Bildirilen taslak, daha geniş bir yabancı temas ağını da kapsıyor. Bunlar arasında şunlar yer alıyor:
Tasarıya ilişkin haberlerde ayrıca şu faaliyetlere sınırlama getirilebileceği belirtiliyor:
Tasarının tam metni yayımlanmadığı için bu ayrıntılar, yürürlükteki bir yasanın kesin hükümleri değil, kamuoyuna yansıyan taslak maddeleri olarak değerlendirilmelidir.
Düşman kabul edilen medya kuruluşlarıyla röportaj yapmak veya bu kuruluşların tartışmalarına katılmak gibi bazı medya faaliyetleri için altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü bildiriliyor. Aynı ceza aralığının, gerekli onay alınmadan yabancı kurumlarla bilimsel iş birliği yapılması ve bazı fotoğraf veya video paylaşımları için de gündeme geldiği aktarılıyor.
Diğer olası yaptırımlar arasında mesleki kısıtlamalar, para cezaları ve mal varlığına yönelik tedbirler bulunuyor. Bu yaptırımların kapsamı ve nasıl uygulanacağı ise tasarının nihai metnine bağlı olacak.
Bazı haberlerde ciddi suçlamaların Devrim Mahkemeleri’nde görülebileceği ve 30 yıla kadar hapis cezası verilebileceği belirtiliyor. Ancak mevcut kaynaklar, bu azami cezanın hangi belirli suçlar için geçerli olduğunu açık biçimde ortaya koymuyor. Bu nedenle 30 yıl hapis ihtimali, bir röportajın veya sıradan bir akademik temasın otomatik cezası olarak okunmamalı.
Tasarı, temas kurulan yabancı medya kuruluşuna göre farklı risk seviyeleri yaratabilir. “Düşman” ilan edilen medya kuruluşlarıyla iletişim kurulması halinde doğrudan yasak öngörülürken, diğer yabancı medya kuruluşlarıyla yapılacak röportajlar için İstihbarat Bakanlığı’na bildirimde bulunulması veya onay alınması gerekebilir.
Böyle bir çerçeve; gazeteciler, araştırmacılar, analistler, uzmanlar ve haber kaynaklarını, uluslararası habercilikte veya kamusal tartışmalarda olağan sayılan faaliyetler nedeniyle ceza soruşturması riskiyle karşı karşıya bırakabilir. “Düşman” medyanın ve yabancı nüfuzun sınırlarını İran makamları belirleyeceği için düzenleme, kişilerin yabancı basınla konuşmadan önce kendilerini sınırlamasına da yol açabilir. Bu, bildirilen kısıtlamaların olası bir etkisidir; kesinleşmiş bir sonuç değildir.
Tasarı yalnızca gazeteciliği hedefleyen bir düzenleme olarak kalmayabilir. Yurt dışından burslar, konferans davetleri, araştırma ortaklıkları ve bilimsel iş birlikleri hükümet onayına ya da yetkilendirilmiş kabul edilen kurumlarla çalışma şartına bağlanabilir.
Haberlerde, izin alınmadan yabancı kuruluşlarla ekonomik faaliyet yürütülmesine ve temas kurulmasına yönelik sınırlamalardan da söz ediliyor. Bu hükümler nihai metinde bu biçimiyle yer alırsa üniversiteler, şirketler, kültür kuruluşları ve sivil toplum örgütleri açısından rutin uluslararası iş birlikleri hukuken daha belirsiz hale gelebilir.
Tasarı, yabancı istihbarat servislerinin, hükümetlerin ve kurumların İran’a “sızmasını” önleme gerekçesiyle hazırlanıyor. Bu nedenle kapsamı yalnızca klasik casusluk suçlarıyla sınırlı görünmüyor. Bildirilen taslak, yetkililerin yabancı aktörlerin etkisiyle şekillendiğini düşündüğü ilişkileri, bilgi paylaşımını ve önerileri inceleme ve cezalandırma imkânını genişletebilir.
Bazı kaynaklarda, yabancı istihbarat servislerinden etkilendiği ileri sürülen öneri veya faaliyetler için 30 yıla kadar hapis dahil ağır cezalar öngörüldüğü aktarılıyor. Fakat mevcut haberler, bu hükümlerin nasıl yorumlanacağını veya hangi olaylara uygulanacağını belirlemek için yeterli ayrıntıyı sunmuyor.
Devrim Mahkemeleri: Haberlerde, tasarı kapsamındaki bazı ciddi suçlamaların Devrim Mahkemeleri’nde görülebileceği belirtiliyor. Bu mahkemeler, bazı durumlarda 30 yıla kadar hapis cezası ihtimaliyle de ilişkilendiriliyor; ancak bu azami cezanın hangi suçlar için geçerli olduğu net değil.
Anayasayı Koruyucular Konseyi: Meclis oylaması, yasanın yürürlüğe girmesi için tek başına yeterli değil. Konsey, tasarıyı İran Anayasası ve İslami hukukla uyumu açısından inceleyebilir; metni onaylayabilir veya değişiklik yapılması için Meclis’e geri gönderebilir. Bu nedenle düzenlemenin nihai kapsamı ve cezaları hâlâ değişebilir.
Tasarı, 2025’te casusluk ve ABD, İsrail ile diğer “düşman” olarak tanımlanan unsurlarla iş birliği iddialarına yönelik cezaları artırmayı amaçlayan ayrı düzenlemelerin ardından gündeme geldi. Bu ayrı yasaya ilişkin haberlerde, bazı iş birliği biçimleri için ölüm cezası ihtimali de dahil olmak üzere ağır yaptırımlardan söz edilmişti.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde İran’da yaklaşımın yalnızca dar anlamda casusluk faaliyetlerine odaklanmadığı görülüyor. Bilgi aktarımı, yabancı medyaya röportaj verme, çevrim içi materyal paylaşımı, akademik bağlantılar, burslar ve yurt dışındaki kuruluşlarla iş birliği de ulusal güvenlik ve yabancı nüfuz kavramları çerçevesinde daha sıkı denetime tabi tutuluyor. Bununla birlikte “sızmayı önleme” tasarısı şu aşamada yalnızca bir teklif. Nihai hukuki etkisi, Meclis ve Anayasayı Koruyucular Konseyi tarafından kabul edilecek metne bağlı olacak.