İspanya. İspanya Hazinesi'nin aynı gün düzenlediği 10 yıllık Obligaciones ihalesinde ortalama faiz %3,395 olarak gerçekleşti. Bu oran, bir önceki ihaledeki %3,383'e kıyasla sınırlı bir artış kaydetti . İspanya Hazinesi, 4 Haziran'da dört farklı vadede 5,565 milyar avro ve 18 Haziran'da ise üç farklı devlet tahvili dilimiyle (2033, 2036, 2040 vadeleri) 5,832 milyar avro borçlandı . Kısa vadeli bonolarda ise faizler 6 ay için %2,376 ve 12 ay için %2,543 seviyesinde gerçekleşti .
Her iki ülkenin tahvil faizleri de tarihsel bağlamda yüksek seyretmeye devam ediyor. GSYİH ağırlıklı euro bölgesi bazında egemen tahvil faizleri, son değerlendirme döneminde yaklaşık 15 baz puan artışla %3,3 civarında bulunuyor .
1. Rekor düzeyde kamu borç arzı. Euro bölgesi hükümetlerinin 2026 yılında brüt yaklaşık 1,4 trilyon avro borç ihraç etmesi bekleniyor. Vadesi gelen borçlar düşüldüğünde net arzın ise yaklaşık 900-930 milyar avro olacağı tahmin ediliyor . Avrupalı devletler, yalnızca 2026'nın ilk yarısında sendikasyon tahvil ihracıyla rekor bir rakama, 504 milyar dolara ulaştı. Bu miktar, COVID-19 salgını döneminde görülen hızı bile geride bıraktı . Bu yeni arz dalgası doğal olarak tahvil fiyatlarına baskı yaparak faizleri yukarı çekiyor . Euro bölgesi kamu borcunun 2026'da GSYİH'nın %90'ını, 2027'de ise %91,2'sini aşarak 2010-2014 borç krizi seviyelerine ulaşması bekleniyor .
2. ECB'nin sıkılaştırması ve parasal sıkılaştırma (QT). ECB, 2026 başlarında faizleri sabit tuttuktan sonra 11 Haziran 2026'da üç temel politika faizini 25 baz puan artırdı. Böylece mevduat faizi %2,25'e yükseldi ve ECB bu döngüde faiz artıran ilk büyük merkez bankası oldu . Aynı zamanda ECB, 384 milyar avro olarak tahmin edilen bir miktarla bilançosunu küçültmeye (QT) devam ediyor. Bu, ECB'nin artık büyük bir devlet tahvili alıcısı olmadığı anlamına geliyor . İspanya Merkez Bankası'nın da belirttiği gibi, piyasa artık "artmış net ihraç ve azalmış Eurosystem talebi" ile tanımlanıyor ve bu durum özel sektörün çok daha büyük bir tahvil hacmini absorbe etmesini zorunlu kılıyor .
3. Değişen yatırımcı tabanı. Geleneksel olarak euro bölgesi devlet tahvillerinin en büyük alıcıları olan büyük Avrupalı emeklilik fonları ve sigorta şirketleri, tahvil portföylerini azaltıyor. Bu durum, hükümetleri yeni alıcıları daha yüksek faizlerle bulmaya zorluyor . Avrupa'nın en büyük varlık yöneticisi Amundi, bu yapısal değişimin yeni borcun emilimini daha maliyetli hale getirdiğine dikkat çekiyor .
4. Küresel tahvil piyasası baskısı. ECB'nin Haziran ayındaki faiz artırımı, sabit getirili menkul kıymetlerdeki daha geniş çaplı küresel yeniden fiyatlamayı güçlendirdi. Piyasalar, Aralık 2026'ya kadar ECB'den üçüncü bir faiz artırımı olasılığını %70 olarak fiyatlıyor . ECB tahminlerine göre 2026 yılında manşet enflasyonun ortalama %2,6 olması bekleniyor ve bu durum tahvil piyasalarını tetikte tutuyor.
Yüksek faizler ve rekor arzın birleşimi, hükümet bütçeleri üzerinde doğrudan sonuçlar doğuruyor.
Daha yüksek refinansman yükü. Fransa ve İspanya hazineleri, sadece birkaç yıl önce sıfıra yakın veya negatif olan faizlerle borçlanırken, şimdi vadesi gelen büyük miktardaki borçlarını %3,4-3,7 gibi faiz oranlarıyla yeniden finanse ediyor. Borcun GSYİH'ye oranı %112'nin üzerinde olan Fransa için, faizlerdeki her 100 baz puanlık artış, yıllık faiz maliyetine milyarlarca avro ekliyor .
Mali alan üzerinde baskı. Artan borç servisi maliyetleri, doğrudan savunma, altyapı ve enerji dönüşümü gibi harcamalarla rekabet ediyor. Oysa bu harcamalar, faiz artışına neden olan arz patlamasının da temel nedenleri arasında yer alıyor . Amundi ve ING, rekor arzı karşılayacak yeterli yatırımcı talebini çekmek için faizlerin daha da yükselmesi gerekebileceği uyarısında bulunuyor. ING'nin ifadesiyle, "analizimiz, yeterli talebi bulmak için faizlerin daha da yükselmesi gerekebileceğini gösteriyor" .
Ayrışma riski. Hem Fransa hem de İspanya ihaleleri iyi bir taleple (bid-to-cover rasyosu 3'ün üzerinde) sonuçlansa da, Fransız OAT'leri ile Alman Bundları arasındaki faiz farkı (spread) dalgalı seyrediyor. Avrupa Komisyonu, kamu borcu birikiminin tahminlerden daha hızlı gerçekleştiğini kabul ediyor . Yatırımcı talebinin zayıflaması durumunda, yüksek borçlu ülkeler, piyasanın daha seçici hale gelmesiyle orantısız şekilde daha yüksek borçlanma maliyetleriyle karşılaşabilir.
Temmuz 2026 ihaleleri, kısa vadeli talebin piyasayı temizlemeye yeterli olduğunu gösterse de, altta yatan baskıların (rekor arz, ECB'nin QT'si, değişen yatırımcı tabanı ve küresel faiz yeniden fiyatlaması) yapısal olduğunu ortaya koyuyor. Fransa ve İspanya için borçlanma maliyetlerinin yüksek kalması ve yoğun yatırım ihtiyacı olan bir dönemde mali alanı daraltması bekleniyor. İlerleyen dönemdeki kilit soru, özel sektörün tarihin en büyük euro bölgesi devlet tahvili dalgasını absorbe etmesi için faizlerin ne kadar daha yükseğe çıkması gerektiği.