Erdoğan, Donald Trump’ın Türkiye’nin F 35 programına dönmesine izin verme sözü verdiğini ve Ankara’nın bu sözün yerine getirilmesini beklediğini söyledi; ancak ortada henüz kesinleşmiş bir anlaşma yok. Trump, Temmuz 2026’daki NATO Zirvesi’nde Türkiye’ye yönelik yaptırımların kaldırılacağını ve olası bir F 35 satışın...
Research answer

Create a landscape editorial hero image for this Studio Global article: What did Turkish President Recep Tayyip Erdogan say about U.S. President Donald Trump’s promise to allow Turkey to rejoin the F-35 fighter j. Article summary: Erdogan said Trump had personally promised that Turkey could return to the F-35 program and that Ankara expected him to honor that commitment. But this remains a political assurance, not a completed or legally executable. Topic tags: general, news, general web, government. Style: premium digital editorial illustration, source-backed research mood, clean composition, high detail, modern web publication hero. Use reference image context only for broad subject, composition, and topical grounding; do not copy the exact image. Avoid: logos, brand marks, copyrighted characters, real person likenesses, fake screenshots, UI text, readable text, watermarks, charts with
Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Türkiye’nin F-35 savaş uçağı programına dönmesi konusunda kendisine kişisel olarak söz verdiğini söyledi. Ankara, bu sözün yerine getirilmesini bekliyor. Ancak bu açıklama, tamamlanmış ve uygulanabilir bir anlaşmadan çok siyasi bir taahhüde işaret ediyor. Türkiye’nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemine sahip olması, F-35 transferinin önündeki temel engel olmayı sürdürüyor; ABD yasaları bu koşullar altında uçakların Türkiye’ye gönderilmesini yasaklıyor.
Erdoğan, F-35 meselesini Trump’la doğrudan görüştüğünü ve Türkiye’nin programa dönüşü konusunda bir söz aldığını belirtti. Cumhurbaşkanı, ABD başkanının bu taahhüdü yerine getirmesini beklediğini söyledi.
Bu anlatım, Trump’ın kamuoyuna yaptığı açıklamalardan daha kesin bir tablo çiziyor. Trump, NATO Zirvesi sırasında Türkiye’ye yönelik yaptırımların kaldırılacağını ve Ankara’ya olası bir F-35 satışına ilişkin karar verileceğini söyledi. Türkiye’nin programa erişiminin yeniden sağlanmasını ise kesinleşmiş bir karar olarak değil, yönetimin değerlendireceği bir seçenek olarak ifade etti.
Trump daha sonra Dışişleri ve Hazine bakanlıklarının 2020’de uygulanan yaptırımların kaldırılması üzerinde çalıştığını belirtti. Ancak yaptırımların kaldırılması ile Türkiye’nin F-35 almaya hukuken uygun hâle gelmesi iki ayrı konu. Yaptırım kararının kaldırılması, uçak transferini yasaklayan ayrı yasal hükmü kendiliğinden ortadan kaldırmıyor.
Anlaşmazlığın merkezinde Türkiye’nin 2019’da Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alması bulunuyor. Washington, Rus sisteminin F-35’lerle aynı ortamda işletilmesinin güvenlik ve birlikte çalışabilirlik açısından risk oluşturacağını savundu. Özellikle F-35’in hassas teknik bilgilerinin korunması konusunda endişeler dile getirildi.
S-400 alımı, Türkiye’nin F-35 programından çıkarılmasına ve ABD’nin Rusya’nın savunma sektörüyle yapılan önemli işlemlere karşı yaptırım öngören CAATSA kapsamında Ankara’ya yaptırım uygulamasına yol açtı.
Türkiye, F-35 programında ortak ülkelerden biriydi ve en az 100 uçak satın almayı planlıyordu. Programdan çıkarılmadan önce yaklaşık 1,4 milyar dolar yatırım yaptığı bildirildi.
ABD’nin 2020 mali yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası’nın 1245. maddesi, F-35 uçaklarının Türkiye’ye transfer edilmesini yasaklıyor. Yürütme organı bu yasağı ancak Türkiye’nin S-400 sistemine veya ilgili ekipmanlara artık sahip olmadığını, sistemi yeniden almayacağına dair güvenilir güvence verdiğini ve F-35’in kabiliyetleriyle ilgili riski artıracak başka bir Rus savunma ekipmanı edinmediğini belgeledikten sonra kaldırabilir. Bu feragat süreci de belgelendirmenin ardından 90 günlük bir bekleme süresi öngörüyor.
Dolayısıyla yalnızca başkanlık düzeyinde yapılacak bir açıklama, F-35 satışını tamamlamaya yetmiyor. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Kongre’ye gönderdiği temmuz tarihli mektupta da Türkiye’nin F-35 uçaklarını alabilmek için gerekli yasal koşulları henüz karşılamadığı belirtildi.
Kongre de sürecin önemli bir diğer ayağı. ABD’li milletvekilleri Türkiye’ye olası bir F-35 satışına güçlü itirazlar dile getirdi. Yasal çerçeve, yaptırımların kaldırılmasının Türkiye’nin otomatik olarak programa döndüğü anlamına gelmesini engelliyor.
Belirleyici soru, Türkiye’nin S-400 sistemine gerçekten sahip olmaktan vazgeçip geçmediği. Füzelerin kullanılmaması, depoda tutulması veya aktif biçimde işletilmemesi tek başına yeterli görünmüyor. ABD yasası, sistemin ve ilgili ekipmanın Türkiye’nin mülkiyetinde bulunmamasını; ayrıca Ankara’nın sistemi yeniden edinmeyeceğine dair güvence vermesini şart koşuyor.
Kamuoyuna yansıyan haberlerde sistemlerin başka bir ülkeye devredilmesi ya da farklı bir yöntemle elden çıkarılması ihtimalleri tartışıldı. Ancak mevcut kaynaklar, yasal koşulları karşıladığı resmen doğrulanmış nihai bir düzenleme ortaya koymuyor. Ağustos ayında yayımlanan bir haber de S-400 şartı çözülemediği için F-35 alımının tıkanmış durumda olduğunu bildirdi.
Ankara’nın S-400 statüsünü netleştirmesi ve ABD makamlarının gerekli belgeleri sunması gerçekleşmeden, Trump’ın sözü F-35 transferini mümkün kılan kesin bir karar değil, müzakerelerin önünü açan siyasi bir girişim olarak kalıyor.
F-35 anlaşmazlığı, Erdoğan’ın Türkiye’yi hem NATO üyesi hem de bağımsız bir bölgesel güvenlik aktörü olarak konumlandırma çabalarıyla aynı dönemde yaşanıyor. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan, ağustos ayında Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladı. Anlaşmaya göre taraflardan birine yönelik silahlı saldırı, üç ülkenin tamamına yapılmış saldırı olarak değerlendirilecek.
Türk yetkililer anlaşmanın savunma amaçlı olduğunu ve İran’a ya da belirli başka bir ülkeye karşı yönelmediğini söyledi. Erdoğan, çerçevenin yeni bölgesel katılımcılara açık olduğunu ve vizyonun yalnızca üç imzacı ülkeyle sınırlı kalmadığını belirtti. Mısır, haberlerde olası diplomatik temas noktalarından biri olarak gündeme geldi; ancak mevcut kaynaklarda doğrulanmış bir üye olarak yer almıyor.
Eldeki bilgiler, Erdoğan’ın bölgesel güvenlik iş birliği ve bölge ülkelerinin daha fazla sorumluluk üstlenmesi vurgusunu destekliyor. Buna karşılık, Suriye ziyareti, Suriye’ye yönelik yeni destek düzenlemeleri veya Gazze’nin yeniden imarı için tanımlanmış bir paket konusunda kaynaklarda doğrulanmış yeni taahhütler bulunmuyor. Bu başlıklar, belgelenmiş F-35 ve Mekke anlaşması gelişmelerinden ayrı değerlendirilmelidir.
Erdoğan, Trump’ın Türkiye’ye F-35 programına dönüş yolu için söz verdiğini söylüyor. Trump ise yaptırımların kaldırılacağını açıkladı ve olası bir F-35 satışının değerlendirileceğini belirtti. Ancak Türkiye’nin önündeki en önemli engel hâlâ aşılmış değil: ABD yasaları, Ankara’nın S-400 sistemine artık sahip olmamasını şart koşuyor ve Dışişleri Bakanlığı yasal koşulların henüz karşılanmadığını bildiriyor.
Bu nedenle mevcut tablo, siyasi mesajlarla hukuki uygulanabilirlik arasında bir boşluk olduğunu gösteriyor. Türkiye’nin F-35’e dönüşü için S-400 meselesinin doğrulanabilir biçimde çözülmesi, yürütme organının gerekli belgeleri sunması ve satışın Kongre’nin denetiminden geçebilmesi gerekiyor. NATO Zirvesi’nde verilen bir söz, tek başına bu süreci tamamlamaya yetmiyor.
Studio Global AI
This page includes a source-backed answer you can continue inside Studio Global.
Erdoğan, Donald Trump’ın Türkiye’nin F 35 programına dönmesine izin verme sözü verdiğini ve Ankara’nın bu sözün yerine getirilmesini beklediğini söyledi; ancak ortada henüz kesinleşmiş bir anlaşma yok.
Erdoğan, Donald Trump’ın Türkiye’nin F 35 programına dönmesine izin verme sözü verdiğini ve Ankara’nın bu sözün yerine getirilmesini beklediğini söyledi; ancak ortada henüz kesinleşmiş bir anlaşma yok. Trump, Temmuz 2026’daki NATO Zirvesi’nde Türkiye’ye yönelik yaptırımların kaldırılacağını ve olası bir F 35 satışının değerlendirileceğini açıkladı; bu, tamamlanmış bir satış ya da otomatik dönüş kararı anlamına gelmi...
Türkiye, programdan çıkarılmadan önce yaklaşık 1,4 milyar dolar yatırım yapmış ve en az 100 uçak almayı planlamıştı.