığını söylemesinden kısa süre sonra geldi. Kallas, planın tam olarak kabul edilmesi hâlinde yaptırım uygulanan Rus kişi, şirket ve kuruluşların toplam sayısının yaklaşık üçte bir oranında artacağını belirtti.
Reuters’a konuşan AB diplomatik kaynakları, Avrupa Dış Eylem Servisi’nin çoğunlukla Rusya’nın askeri-sanayi kompleksiyle bağlantılı yaklaşık 1.600 kişi ve kuruluşu önermesinin beklendiğini aktardı. Bu sayı nihai listeyi değil, önerilmesi beklenen paketin kapsamını ifade ediyor. Kallas, tüm isimleri veya kesin takvimi kamuoyuna açıklamadı.
Önerilen genişleme, AB’nin temmuz ayında kabul ettiği önlemlerin üzerine gelecek. Birliğin 21. yaptırım paketi 218 yeni listeleme içeriyordu: 48 kişi ve 170 kuruluş. Listelenen kişi ve kuruluşlara varlık dondurma ile fon veya ekonomik kaynak sağlama yasağı uygulanırken, kişiler ayrıca seyahat yasağıyla karşı karşıya kaldı.
Temmuz paketinde Rusya’nın finansal sisteminin bazı bölümleri, bankalar ve kripto para ağları da hedef alındı.
Son gelişmeler, yaptırım açıklamakla yaptırımı etkili hâle getirmek arasındaki farkı ortaya koyuyor. Yeni listelemeler hukuki ve mali baskıyı artırabilir; ancak Rusya’nın yabancı üretimi bileşenlere erişmeye devam etmesi, sınır ötesi uygulamanın ve aracı ağlarının izlenmesinin neden kritik olduğunu gösteriyor.
Zelenskiy, G7 ve AB ortaklarından yaptırım politikasını füze ve silah üretimini ayakta tutan fiziksel tedarik zincirleriyle birleştirmelerini istiyor. AB’nin planlanan sonbahar paketi hedef alınan kuruluşların sayısını artırabilirken, Kyiv’in istihbarata dayalı koordinasyon çalışması daha geniş kısıtlamaların hangi rotalara ve aktörlere ulaşması gerektiğini belirlemeyi amaçlıyor.