İsrail şu an için ABD-İran çatışmasında kenarda kalmayı sürdürse de, olası bir tırmanışa karşı kuvvetlerini yüksek alarm durumunda tutuyor. İsrailli yetkililerin, ABD diplomasisinin bir çıkmaz sokak olduğu sonucuna vardıkları ve bağımsız hareket etmeye hazırlandıkları belirtiliyor . Israel'in Channel 13 kanalına göre ordu, Washington geri adım atsa bile İran'a karşı bağımsız operasyon seçeneğini canlı tutarak hazırlıkları sürdürüyor .
ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine, üst düzey Trump yönetimi yetkililerine özel olarak İran savaşından bir 'çıkış yolu' (off-ramp) bulunması çağrısında bulundu. Caine, mevcut askeri tırmanma seçeneklerinin geri tepebileceği ve yalnızca hava gücüyle Başkan'ın belirlediği hedeflere ulaşmanın mümkün olmadığı uyarısını yaptı . Birden fazla kaynak, Caine'in altı aylık çatışmayı sona erdirecek bir 'çıkış yolu aradığını' doğruluyor .
Caine, bu endişelerini CIA Direktörü John Ratcliffe, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Başkan Yardımcısı JD Vance ile yaptığı görüşmelerde dile getirerek kurumlar arası görüş birliği sağlamaya çalıştı . Özellikle, çatışmaların yoğunlaşmasının Pentagon'un Ortadoğu'daki zaten azalmış olan Patriot ve diğer hava savunma mühimmat stoklarını tehlikeli biçimde tüketebileceği uyarısında bulundu .
Generalin bu özel uyarıları, Başkan Trump'ın daha fazla hava saldırısıyla bir anlaşmaya varılabileceğine inandığı bir dönemde geldi. Caine'in tutumu, ABD askeri liderliği içinde daha fazla tırmanışın önünde önemli bir fren oluşturuyor .
İran ve Umman, Hürmüz Boğazı'ndan geçecek bir nakliye rotasının coğrafi koordinatları üzerinde prensipte anlaşmaya vardı. Ortak bir duyurunun, belirli üçüncü tarafların engel olmaması halinde sonuçlandırılmak üzere olduğu belirtiliyor . NPR ve İran devlet medyasına göre, önerilen anlaşma ABD ve İsrail gemilerinin boğazdan geçişini yasaklıyor ve ihlal edenlere yük değerinin yüzde 20'sine kadar para cezası öngörüyor .
Ancak İran, bu anlaşmanın tek başına su yolunu yeniden açmaya yetmeyeceğini; ABD'nin ayrıca ek koşulları yerine getirmesi ve İran'a tazminat ödemesi gerektiğini söylüyor . Düzenleme, ABD politikasındaki değişikliklere bağlı olarak iki ila dört ay sürmesi öngörülen geçici bir rota olarak tanımlanıyor . İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, anlaşmanın boğazı otomatik olarak açmayacağını, gemilerin serbest geçişi için ABD'nin ek şartları yerine getirmesi gerektiğini vurguladı .
Önerilen anlaşma, İran'a Basra Körfezi'ne giren gemiler üzerinde yetki veriyor ve bu durum Tahran için önemli bir taviz olarak değerlendiriliyor . Reuters'a konuşan üst düzey bir İranlı kaynak, bu anlaşmanın ABD ve İsrail'in Şubat ayında başlattığı savaşın, bölgesel güç dengesinde İran lehine büyük bir değişimle sonuçlandığı anlamına geldiğini belirtti .
İsrailli yetkililer, İran'ın balistik füze ve nükleer kapasitesini elinde tutmasına veya yeniden inşa etmesine izin verecek bir ABD-İran anlaşmasını kabul etmeyeceklerini defalarca dile getirdi. Netanyahu, 'Anlaşmayla ya da anlaşmasız, başbakan olduğum sürece İran'ın nükleer silah edinmesini engellemek için her şeyi yapacağım' dedi .
İsrailli kaynaklar, Trump yönetiminin İran'ın nükleer programını sınırlarken, füze cephaneliğine ve bölgesel vekil ağlarına dokunmayan sınırlı bir anlaşmaya varabileceği endişesini taşıyor. İsrail bu olası sonucu kabul edilemez buluyor . İsrail'in tutumu, İran'la yapılacak her türlü müzakerede balistik füze programının ve bölgesel militanlara verdiği desteğin geri çekilmesinin yer alması gerektiği yönünde .
Haziran 2026 tarihli ABD-İran mutabakat zaptı, Netanyahu'nun bu maddelerin eklenmesi konusundaki ısrarına rağmen İran'ın balistik füzelerine dair herhangi bir kısıtlama içermiyordu . ABD ve İsrail pozisyonları arasındaki bu uçurum, İsrail'in bağımsız hareket hazırlıklarını hızlandırmasındaki temel etken oldu.
Bu dört dinamiğin bir araya gelmesi son derece patlayıcı bir durum yaratıyor. ABD bir yandan diplomatik çıkış yolu ararken, diğer yandan en üst düzey askeri komutanı kaynak kısıtlamaları konusunda uyarıyor. İran, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü kullanarak nispeten güçlü bir konumdan müzakere ediyor. İsrail ise, ABD diplomasisinin İran'ın stratejik kabiliyetlerine dokunmayan bir anlaşmayla sonuçlanacağına inanırsa tek başına hareket edeceği sinyalini veriyor. İran-Umman Hürmüz anlaşmasının ayakta kalıp kalmayacağı, ABD'nin daha geniş bir ateşkese aracılık edip edemeyeceği ve İsrail'in nihayetinde tek taraflı saldırı başlatıp başlatmayacağı, Ortadoğu'nun geleceğini yıllarca şekillendirecek açık sorular olarak duruyor.