Keppel’e göre IMDA’nın incelemeyi askıya alması, gerekli düzenleyici onayın sözleşmede belirlenen tarihe kadar alınamayacağı anlamına geliyordu. Şirket, anlaşmayı bir kez daha uzatmak yerine M1’in satışını kısa vadeli nakde çevirme planlarından çıkardı ve işletme için alternatif stratejisini uygulamaya koydu.
Son tamamlanma tarihi, IMDA’nın önerilen birleşmeyi değerlendirmeye devam edebilmesi için daha önce 21 Mayıs 2026’ya uzatılmıştı. Ancak düzenleyicinin incelemeyi durdurması, işlemin zamanında tamamlanması için net bir yol bırakmadı.
Ağustos 2025’te duyurulan işlem, M1’in telekomünikasyon faaliyetlerini kapsıyordu. Keppel ise M1’in bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) işini elinde tutmayı planlıyordu. İşlem, 1,43 milyar Singapur doları işletme değeri üzerinden tamamen nakit olarak yapılandırılmış; Keppel de şirketteki etkin yüzde 83,9’luk payı karşılığında yaklaşık 1 milyar Singapur doları nakit gelir beklemişti.
IMDA, önerilen birleşmeyi Singapur’un telekomünikasyon ve medya sektöründeki rekabet kuralları çerçevesinde inceliyordu. Bu süreçte kurum, Simba’nın mobil hizmet sunmak için kendisine tahsis edilmemiş bazı radyo frekansı bantlarını kullanmış olabileceğini öğrendi.
Bir operatörün, önceden izin almadan kendisine tahsis edilen bantların dışındaki spektrumu kullanması; haberlere göre 1999 tarihli Telekomünikasyon Yasası’na ve Simba’nın Tesis Tabanlı Operasyonlar lisansının koşullarına aykırı olabilir.
Konu yalnızca birleşme açısından değil, telekom pazarının işleyişi bakımından da önem taşıyor. Singapur Dijital Kalkınma ve Enformasyon Bakanlığı, mobil şebeke işletmecilerinin sadece kendilerine tahsis edilen spektrumu kullanması gerektiğini belirtiyor. Yetkisiz kullanım, diğer hizmetlerde parazite yol açabileceği gibi bir operatöre rakipleri karşısında haksız rekabet avantajı sağlayabilir.
Bu nedenle IMDA, soruşturma sonuçlarının birleşme değerlendirmesini etkileyebileceğini belirterek incelemeyi ikinci bir duyuruya kadar askıya aldı. Ancak bu karar, Simba’nın kuralları ihlal ettiğinin kesinleştiği anlamına gelmiyor; düzenleyici kurum soruşturmayı henüz tamamlamamıştı.
İddia edilen spektrum ihlali doğrulanırsa IMDA, uygun yaptırımları uygulayacağını açıkladı. Mevcut hukuki çerçevede olası yaptırımlar arasında 1 milyon Singapur dolarına kadar para cezası ile ilgili spektrum hakkının tamamının veya bir bölümünün askıya alınması ya da iptal edilmesi bulunuyor.
Bunlar o aşamada uygulanmış kesin cezalar değil, olası sonuçlardı. Mevcut kaynaklar soruşturmanın nihai bulgularını veya kesinleşmiş bir yaptırım kararını ortaya koymuyor.
Keppel, M1’in çoğunluk hissesini elinde tutarken şirketin operasyonel performansını artırmaya odaklanan bir “B Planı” başlattı. İlk aşamadaki 90 günlük programın amacı, müşteri deneyimini koruyarak M1’in faaliyetlerden elde edilen düzeltilmiş FAVÖK’ünü (run-rate EBITDA) iyileştirmek. Planın başlıca unsurları şöyle:
Keppel daha sonra 2028’e kadar yıllık S$70 milyon maliyet tasarrufu hedefi açıkladı. Şirket, şimdiye kadar devreye alınan önlemlerin başlangıçta yıllık S$4 milyon tasarruf sağlamasının beklendiğini, bu tutarın 2026 sonuna kadar yıllık S$10 milyona ulaşmasının hedeflendiğini bildirdi.
Keppel satış sürecini hemen yeniden başlatmadı. Şirketin açıkladığı yaklaşım, önce M1’in performansını iyileştirmek ve yaklaşık 12 ila 18 ay içinde potansiyel alıcılarla yeniden görüşmek.
Anlaşmanın başarısız olması, Singapur telekom pazarındaki olası birleşmelerin tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Keppel, gelecekte Simba’yı da içeren bir işlem ihtimalini dışlamadı. Ancak böyle bir girişim, mevcut anlaşmadan ayrı yeni bir işlem olur ve yeniden düzenleyici inceleme ile onay gerektirir.
Bu ayrım önemli: İlk sözleşme sona erdi. İleride yapılacak herhangi bir teklif ise spektrum soruşturmasının bulgularının yanı sıra rekabet ve kamu yararı açısından da yeniden değerlendirilecek.
Keppel, verimlilik programının iş kayıplarını önleyeceğine dair bir taahhütte bulunmadı. Şirketin “yeniden ölçeklendirme” ve otomasyon ifadelerini kullanması, iş gücü yapısının da maliyet azaltma planının bir parçası olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte mevcut kaynaklarda açıklanmış kesin bir işten çıkarma sayısı bulunmuyor.
Sendikalı çalışanlar açısından olası değişikliklerin ilgili toplu iş sözleşmesi ve istişare süreçleri kapsamında ele alınması gerekecek. Bu, belirli bir işten çıkarma planının varlığını göstermiyor; yalnızca böyle bir değişiklik önerilirse uygulanacak süreci tanımlıyor.
O dönemde M1’in yaklaşık 1.300 çalışanı ve yaklaşık 2 milyon mobil abonesi bulunuyordu. Bu ölçek, Keppel’in maliyetleri düşürürken hizmet kalitesini koruma hedefinin neden kritik olduğunu gösteriyor.
Simba–M1 anlaşması, sözleşmedeki son tarihe yalnızca birkaç gün kala başlayan düzenleyici soruşturma nedeniyle çöktü. IMDA’nın incelemeyi askıya almasının ardından Keppel, anlaşmayı yeniden uzatmak yerine süresinin dolmasına izin vermeyi daha uygulanabilir bir seçenek olarak gördü. Böylece M1 Keppel’in kontrolünde kaldı ve şirketin kısa vadeli önceliği satıştan operasyonel yeniden yapılanmaya kaydı.
Bundan sonraki kritik başlıklar; IMDA’nın spektrum soruşturmasının sonucu, M1’in verimlilik programının performansı ve şirketin iyileştirilmiş bir işletme olarak yeni alıcıları çekip çekemeyeceği olacak. Simba’yı içeren yeni bir birleşme teorik olarak hâlâ mümkün, ancak böyle bir işlem yeni ve kapsamlı bir düzenleyici incelemeyle karşı karşıya kalacak.
Keppel’e göre IMDA’nın incelemeyi askıya alması, gerekli düzenleyici onayın sözleşmede belirlenen tarihe kadar alınamayacağı anlamına geliyordu. Şirket, anlaşmayı bir kez daha uzatmak yerine M1’in satışını kısa vadeli nakde çevirme planlarından çıkardı ve işletme için alternatif stratejisini uygulamaya koydu.
Son tamamlanma tarihi, IMDA’nın önerilen birleşmeyi değerlendirmeye devam edebilmesi için daha önce 21 Mayıs 2026’ya uzatılmıştı. Ancak düzenleyicinin incelemeyi durdurması, işlemin zamanında tamamlanması için net bir yol bırakmadı.
Ağustos 2025’te duyurulan işlem, M1’in telekomünikasyon faaliyetlerini kapsıyordu. Keppel ise M1’in bilgi ve iletişim teknolojileri (ICT) işini elinde tutmayı planlıyordu. İşlem, 1,43 milyar Singapur doları işletme değeri üzerinden tamamen nakit olarak yapılandırılmış; Keppel de şirketteki etkin yüzde 83,9’luk payı karşılığında yaklaşık 1 milyar Singapur doları nakit gelir beklemişti.
IMDA, önerilen birleşmeyi Singapur’un telekomünikasyon ve medya sektöründeki rekabet kuralları çerçevesinde inceliyordu. Bu süreçte kurum, Simba’nın mobil hizmet sunmak için kendisine tahsis edilmemiş bazı radyo frekansı bantlarını kullanmış olabileceğini öğrendi.
Bir operatörün, önceden izin almadan kendisine tahsis edilen bantların dışındaki spektrumu kullanması; haberlere göre 1999 tarihli Telekomünikasyon Yasası’na ve Simba’nın Tesis Tabanlı Operasyonlar lisansının koşullarına aykırı olabilir.
Konu yalnızca birleşme açısından değil, telekom pazarının işleyişi bakımından da önem taşıyor. Singapur Dijital Kalkınma ve Enformasyon Bakanlığı, mobil şebeke işletmecilerinin sadece kendilerine tahsis edilen spektrumu kullanması gerektiğini belirtiyor. Yetkisiz kullanım, diğer hizmetlerde parazite yol açabileceği gibi bir operatöre rakipleri karşısında haksız rekabet avantajı sağlayabilir.
Bu nedenle IMDA, soruşturma sonuçlarının birleşme değerlendirmesini etkileyebileceğini belirterek incelemeyi ikinci bir duyuruya kadar askıya aldı. Ancak bu karar, Simba’nın kuralları ihlal ettiğinin kesinleştiği anlamına gelmiyor; düzenleyici kurum soruşturmayı henüz tamamlamamıştı.
İddia edilen spektrum ihlali doğrulanırsa IMDA, uygun yaptırımları uygulayacağını açıkladı. Mevcut hukuki çerçevede olası yaptırımlar arasında 1 milyon Singapur dolarına kadar para cezası ile ilgili spektrum hakkının tamamının veya bir bölümünün askıya alınması ya da iptal edilmesi bulunuyor.
Bunlar o aşamada uygulanmış kesin cezalar değil, olası sonuçlardı. Mevcut kaynaklar soruşturmanın nihai bulgularını veya kesinleşmiş bir yaptırım kararını ortaya koymuyor.
Keppel, M1’in çoğunluk hissesini elinde tutarken şirketin operasyonel performansını artırmaya odaklanan bir “B Planı” başlattı. İlk aşamadaki 90 günlük programın amacı, müşteri deneyimini koruyarak M1’in faaliyetlerden elde edilen düzeltilmiş FAVÖK’ünü (run-rate EBITDA) iyileştirmek. Planın başlıca unsurları şöyle:
Keppel daha sonra 2028’e kadar yıllık S$70 milyon maliyet tasarrufu hedefi açıkladı. Şirket, şimdiye kadar devreye alınan önlemlerin başlangıçta yıllık S$4 milyon tasarruf sağlamasının beklendiğini, bu tutarın 2026 sonuna kadar yıllık S$10 milyona ulaşmasının hedeflendiğini bildirdi.
Keppel satış sürecini hemen yeniden başlatmadı. Şirketin açıkladığı yaklaşım, önce M1’in performansını iyileştirmek ve yaklaşık 12 ila 18 ay içinde potansiyel alıcılarla yeniden görüşmek.
Anlaşmanın başarısız olması, Singapur telekom pazarındaki olası birleşmelerin tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Keppel, gelecekte Simba’yı da içeren bir işlem ihtimalini dışlamadı. Ancak böyle bir girişim, mevcut anlaşmadan ayrı yeni bir işlem olur ve yeniden düzenleyici inceleme ile onay gerektirir.
Bu ayrım önemli: İlk sözleşme sona erdi. İleride yapılacak herhangi bir teklif ise spektrum soruşturmasının bulgularının yanı sıra rekabet ve kamu yararı açısından da yeniden değerlendirilecek.
Keppel, verimlilik programının iş kayıplarını önleyeceğine dair bir taahhütte bulunmadı. Şirketin “yeniden ölçeklendirme” ve otomasyon ifadelerini kullanması, iş gücü yapısının da maliyet azaltma planının bir parçası olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte mevcut kaynaklarda açıklanmış kesin bir işten çıkarma sayısı bulunmuyor.
Sendikalı çalışanlar açısından olası değişikliklerin ilgili toplu iş sözleşmesi ve istişare süreçleri kapsamında ele alınması gerekecek. Bu, belirli bir işten çıkarma planının varlığını göstermiyor; yalnızca böyle bir değişiklik önerilirse uygulanacak süreci tanımlıyor.
O dönemde M1’in yaklaşık 1.300 çalışanı ve yaklaşık 2 milyon mobil abonesi bulunuyordu. Bu ölçek, Keppel’in maliyetleri düşürürken hizmet kalitesini koruma hedefinin neden kritik olduğunu gösteriyor.
Simba–M1 anlaşması, sözleşmedeki son tarihe yalnızca birkaç gün kala başlayan düzenleyici soruşturma nedeniyle çöktü. IMDA’nın incelemeyi askıya almasının ardından Keppel, anlaşmayı yeniden uzatmak yerine süresinin dolmasına izin vermeyi daha uygulanabilir bir seçenek olarak gördü. Böylece M1 Keppel’in kontrolünde kaldı ve şirketin kısa vadeli önceliği satıştan operasyonel yeniden yapılanmaya kaydı.
Bundan sonraki kritik başlıklar; IMDA’nın spektrum soruşturmasının sonucu, M1’in verimlilik programının performansı ve şirketin iyileştirilmiş bir işletme olarak yeni alıcıları çekip çekemeyeceği olacak. Simba’yı içeren yeni bir birleşme teorik olarak hâlâ mümkün, ancak böyle bir işlem yeni ve kapsamlı bir düzenleyici incelemeyle karşı karşıya kalacak.