İşin kötü tarafı, önceki aylara ait verilerde de büyük bir aşağı yönlü revizyon yapıldı: Mayıs ayı istihdam artışı 66.000 kişi düşürülerek sadece 63.000'e, Haziran ayı ise 37.000 kişi azaltılarak 20.000'e çekildi. Bu iki aydaki toplam düzeltme 103.000 kişi oldu . Tüm revizyonlar dahil edildiğinde net istihdam kaybı 126.000'e ulaştı .
Ücret artışları da yavaşladı. Ortalama saatlik kazançlar aylık bazda sadece %0,1 arttı; bu, yılın en zayıf performansıydı. Yıllık bazda ise ücret artışı %3,4'ten %3,2'ye geriledi . İşsizlik oranı ise %4,1'e geriledi ancak bu iyi bir haber değildi. Tam tersine, 264.000 kişinin iş gücünden ayrılmasıyla katılım oranı son 5,5 yılın en düşük seviyesi olan %61,4'e düştü .
İstihdam verileri, Fed'in bir sonraki hamlesine dair beklentileri anında değiştirdi. Piyasalar, 15-16 Eylül'deki Fed toplantısında faiz artırımı olasılığını rapor öncesinde yaklaşık %54 olarak fiyatlarken, verinin ardından bu oran %44'e kadar geriledi .
Bu beklenti değişimi, ABD ve Japonya arasındaki faiz farkının daralmasına neden oldu. Daralan faiz farkı ise piyasadaki en baskın strateji olan "yen-funded carry trade"'in (düşük faizli yen borçlanıp yüksek getirili dolar varlıklarına yatırım yapma) hızla çözülmesine yol açtı. Yatırımcılar bu pozisyonları kapatınca dolar satışı ve yen alışı daha da hızlandı .
Yen'deki bu sıçrama, Japonya ve ABD'li yetkililerin 30 Temmuz'da nadir görülen ortak bir yen alma müdahalesinin üzerinden sadece sekiz gün geçtikten sonra gerçekleşti. O müdahale, doları 164 seviyelerinden 158,34'e kadar düşürerek yenin 2022'den bu yana en büyük günlük kazancını sağlamıştı .
Cuma günü Japonya Maliye Bakanı, Tokyo'nun ABD'li yetkililerle yakın temas halinde olduğunu ve gerekirse tekrar harekete geçmeye hazır olduklarını açıkladı . Bu, piyasalara müdahale desteğinin hâlâ mevcut olduğuna dair net bir uyarıydı.
Bu durum, piyasada simetrik olmayan bir risk profili yaratıyor: Yen 155'e doğru gerilerse resmi bir engel yok (Japonya daha güçlü bir para birimi istiyor), ancak doların 160'a doğru yeniden yükselmesi durumunda yeni bir ortak müdahale riski doğuyor .
Dolar, başta euro ve sterlin olmak üzere tüm majör para birimleri karşısında değer kaybetti .
Zayıflayan dolar ve azalan faiz artırım beklentileri, alternatif yatırım araçlarına olan talebi artırdı:
Kıymetli madenlerdeki bu yükseliş, yen'deki sıçramayı tetikleyen aynı makro faktörlerden beslendi: zayıf dolar, düşen reel getiriler ve Fed'in şahin duruşunun geri çekilmesi .