Borsadaki sert satış, Apple'ın yalnızca birkaç saat önce oldukça güçlü görünen mali üçüncü çeyrek sonuçlarını açıklamasının ardından geldi. Böylece Wall Street'in gündeminde şu çelişki oluştu: Apple bugün beklentileri aşmıştı, ancak yatırımcılar yarının sonuçlarına ilişkin uyarıları daha fazla önemsemişti.
Apple, 27 Haziran 2026'da sona eren mali üçüncü çeyrekte 109,4 milyar dolar gelir açıkladı. Gelir, yıllık bazda yüzde 16 artarak haziran çeyreği rekoru kırdı. Hisse başına seyreltilmiş kâr 2,02 dolar oldu; bu rakam, analistlerin 1,89 dolarlık beklentisini aştı. Şirketin brüt kâr marjı da yüzde 50,1 olarak gerçekleşti .
Ürün bazında tablo da güçlüydü: iPhone satışları yıllık yüzde 22, Mac satışları ise yüzde 29 arttı . Buna karşın hisseler, sonuçların açıklanmasının ardından perşembe günü kapanış sonrası işlemlerde yaklaşık yüzde 6 geriledi; cuma günkü düşüş ise yüzde 9,44'e ulaştı .
Piyasa, açıklanan çeyrekten çok Apple'ın önümüzdeki döneme dair mesajına odaklandı.
Apple, mali dördüncü çeyrekte, yani eylül çeyreğinde, gelir büyümesinin yüzde 9-11 arasında olacağını öngördü. Analistlerin ortak beklentisi ise yüzde 12 büyümeydi .
Bu fark küçük görünse de yatırımcılar için önemli bir sinyaldi: Mevcut talep güçlü kalırken şirket, yakın vadede büyümenin tedarik ve maliyet baskıları nedeniyle yavaşlayabileceğini söylüyordu. Piyasanın olumsuz tepkisindeki başlıca katalizör de bu zayıf yönlendirme oldu .
Yapay zekâ odaklı veri merkezi yatırımlarındaki hızlı artış, dünya genelinde çip ve diğer bileşenlere olan talebi yükseltti. Bu durum küresel tedarik zincirleri üzerinde ciddi baskı oluşturdu .
Apple CEO'su Tim Cook, bilanço görüşmesinde bellek fiyatlarındaki artışı "100 yılda bir görülen sel" ifadesiyle tanımladı . Apple, maliyet artışının bir bölümünü stokladığı ürün ve bileşenlerle dengelemeye çalışmıştı. Ancak Cook, bu tamponun giderek azaldığını ve işlemci kıtlığının iPhone ile Mac'lere yönelik güçlü talebin tamamının karşılanmasını zorlaştırdığını belirtti .
Yani sorun yalnızca daha pahalı bileşenler değildi; Apple, talep olduğu halde yeterli ürünü üretip teslim edememe riskiyle de karşı karşıyaydı.
App Store, iCloud ve içerik hizmetlerini kapsayan Hizmetler segmenti, yıllık bazda yüzde 12,1 büyüyerek 30,74 milyar dolar gelir elde etti. Ancak bu rakam, 31,22 milyar dolarlık analist beklentisinin yaklaşık 480 milyon dolar altında kaldı .
Apple, sapmada mobil oyunlardaki yavaşlama ve App Store'daki değişikliklerin etkili olduğunu söyledi . Hizmetler, şirketin yüksek marjlı ve düzenli gelir üreten en önemli büyüme motorlarından biri olduğu için, görece küçük bir eksik bile yatırımcıları endişelendirdi .
Segment yine de rekor seviyeye ulaştı; ücretli aboneliklerin toplamı 1,5 milyarı aştı . Ancak piyasa, büyümenin hız kaybedebileceği ihtimaline odaklandı.
30 Temmuz'daki bilanço görüşmesi, Tim Cook'un Apple CEO'su olarak katıldığı son görüşmeydi. Apple'ın Donanım Mühendisliği bölümünden sorumlu kıdemli başkan yardımcısı John Ternus, 1 Eylül 2026'da CEO koltuğunu devralacak. Cook ise yönetim kurulunda icra kurulu başkanı görevine geçecek .
Geçiş, Apple yönetim kurulunun oy birliğiyle onayladığı ve uzun vadeli planlama sürecine dayanan düzenli bir görev değişimi olarak açıklansa da liderlik değişiklikleri piyasalarda her zaman soru işaretleri yaratabilir . Üstelik Ternus, görevi tedarik sıkıntılarının, bellek maliyetlerindeki artışın ve yapay zekânın teknoloji sektöründeki dengeleri değiştirdiği bir dönemde devralacak.
Apple'ın Büyük Çin bölgesindeki satışları analist tahminlerinin altında kaldı. Şirketin önemli büyüme alanlarından biri olan bu pazardaki zayıflık, yatırımcıların endişelerine yeni bir başlık ekledi .
Apple'ın üçüncü çeyrekteki yüzde 50,1'lik brüt kâr marjı, gümrük vergisi iadelerinden kaynaklanan yaklaşık 2 puanlık olumlu etkiyi içeriyordu. Hisse başına kâr da aynı kalem sayesinde 0,11 dolar artmıştı .
Bu tek seferlik avantajların sonraki çeyreklerde ortadan kalkması, yatırımcıların gelecekte daha düşük marjlar beklemesine yol açtı.
Analistler sonuçları farklı biçimlerde yorumladı . Olumlu görüşteki analistler, iPhone ve Mac satışlarındaki güçlü ivmeye, rekor Hizmetler aboneliklerine ve Apple'ın toplam talep gücüne dikkat çekti .
Daha temkinli analistler ise eylül çeyreği yönlendirmesinin beklentiyi karşılamamasını, bileşen kıtlığını, bellek maliyetlerindeki artışı, Büyük Çin'deki zayıflığı ve CEO değişiminin yarattığı belirsizliği öne çıkardı.
Bu faktörlerin toplamı, Apple hisselerinin Mart 2020'deki pandemi kaynaklı satış dalgasından bu yana en kötü tek günlük performansını göstermesine neden oldu . Sonuçlar, Apple'ın bugün ne kadar kazandığından çok, güçlü talebi gelecekte ne ölçüde karşılayabileceği sorusunun borsada daha belirleyici olduğunu gösterdi.