Stokların düşük olması, herhangi bir tedarik kesintisinin etkisini büyütür. Avrupa’daki motorin stoklarının 2022’den bu yana en düşük seviyelere yaklaştığı, motorin rafinaj marjlarının ise rekor düzeylere çıktığı bildiriliyor. Depolarda daha az ürün bulunduğu için alıcılar şoku stoklardan karşılamak yerine, hemen teslim edilmesi gereken kargolar için daha yüksek fiyat teklif etmek zorunda kalıyor.
Bu nedenle yaşanan yükselişi yalnızca ham petrol fiyatlarıyla açıklamak mümkün değil. Ham petrol fiyatı dengelense bile rafineri kapasitesi, nakliye rotaları ve ürün stokları kısıtlı kaldığı sürece motorin pahalı olabilir. Piyasanın verdiği fiyat sinyali, ham madde kadar nihai yakıt piyasasındaki sıkışıklığı da yansıtıyor.
Güney Afrika’daki akaryakıt fiyatları uluslararası ürün fiyatları, navlun ve diğer ithalat-paritesi maliyetlerinin yanı sıra kur hareketlerinden de etkileniyor. Küresel motorin fiyatları yükseldiğinde bu maliyetler ülkenin aylık akaryakıt fiyatı hesaplamalarına yansıyabiliyor.
Güney Afrika’daki haber ve piyasa hesaplamalarına göre toptan motorin fiyatında litre başına yaklaşık 2,73 ila 2,89 randlık artış öngörülüyor. Mevcut telafi edilmemiş maliyet farkları devam ederse fiyatın yaklaşık 29,79 randa ulaşabileceği tahmin ediliyor.
Bununla birlikte 30 rand seviyesi, ülke genelinde kesinleşmiş bir pompa fiyatı değil, bir projeksiyon olarak görülmeli. Nihai tutar motorinin kükürt sınıfına, bölgeye ve resmi fiyat düzenlemesine göre değişebilir. Güney Afrika’nın ithal yakıta bağımlılığı da ülkeyi uluslararası rafine ürün arzındaki kesintilere karşı daha hassas hale getiriyor.
Motorin; kamyonlar, tarım makineleri, maden araçları, inşaat ekipmanları ve sanayi makineleri için doğrudan kullanılan bir yakıt. Fiyatındaki kalıcı artış bu nedenle malların taşınması ve gıdanın üretilmesi maliyetini kısa sürede yükseltebilir. Rafineri arızaları ve yakıt lojistiğindeki aksamalar, kullanıcıların hem ürünün kendisi için daha fazla ödeme yapmasına hem de sınırlı arz için rekabet etmesine yol açarak bu geçişkenliği güçlendirir.
Ham petrol fiyatındaki bir şok ise her ülkede ve her yakıt türünde aynı sonucu doğurmaz. Ham petrolün önce rafine edilerek ürünlere dönüştürülmesi gerekir; nihai fiyatlar rafineri kapasitesi, stoklar, nakliye ve bölgesel talebe göre şekillenir. Mevcut tablo, rafine ürünlerdeki bir arz açığının, ham petrol fiyatları tek başına durumu bütünüyle açıklamasa bile, ekonomide geniş kapsamlı bir şoka dönüşebileceğini gösteriyor.
Motorin fiyatlarının normale dönmesi için piyasadaki birkaç baskının aynı anda azalması gerekiyor. Bölgesel deniz taşımacılığının daha güvenli ve düzenli hale gelmesi, hasar gören rafinerilerin yeniden çalışması, önemli ihracat kısıtlamalarının sona ermesi veya alternatif arzın stokları yeniden oluşturacak düzeye ulaşması gerekiyor. Mevcut stokların piyasaya sürülmesi geçici bir rahatlama sağlayabilir; ancak stokların düşük olması piyasayı yeni bir kesintiye karşı kırılgan bırakıyor.
Tablonun ana mesajı açık: Ekonominin ihtiyacı yalnızca ham petrol değil, kullanılabilir nihai yakıt. Avrupa’da motorinin jet yakıtını geride bırakması ve Güney Afrika’da fiyatların 30 randa yaklaşması, deniz taşımacılığı, rafinaj ve stoklardaki aksaklıkların işletmelere ve tüketicilere ne kadar hızlı ulaşabildiğini ortaya koyuyor.