Sonuçlar, sosyal medyaya ne kadar erken başlanırsa akademik sonuçların o kadar olumsuz göründüğüne işaret etti.
İlk hesabını 6. sınıfta, 11-12 yaşlarında açan öğrenciler, hesabını 9. sınıfa, yani 14-15 yaşına kadar erteleyen yaşıtlarına göre belirgin biçimde daha düşük sonuçlar aldı .
Araştırmacılar, erken sosyal medya kullanımının etkisini zaman içinde birikimli bir süreç olarak tanımlıyor. Bildirimleri ve güncellemeleri sürekli kontrol etme ihtiyacı; ders çalışma süresinin ekrana kayması, dikkatin bölünmesi ve öğrenme alışkanlıklarının bozulması gibi mekanizmalarla ilişkilendiriliyor .
Avrupa Komisyonu’nun Ortak Araştırma Merkezi’nin ayrı bir analizi de denetimsiz ve eğlence amaçlı dijital kullanımı, özellikle pasif sosyal medya tüketimini ve aynı anda birden fazla medya aracını kullanmayı, daha düşük akademik performansla ilişkilendiriyor. Analize göre başlıca yollar dikkat dağılması ve zamanın başka faaliyetlerin yerine geçirilmesi .
Araştırmanın dikkat çekici sonucu, İngilizce sınav puanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir olumsuz etki bulunmaması oldu .
Araştırmacılar bunun birkaç olası açıklaması olabileceğini belirtiyor. İtalya’da İngilizce yabancı dil olarak öğrenildiği için ders ağırlıklı ve daha yapılandırılmış bir ortamda ediniliyor olabilir. Ayrıca öğrencilerin sosyal medyada İngilizce içeriklerle karşılaşması, kaybedilen çalışma süresinin bir bölümünü telafi ediyor olabilir . Ancak bunlar araştırmanın kesin olarak kanıtladığı sonuçlar değil, olası açıklamalar olarak sunuluyor.
Araştırma, dünya genelinde çocukların sosyal medya erişimine yönelik kısıtlamaların sıkılaştırıldığı bir dönemde yayımlandı:
Çalışmanın yazarları, bulguların “sosyal medyayla erken yaşta etkileşimin öğrenme sonuçlarını olumsuz etkilediğine dair ikna edici kanıt” sunduğunu ve yaşa dayalı kısıtlamaların gerekçesini desteklediğini belirtiyor .
Bununla birlikte araştırma gözlemsel bir tasarıma sahip. Ekip, erken hesap açanlarla daha geç açan öğrencileri farkların zaman içindeki değişimini karşılaştıran modellerle inceledi; bu yöntem tek başına neden-sonuç ilişkisini kesin olarak kanıtlamıyor . Öz denetim becerilerindeki başlangıç farkları, aile ortamı veya başka kişisel ve sosyal etkenler de sonuçlarda rol oynamış olabilir .
Verilerin ortaya koyduğu en net tablo ise bir doz-tepki örüntüsü: İlk sosyal medya hesabı ne kadar erken açılırsa, sonraki okul yıllarında gözlenen akademik fark da o kadar büyüyor. Bu nedenle çalışma, çocuklarının ilk kişisel sosyal medya hesabı için doğru zamanı tartışan ebeveyn ve politika yapıcılara somut bir veri noktası sunuyor: 14-15 yaşına kadar beklemek, akademik açıdan anlamlı bir avantaj taşıyor gibi görünüyor.