Ju'aymah'daki bu temkinli adıma karşın, Kızıldeniz'deki durum tam bir 'görünmezlik' operasyonuna dönüşmüş durumda. Husilerin 21 Temmuz 2026'da Suudi limanlarına yönelik resmi bir deniz ablukası ilan etmesinin ardından, stratejik Yanbu limanındaki tüm ham petrol yüklemeleri güvenlik gerekçesiyle AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) sinyalleri kapatılarak gerçekleştiriliyor
. Bu durum, gemileri standart deniz takip sistemlerinde görünmez hale getiriyor. 3 Ağustos'a ait uydu görüntüleri, Yanbu'da abluka sonrasının en yoğun gününde beş VLCC'nin aynı anda bağlı olduğunu ancak hiçbirinin AIS sinyali göndermediğini ortaya koyuyor
. 26 Temmuz itibarıyla 11 'karanlık' tankerin rıhtımda, üçünün ise bekleme alanında olduğu tespit edildi
.
Bu 'karanlık' operasyonlar, küresel petrol piyasasının arzı takip etme kabiliyetini ciddi şekilde baltalıyor. Üç büyük takip firmasının aynı dönem için verdiği Yanbu yükleme tahminleri arasındaki uçurum, durumun vahametini gözler önüne seriyor:
| Veri Kaynağı | Yanbu Tahmini (3 Ağustos Haftası) | Önceki Haftaya Göre Değişim |
|---|---|---|
| Vortexa | 2.38 milyon varil/gün | 2.71 milyon varil/günden düşüş |
| Kpler | 1.78 milyon varil/gün | 4.04 milyon varil/günden keskin düşüş |
| AXSMarine | Önemli düşüş | Görünür yüklemeler en az %30 azaldı |
Reuters'ın da belirttiği gibi, IEA, OPEC ve tüccarlar tarafından kullanılan bu tahminlerdeki büyük farklılıklar, 'karanlık' tanker operasyonlarının küresel petrol arz verilerinde nasıl ciddi 'kör noktalar' yarattığının açık bir göstergesi .
Bu kriz, Suudi Arabistan'ı var olan altyapısını sonuna kadar kullanmaya itti. Mart 2026'da İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının ardından Suudi Arabistan, Doğu-Batı Boru Hattı (Petroline) ile petrol akışını Kızıldeniz'deki Yanbu'ya yönlendirdi ve 28 Mart'ta hattı 7 milyon varil/günlük maksimum kapasitesine ulaştırdı . Bu sayede Yanbu'dan yapılan sevkiyatlar Şubat ayındaki günlük 1.4 milyon varilden Mart sonunda 4.6 milyon varile fırladı
. Haziran ayına gelindiğinde Suudi deniz yoluyla ham petrol ihracatının %92'si sadece Yanbu üzerinden yapılıyordu
. Ancak Husi ablukası bu hayati hattı da tehdit edince Riyad, hattın kapasitesini 2 milyon varil/gün daha artırmayı
ve Mısır'daki Sumed boru hattı ile Süveyş Kanalı üzerinden alternatif rotaları kullanmayı değerlendirmeye başladı
.
Tüm bu veriler, Suudi Arabistan'ın ciddi bir stratejik sınav verdiğini gösteriyor. Riyad, riskli bir denge oyunu oynuyor: Bir yandan Hürmüz Boğazı'nı yeniden kullanıp kullanamayacağını test ederken , diğer yandan Husi tehdidine rağmen Yanbu üzerinden ihracatı 'karanlık' operasyonlarla sürdürmeye ve yeni rotalar (Süveyş, Sumed) geliştirmeye çalışıyor
. Bu stratejik 'çeşitlendirme' veya 'hedging' operasyonu, küresel petrol piyasasında arzın ne kadar güvenilir olduğu sorusunu gündeme getirirken, takip şirketleri arasındaki büyük veri uçurumu da piyasalardaki belirsizliği derinleştiriyor.
Özetle, Suudi Arabistan, Basra Körfezi'ndeki İran tehdidi ile Kızıldeniz'deki Husi ablukası arasında sıkışmış durumda. Yanbu'da 'karanlık' operasyonlara geçilmesi, küresel petrol akışının izlenebilirliğini ciddi şekilde zayıflatırken, ülkenin ihracat hacmi ve gelecekteki rotaları konusunda büyük bir belirsizlik yaratıyor.