Bu zayıflık, ikinci çeyrek büyümesinin yüzde 4,3’e düşmesinin hemen ardından görüldü. Söz konusu oran, Çin ekonomisinin üç yılı aşkın sürenin en yavaş çeyreklik dönemlerinden birini yaşadığını ve hükümetin 2026 için belirlediği yüzde 4,5–5 büyüme hedefinin baskı altında olduğunu gösterdi.
Dolayısıyla Pekin’in karşı karşıya olduğu sorun yalnızca fabrikaların üretim kapasitesi değil. Hanehalklarının temkinli harcama yapması, emlak sektöründeki gerileme ve yatırım iştahındaki düşüş, ekonominin iç dinamiklerini zayıflatıyor.
Li, mevcut politikaların etkisinin artırılması ve “zamanında, pratik ve etkili” ilave tedbirlerin hazırlanması çağrısında bulundu. Ayrıca yıllık ekonomik ve sosyal hedeflere ulaşma çabasının sürdürülmesini istedi.
Çin Başbakanı’nın vurguladığı başlıca başlıklar şunlar oldu:
Mevcut kaynaklar, Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC) tarafından açıklanmış ayrıntılı ve yeni bir teşvik paketini doğrulamıyor. Bu nedenle Li’nin açıklamaları, belirli bir paket duyurusundan çok, talep tarafında daha güçlü ve karşı döngüsel bir politika ayarlamasının genel yönünü ortaya koyuyor.
Çin’in ihracatı temmuzda dolar bazında yıllık yüzde 23,9 arttı. Küresel yapay zekâ altyapısı yatırımları ve yüksek teknoloji ürünlerine yönelik talep, ihracat artışının önemli destekçileri arasında yer aldı.
Yapay zekâ yatırımlarındaki küresel artış, Çinli üreticiler için iç talepteki zayıflığı kısmen telafi eden bir tampon işlevi görüyor. Otomobil ihracatı da haziranda aylık bazda ilk kez 1 milyon aracın üzerine çıktı.
Ancak bu destek aynı zamanda ekonominin dış pazarlara daha fazla bağımlı hale geldiğine işaret ediyor. ABD’nin olası gümrük vergileri öncesinde bazı şirketlerin sevkiyatları öne çektiği bildirildi; bu da ihracat performansının bir bölümünün geçici ticaret etkilerinden beslenmiş olabileceğini gösteriyor.
Zayıf iç talep: Perakende satışlardaki düşük artış, tüketicilerin harcamalarda temkinli kaldığını gösteriyor. Üretim ve ihracat güçlü olsa bile tüketimdeki durgunluk büyümeyi kırılgan hale getiriyor.
Emlak ve inşaat krizi: Emlak sektöründeki gerileme konut bağlantılı yatırımları, yerel yönetim gelirlerini, hanehalkı güvenini ve inşaat talebini baskılıyor. İleri teknoloji imalatına yönelmek, emlak sektörünün ekonomideki eski ağırlığını kısa sürede telafi edemeyebilir.
Yatırım dengesizliği: Yüksek teknoloji kapasitesinin artırılması verimliliği yükseltebilir. Ancak tüketim aynı ölçüde güçlenmezse bu durum kapasite fazlası ve deflasyon baskılarını da artırabilir.
İhracata bağımlılık: Yapay zekâ bağlantılı ihracat büyümeyi destekliyor; fakat küresel talepteki zayıflama, ticaret gerilimleri ve dış pazarlara erişimdeki sorunlar Çin ekonomisini daha savunmasız bırakabilir.
Ticaret ve jeopolitik şoklar: Olası ABD tarifeleri, daha geniş ticaret anlaşmazlıkları ve Orta Doğu kaynaklı enerji fiyatı ya da taşımacılık kesintileri dış talebi zayıflatabilir veya işletmelerin maliyetlerini artırabilir.
Çin yönetimi, yıllık büyüme hedefini destekleyecek kadar güçlü adım atmak zorunda; ancak bunu yeniden borç ağırlıklı ve emlak merkezli bir teşvik modeline dönmeden yapmaya çalışıyor. Bu nedenle politika değişiminin, geçmişteki büyük ölçekli kurtarma paketlerine kıyasla daha kademeli ve daha karmaşık olması bekleniyor.
Li Çiang’ın açıklamaları, Pekin’in önceliği yalnızca üretimi artırmak yerine iç talebi güçlendirmeye kaydırdığını gösteriyor. Fakat emlak sektöründeki yapısal sorunlar, temkinli tüketici davranışı ve dış pazarlara duyulan ihtiyaç devam ettiği sürece, bu dönüşümün kısa vadede sonuç vermesi kolay görünmüyor.