Microsoft’un çeyreklik geliri yıllık bazda yüzde 18 artarak 90 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, analistlerin 87,6 milyar dolarlık beklentisinin üzerindeydi .
Bu tablo, Microsoft’un geleneksel yazılım faaliyetlerinin yanı sıra bulut ve yapay zekâ yatırımlarının da şirketin büyüme motoru olmaya devam ettiğini gösteriyor.
Çeyreğin en dikkat çekici performansı Azure’dan geldi. Bulut platformunun geliri dördüncü çeyrekte yıllık bazda yüzde 43 arttı. Bu oran, bir önceki çeyrekteki yüzde 41’lik büyümenin üzerinde gerçekleşti ve yaklaşık yüzde 40’lık analist beklentisini geride bıraktı .
Azure, FY2026’nın tamamında ilk kez 100 milyar dolar yıllık geliri aştı. Platformun tam yıl büyümesi yüzde 41 olarak kaydedildi .
Microsoft’un yapay zekâ faaliyetleri de hız kazandı. Şirketin yapay zekâ işi yaklaşık 37 milyar dolarlık yıllıklandırılmış gelir hızına ulaştı; bu, bir önceki yıla göre yüzde 123’lük artış anlamına geliyor . Microsoft 365 Copilot’ın ücretli kullanıcı sayısı da bir önceki çeyrekteki 15 milyondan 20 milyonun üzerine çıktı .
Yönetimin mesajı net: Azure yapay zekâ hesaplama kapasitesine yönelik müşteri talebi, mevcut altyapının üzerinde seyrediyor. Başka bir deyişle şirketin şu anki temel kısıtı talep eksikliği değil, bu talebi karşılayacak veri merkezi ve hesaplama kapasitesinin inşa edilme hızı .
Microsoft yönetimi, yeni mali yıl için gelir ve faaliyet kârında çift haneli büyüme bekliyor .
İlk çeyrek için verilen beklentiler şöyle:
Yönetim, yapay zekâ altyapısının ağırlığının artmasıyla brüt kâr marjının baskı altında kalabileceğini belirtti. Buna karşın faaliyet giderlerinin orta-yüksek tek haneli bir oranda artması ve çalışan sayısının azalması bekleniyor .
En kritik başlık, Microsoft’un yapay zekâ gelirlerinin tek bir iş ortağında yoğunlaşması. Yeni açıklamalara göre Microsoft’un FY2026’da elde ettiği yaklaşık 24,1 milyar dolarlık yapay zekâ gelirinin kabaca yüzde 70’i OpenAI ortaklığından kaynaklanıyor .
Bu bağımlılık yalnızca mevcut gelirlerle sınırlı değil. Daha önce açıklanan verilere göre Microsoft’un 625 milyar dolarlık ticari kalan performans yükümlülüğü (RPO) bakiyesinin yaklaşık yüzde 45’i OpenAI bağlantılı taahhütlerden oluşuyor . RPO, imzalanmış ancak henüz gelire dönüşmemiş sözleşmelerin gelecekteki gelir potansiyelini gösteren bir ölçüt.
OpenAI’nin Microsoft’a olan finansman ve hesaplama kaynakları bağımlılığını kendi yatırımcı belgelerinde bir risk olarak belirtmesi, ilişkinin iki taraflı kırılganlığını daha görünür hâle getirdi . Ortaklığın zayıflaması, yeniden yapılandırılması veya koşullarının değişmesi, Microsoft’un yapay zekâ büyüme anlatısını doğrudan etkileyebilir.
Microsoft’un yapay zekâ altyapısına yaptığı yatırımlar da yatırımcıların yakın takibinde. Sermaye harcamaları önceki çeyreklerden birinde yüzde 66 artarak 37,5 milyar dolara çıktı; FY2027 için açıklanan 255-260 milyar dolarlık beklenti ise harcamaların daha da büyüyeceğini gösteriyor .
Buradaki temel soru, veri merkezleri, çipler ve diğer altyapı yatırımlarının ne zaman yeterli yapay zekâ geliri üretmeye başlayacağı. Harcamalar gelir artışından daha hızlı büyürse serbest nakit akışı ve yatırılan sermayenin getirisi baskı altında kalabilir.
Microsoft’un dördüncü çeyrekteki serbest nakit akışı 19,6 milyar dolarla 13,44 milyar dolarlık beklentinin üzerinde gerçekleşti. Ancak bu rakam, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 düşüş gösterdi. Bu nedenle güçlü nakit üretimine rağmen sermaye harcamaları ile nakit akışı arasındaki fark, analistlerin tartıştığı başlıca konulardan biri olmaya devam ediyor .
Talebin mevcut kapasiteyi aşması Microsoft için kısa vadede olumlu bir sinyal. Ancak altyapı yatırımlarının maliyeti peşin ödeniyor; gelirlerin aynı hızda ölçeklenmesi ise zaman alabiliyor.
Analistler, yapay zekâ gelirlerindeki büyümenin, kurulan altyapının büyüklüğünü ve maliyetini haklı çıkaracak hızda sürüp sürmeyeceğini sorguluyor . Talep güçlü kalsa bile kapasite artışlarının kâra dönüşme süreci beklenenden uzun sürebilir.
Google Cloud ve Amazon Web Services de yapay zekâ altyapısına agresif biçimde yatırım yapıyor. Bu rekabet, Azure’un hem kurumsal müşteriler hem de geliştiriciler için cazibesini korumasını zorunlu kılıyor.
Aynı zamanda Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği’ndeki düzenleyiciler Microsoft ile OpenAI arasındaki yakın ilişkiyi inceliyor . Ortaklığa yönelik zorunlu yapısal değişiklikler, Microsoft’un gelecekteki gelir beklentilerinde önemli bir boşluk yaratabilir.
Yazılım ürünlerine kıyasla yapay zekâ altyapısı başlangıçta daha düşük marjlarla çalışabiliyor. Gelir karmasının veri merkezleri ve hesaplama hizmetleri lehine değişmesi, FY2027’de Microsoft’un brüt kâr marjını aşağı çekebilir .
Ofis ve veri merkezi ekipmanlarının faydalı ömrünü uzatan muhasebe değişikliği bu baskının bir bölümünü dengeleyebilir. Yine de yatırımcıların asıl takip edeceği konu, yapay zekâ büyümesinin yalnızca gelirleri değil, uzun vadeli kârlılığı ve nakit üretimini de ne ölçüde artıracağı olacak.
Microsoft’un FY2026 sonuçları, Azure ve yapay zekâ talebinin şirketin büyümesini hızlandırdığını ortaya koyuyor. 90 milyar dolarlık çeyreklik gelir, yüzde 43’lük Azure büyümesi ve 100 milyar doları aşan yıllık Azure geliri güçlü bir tablo çiziyor.
Bununla birlikte Microsoft’un önündeki asıl sınav, bu büyümeyi ne kadar kârlı ve çeşitlendirilmiş hâle getirebileceği. OpenAI’nin yapay zekâ gelirlerindeki yüksek payı ve yüz milyarlarca dolara yaklaşan altyapı yatırımları, şirketin yapay zekâ stratejisindeki en büyük fırsatla en büyük riskin aynı yerde toplandığını gösteriyor.