Araştırma ekonomisti pozisyonu için ekonomi veya yakından ilişkili nicel bir alanda doktora, güçlü bir ampirik araştırma geçmişi ve Python gibi teknik araçlara hâkimiyet aranıyor. İlan edilen yıllık maaş aralığı 307.200–331.200 Singapur doları.
Anthropic’in hibrit çalışma politikasına göre çalışanların zamanlarının en az yüzde 25’ini şirket ofislerinden birinde geçirmesi bekleniyor. Bununla birlikte şirket, Singapur’daki ofisin kesin adresini, çalışan kapasitesini veya resmî açılış tarihini kamuoyuna açıklamış değil.
Singapur’da Anthropic PBC Asia Pacific adlı bir tüzel kişiliğin kurulmuş olması, şirketin ülkedeki faaliyetleri için yerel bir hukuki yapı oluşturduğuna işaret ediyor. Ancak bir şirketin tescil edilmesi, tek başına tam teşekküllü ve personelli bir ofisin açıldığı anlamına gelmez. Bu nedenle mevcut veriler, Singapur’da bölgesel bir yapılanmanın hazırlandığını gösteriyor; operasyonun ölçeği ve başlangıç tarihi konusunda ise kesinlik bulunmuyor.
San Francisco merkezli Anthropic’in Dublin, Londra, Zürih ve Tokyo gibi Avrupa ve Asya merkezlerinde uluslararası bir varlığı bulunuyor. Singapur’daki işe alımlar, şirketin bu ağına Güneydoğu Asya’da yeni bir merkez ekleme çabası olarak değerlendirilebilir.
Singapur’un devlet yatırım fonu GIC, Anthropic’in önemli yatırımcıları arasında yer alıyor. GIC ve Coatue, Şubat 2026’da şirketin 30 milyar dolarlık Seri G yatırım turuna liderlik etti. Bu tur, Anthropic’e yatırım sonrası 380 milyar dolarlık değerleme kazandırdı ve GIC’in daha önce katıldığı 13 milyar dolarlık Seri F turunun ardından geldi.
Anthropic daha sonra 65 milyar dolarlık Seri H yatırım turunu tamamladı. Tur sonrasında şirketin yatırım sonrası değerlemesi 965 milyar dolar olarak açıklandı; GIC de turun eş liderleri arasında yer aldı.
Bu finansal bağ, Singapur’u Anthropic açısından yalnızca yetenek havuzu veya bölgesel operasyon merkezi olarak değil, aynı zamanda şirketin en büyük yatırımcılarından biriyle ilişkilerin bulunduğu stratejik bir pazar olarak da öne çıkarıyor.
Anthropic, Claude Mythos Preview modelini genel kullanıma sunmadı. Şirket, modelin bazı siber güvenlik ve bilgisayar korsanlığı görevlerinde insan uzmanları geride bırakabildiğini; özellikle yazılım açıklarını tespit etme konusunda yüksek kapasite gösterdiğini belirtti.
Buradaki temel sorun, teknolojinin çift kullanımlı olması. Aynı model, savunma ekiplerinin açıkları daha hızlı bulup kapatmasına yardımcı olabilirken saldırganların da güvenlik zafiyetlerini daha büyük ölçekte keşfetmesini ve istismar etmesini kolaylaştırabilir.
Anthropic’in kontrollü erişim yaklaşımı Project Glasswing ile şekillendi. Seçili teknoloji şirketleri ve kritik yazılım altyapısından sorumlu kuruluşlar, Mythos’u savunma amaçlı taramalar yapmak ve açıkları gidermek için kullanabildi.
Bu yöntem, güçlü bir modeli doğrudan geniş kitlelere dağıtmak yerine güvenlik çalışmalarına yönlendirmeyi amaçlıyor. Ancak erişimin sınırlandırılması; kötüye kullanım, modelin sızdırılması veya ileri düzey siber kapasitenin az sayıda kurumda yoğunlaşması gibi riskleri tamamen ortadan kaldırmıyor. ABD yönetiminin de olası siber güvenlik etkileri nedeniyle bazı federal kurumlara Mythos erişimi sağlamayı değerlendirdiği bildirildi.
Anthropic ile ABD Savunma Bakanlığı arasındaki anlaşmazlık, şirketin savunma alanında çalışmayı bütünüyle reddetmesinden ibaret değildi. Tartışmanın merkezinde, Pentagon’un Anthropic teknolojisini koşulsuz biçimde kullanmak istemesi ve şirketin yüksek riskli kullanım alanlarında kendi politika kısıtlamalarını korumakta ısrar etmesi vardı. Bu kısıtlamalar özellikle otonom silahlar ve kitlesel gözetim konularında önem taşıyordu.
ABD yönetimi ve Pentagon, ulusal güvenlik bağlamında bu sınırlamaları kabul edilemez gördü. 27 Şubat 2026’da Başkan Donald Trump, federal kurumların Anthropic teknolojisini kullanmayı bırakmasını istedi. Savunma Bakanı Pete Hegseth de şirketi ulusal güvenlik açısından tedarik zinciri riski olarak tanımlama yönünde adım atacağını açıkladı.
Bu tartışma, yapay zekâ şirketlerinin ürünleri üzerindeki güvenlik sınırlarını ne ölçüde koruyabileceği sorusunu gündeme getiriyor. Anthropic’in yaklaşımı, yüksek riskli askerî kullanımlarda güvenlik kısıtlarının korunmasını savunuyor. Hükümet içindeki eleştirmenler ise ulusal güvenlik kurumlarının gerekli gördüğü bir teknolojinin kullanımını yüklenicinin sınırlamaması gerektiğini öne sürüyor. Mevcut tablo, basit bir satın alma veya teknik şartname anlaşmazlığından çok, yapay zekânın askerî kullanımına ilişkin gerçek bir politika çatışmasına işaret ediyor.