30 Temmuz 2026’da başlayan akında, çoğu Fas vatandaşı olmak üzere Sahra Altı Afrika’dan gelen binlerce kişi, denizden yüzerek veya kayalık sahilden tırmanarak Ceuta’ya girdi . Görgü tanıkları ve yetkililer, Fas sınır güçlerinin başlangıçta hiçbir engelleme yapmadığını bildirdi. Madrid ve birçok AB başkenti bu durumu, Rabat yönetiminin kasıtlı bir baskı taktiği olarak değerlendirdi . İlk 24 saatte 49.000 ila 72.000 kişinin geçtiği tahmin ediliyor; bu rakam, Mayıs 2021’deki 8.000 kişilik önceki rekoru katbekat aştı .
Reuters’ın aktardığına göre en az 57 kişi hayatını kaybetti . Cesetlerden 19’u denizde bulunurken, diğerleri çatışmalar, boğulma ve izdiham sonucu öldü . Bazı kaynaklar ölü sayısını 67 veya 72 olarak verse de, Reuters’ın 57 rakamı Ağustos başı itibarıyla en yaygın kabul gören teyitli sayı oldu .
Krizin başından beri en büyük anlaşmazlık, Ceuta’ya girenlerin ne kadarının hâlâ orada olduğu. İspanyol yetkililer, çoğunluğun birkaç gün içinde gönüllü olarak Fas’a döndüğünü ve sınırın kontrol altına alındığını bildirdi . Ancak 3 Ağustos itibarıyla, 860’tan fazla refakatsiz çocuk da dahil olmak üzere binlerce kişi hâlâ barınaklarda, sokaklarda ve sahillerdeydi . Ceuta Başkanı Juan Jesús Vivas, Telecinco kanalına yaptığı açıklamada, yerleşkede 3.000 ila 5.000 göçmenin kaldığını söyleyerek Madrid’in daha iyimser değerlendirmesiyle çelişti . Çocuk hakları örgütleri, özellikle savunmasız durumdaki refakatsiz çocuklar için insani bir kriz uyarısı yaptı .
İspanya, Ceuta’ya hızla ordu sevk etti, kıyıya 500 metrelik yüzer bir bariyer yerleştirdi ve Fas güçleriyle ortaklaşa sınır çitini güçlendirdi . Başbakan Pedro Sánchez, yerleşkeyi ziyaret ederek AB dayanışması çağrısı yaptı ve İspanya’nın bu krizi tek başına yönetemeyeceğini vurguladı . Öte yandan Madrid, AB Göç Komiseri Magnus Brunner’ın, İspanya’nın kayıt dışı göçmenleri yasallaştırma planının Avrupa için “iyi bir sinyal” olmadığı yönündeki eleştirilerine maruz kaldı .
Krize en çarpıcı AB tepkisi İtalya’dan geldi. 31 Temmuz’da İtalya, Schengen anlaşmasını İspanya ile bir ay süreyle askıya aldığını duyurdu ve 1 Ağustos’tan itibaren İspanya’dan gelen uçuş ve deniz yolculuklarında sınır kontrollerini yeniden başlattı . İtalya Başbakanı Giorgia Meloni daha önce, Ceuta’dan gelen görüntüleri “şoke edici” olarak nitelendirerek İspanya’nın Schengen bölgesinden tamamen çıkarılmasını talep etmişti . İtalya ve İspanya kara sınırı olmadığı için bu önlem yalnızca hava ve deniz limanlarını kapsıyordu . Fransa da eş zamanlı olarak İspanya ile sınır kontrollerini sıkılaştırdı . Madrid’i kızdıran bu hamle, birçok gözlemciye göre Schengen bölgesinin geleceğini tehlikeye atan bir emsal oluşturdu .
İtalya ve Danimarka’nın öncülüğünde 22 AB ülkesinin lideri, acilen AB içişleri bakanları toplantısı yapılmasını talep eden bir mektuba imza attı . 4 Ağustos’ta gerçekleşen toplantıda bakanlar, kaçakçılık ağlarına karşı daha sert önlemler, güçlendirilmiş geri dönüş politikaları ve menşe ülkelerle daha yakın işbirliği çağrısında bulundu . İtalya, AB fonlu göçmen işleme merkezleri ve üçüncü ülkelerde geri dönüş merkezleri kurulmasını savundu . İtalya ve Danimarka önderliğindeki bazı üye ülkeler, kitlesel gelişlerde standart sığınma prosedürlerini askıya almak için acil durum önlemleri alınmasını talep etse de AB’nin resmi yanıtı İspanya’ya “tam dayanışma” vurgusu yaptı . Görüşmelerin atmosferi gergindi: İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, toplantı öncesinde “tüm AB üyesi ülkelerden dayanışma” talep etti .
Fas, sınırın çöküşünden sorumlu olduğunu reddetti. Faslı yetkililer, sınırı kasten açmadıklarını ve krizin bir kontrol kaybından kaynaklandığını söyledi . Ancak İspanya ve birçok AB yetkilisi, özellikle Batı Sahra konusundaki diplomatik gerginlikler ve İspanya’nın bu tartışmalı bölgeye yönelik değişen tutumu nedeniyle bunu Rabat’ın bilinçli bir baskı taktiği olarak gördü . Fas, daha sonra İspanyol güçleriyle birlikte sınır çitini güçlendirmek için işbirliği yaptı .
Kriz, AB iç birliğini ciddi şekilde zorladı. İtalya’nın tek taraflı Schengen askıya alması Madrid’i öfkelendirdi ve sınırsız bölge için tehlikeli bir emsal oluşturdu . Danimarka ve diğer kuzey ülkeleri İtalya’nın sert tutumunu desteklerken, İspanya ortaklarını dayanışma eksikliğiyle suçladı . 4 Ağustos’taki AB acil toplantısı, Brunner’in İspanya’ya “tam dayanışma” ve krizin “Avrupa dayanıklılığının bir sınavı” olduğu yönündeki açıklamalarıyla bir kamu birlikteliği görüntüsü verse de, yük paylaşımı, sığınma reformu ve İspanya’nın yasallaştırma politikasının daha fazla geçişi teşvik edip etmediği konusundaki derin görüş ayrılıkları devam etti . Birçok AB ülkesinde aşırı sağ, sınırların kapatılması için krizi fırsat bilirken, insan hakları örgütleri kitlesel sınır dışı etmeleri ve mahsur kalan refakatsiz çocukların durumunu eleştirdi .
Temmuz 2026’daki Ceuta krizi, ölçeği ve siyasi etkisi bakımından benzersizdi. Schengen sisteminin kırılganlığını, AB’nin göç konusundaki dayanışmasının sınırlarını ve Fas gibi ülkelerin Avrupa’nın dış sınırları üzerinde kullanabileceği kaldıracı gözler önüne serdi. Yerleşkede hâlâ binlerce kişinin mahsur kalması ve politika bölünmelerinin çözülememesi, bu durumu Avrupa göç yönetiminin geleceği için bir kriz noktası haline getiriyor.