Dört büyük bulut ve teknoloji şirketinin 2026’nın ikinci çeyreğindeki toplam sermaye harcaması 170,1 milyar dolar oldu. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 72 artışa ve şirketlerin toplam 471,2 milyar dolarlık üç aylık gelirinin yaklaşık yüzde 36’sına denk geliyor .
Şirketlerin 2026 için açıkladığı yaklaşık harcama planları ise şöyle:
Bu aralıkların orta noktaları, dört şirket için toplamda yaklaşık 725–733 milyar dolarlık yıllık sermaye harcamasına işaret ediyor . Oracle da hesaba katıldığında CreditSights, beş büyük hiper ölçekli bulut şirketinin 2026 sermaye harcamasını yaklaşık 750 milyar dolar olarak öngörüyor. Bu, yıllık bazda yüzde 67 artış ve üst üste üçüncü kez yüzde 60’ın üzerinde büyüme anlamına geliyor .
Daha uzun vadede Goldman Sachs, 2025 mali yılından 2030 mali yılına kadar hiper ölçekli şirketlerin toplam sermaye harcamasının 5,3 trilyon dolara ulaşabileceğini tahmin ediyor . Bloomberg ise Alphabet, Meta, Microsoft ve Amazon’un kira, bina, enerji ve ekipman kalemlerinde geleceğe dönük toplam taahhütlerinin yaklaşık 2,4 trilyon dolara yaklaştığını bildiriyor .
Nikkei Asia’nın ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) sunulan mali raporların dipnotlarını incelemesine göre Alphabet, Amazon, Microsoft, Meta ve Oracle’ın toplam bilanço dışı yükümlülükleri 1,65 trilyon dolar seviyesinde .
Bu yükümlülükler ağırlıklı olarak veri merkezi kiraları, uzun vadeli satın alma sözleşmeleri, sunucular ve yapay zekâ altyapısı için verilen taahhütlerden oluşuyor. Rakam dört yıl içinde sekiz kat büyüdü ve şirketlerin bilançolarında açıkça görünen toplam 1,35 trilyon dolarlık borcu aştı .
Öne çıkan noktalar şöyle:
Bu nedenle “gizli borç” ifadesi manşet etkisi yaratsa da daha teknik ifadeyle söz konusu olan, büyük ölçüde bilançoya henüz yansımamış gelecekteki sözleşme yükümlülükleri. Yine de bu taahhütler şirketlerin ileride karşılaşacağı nakit çıkışlarını ve finansal esnekliğini doğrudan etkileyebilir.
Yapay zekâ altyapısı için yapılan harcamaların tamamı aynı anda gelir tablosuna gider olarak yazılmıyor. Şirketler, satın alınan sunucu ve veri merkezi ekipmanlarını varlık olarak kaydediyor; ardından bu maliyeti varlığın tahmini kullanım ömrüne yayıyor. Böylece nakit çıkışı hemen gerçekleşirken, giderin gelir tablosuna yansıması yıllara bölünüyor.
Dört hiper ölçekli şirket, Mart 2026’ya kadar olan dört çeyrekte 433,9 milyar dolarlık mülk ve ekipman satın aldı. Aynı dönemde kaydedilen amortisman ise yaklaşık 149 milyar dolar oldu . Başka bir analiz, beş büyük hiper ölçekli şirketin 2026’da yaklaşık 760 milyar dolar sermaye harcamasına karşılık yalnızca yaklaşık 211 milyar dolar amortisman kaydedeceğini öngörüyor. Bu hesaplamaya göre yaklaşık 549 milyar dolarlık maliyet 2027–2029 döneminde gelir tablolarına taşınacak .
Kısacası, yatırımın nakit maliyeti bugünden ödeniyor; muhasebe gideri ise daha yavaş bir tempoyla ortaya çıkıyor. Sunucular için genellikle dört ila altı yıllık, binalar için ise çok daha uzun kullanım ömürleri varsayılabildiğinden, bugünkü harcamaların etkisi gelecek yılların kârlarını baskılayabilir .
Tablonun olumlu tarafında, Bloomberg’in Haziran 2026 tarihli haberine göre Çin hariç küresel yapay zekâ satışları 2026’nın ilk çeyreğinde 25 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, sektörün aynı dönemdeki tahmini 21 milyar dolarlık amortisman maliyetini üst üste ikinci çeyrekte aştı .
Bu gelişme, yapay zekâ gelirlerinin en azından şimdilik veri merkezi ve çip yatırımlarının muhasebe maliyetini karşılamaya başladığına işaret ediyor. Ancak gelirlerin önümüzdeki yıllarda da aynı hızda büyüyüp büyümeyeceği henüz kesinleşmiş değil.
Yapay zekâ altyapısına ayrılan kaynaklar büyüdükçe, şirketlerin operasyonlarından elde ettiği nakdin daha büyük bölümü yeniden yatırıma gidiyor. Dört büyük şirketin toplam serbest nakit akışı 2026’nın ortalarında sıfıra yaklaştı. Başka bir deyişle şirketler, faaliyetlerinden yarattıkları nakdin tamamını, hatta daha fazlasını sermaye harcamalarına yönlendiriyor .
Alphabet’in ikinci çeyrekte ilk kez negatif serbest nakit akışı bildirmesi bu baskının somut örneklerinden biri oldu. Şirketin tek çeyrekteki yapay zekâ sermaye harcaması 44,9 milyar dolara yükselirken, faaliyetlerden yarattığı nakit 39,1 milyar dolar seviyesinde kaldı .
Harcama artışının önümüzdeki yıllarda yavaşlaması bekleniyor. UBS, hiper ölçekli şirketlerin sermaye harcamalarının 2026’da yüzde 76 artacağını, ancak büyüme oranının 2027’de yüzde 25’e ve 2028’de yalnızca yüzde 6’ya gerileyeceğini tahmin ediyor .
Buna karşın Morgan Stanley, Wall Street’in 2027 bulut sermaye harcaması tahminlerinin tek çeyrekte 170 milyar dolar artırılmasına rağmen hâlâ yaklaşık 200 milyar dolar düşük kaldığı sonucuna vardı . Bu görüş doğru çıkarsa, şirketlerin harcama temposu mevcut beklentilerin de üzerine çıkabilir.
İyimser senaryo: Yapay zekâ satışları üst üste ikinci çeyrekte amortisman maliyetlerini aştı . Şirketler, en az 2027’ye kadar arzın talebi karşılamadığı bir kapasite genişleme döneminde olduklarını savunuyor . Microsoft da Azure’un yıllık gelirinin 100 milyar doları aşmasının ardından 2027 mali yılında pozitif serbest nakit akışı beklediğini belirtiyor .
Kötümser senaryo: Bugünkü sermaye harcamaları, önümüzdeki yıllarda daha yüksek amortisman giderlerine dönüşecek. Yaklaşık 549 milyar dolarlık ertelenmiş maliyet, yapay zekâ gelirleri beklenen hızda gerçekleşse de gerçekleşmese de 2027–2029 döneminde kârları etkileyecek . Buna ek olarak 1,65 trilyon dolarlık bilanço dışı yükümlülükler, şirketlerin gerçek toplam finansal yükünün yalnızca bilançoda görünen borçtan daha yüksek olduğunu gösteriyor . Serbest nakit akışının sıfıra yaklaşması da gelir büyümesinin yavaşlaması halinde şirketlerin hareket alanını daraltıyor .
Wall Street’te genel hava hâlâ olumlu olsa da bazı yatırımcılar harcama büyümesinde sert bir yavaşlama beklemeye başladı . Yapay zekâ çağının temel finansal sorusu artık yalnızca “Kim daha fazla veri merkezi kuracak?” değil: 2030’a kadar yapılması beklenen 5,3 trilyon doların üzerindeki yatırım, buna denk bir getiri yaratabilecek mi?