İran’ın savaş dönemi askeri komutanlığının başındaki Tümgeneral Ali Abdollahi, ABD’nin “tam kapsamlı bir bölgesel savaşın alevlerini hızlandırarak körüklediğini” söyledi . Abdollahi ayrıca Washington’ı, İsrail’in savaş kapasitesini güçlendirirken bölge ülkelerinin “sermayesini, kaynaklarını ve altyapısını kendi çıkarları için kalkan olarak kullanmakla” suçladı .
Merkezi Hatem el-Enbiya Karargâhı sözcüsü de İran devlet medyasına yaptığı açıklamada şu ifadeyi kullandı: “Altyapımıza saldırırsanız, sizin daha önemli ve daha çok sayıdaki altyapı tesislerinize saldırırız” .
İran’ın tehdit ettiği hedefler arasında enerji tesisleri, bilgi teknolojileri sistemleri ve deniz suyunu arıtma merkezleri bulunuyor. Bu altyapılar, yalnızca askeri operasyonlar açısından değil, Körfez bölgesindeki sivillerin elektrik ve suya erişimi bakımından da kritik önem taşıyor .
CBS News’un 31 Temmuz tarihli haberine göre ABD ve İsrail, İran’ın enerji altyapısına karşı “bugüne kadarki en sert bombardıman kampanyalarından biri” olabilecek bir operasyon için hazırlık yapıyor. Olası hedefler arasında petrol ve doğal gaz tesisleri, elektrik santralleri ve rafineriler yer alıyor; saldırıların 1-2 Ağustos hafta sonu boyunca düzenlenmesi ihtimali değerlendiriliyor .
Reuters’ın aktardığı CBS News haberinde, İsrail’in bilgilendirildiği ve ABD ile koordinasyon içinde hareket ettiği belirtildi . CBS News ayrıca saldırıların küresel ve ABD ekonomisi üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla operasyonun pazartesi günü finans piyasaları açılmadan tamamlanmasının görüşüldüğünü, ancak kesin bir bitiş takviminin bulunmadığını bildirdi .
Axios ise Trump’ın, Tahran’ı Washington’ın ateşkes şartlarını kabul etmeye zorlamak amacıyla birkaç gün içinde İran’ın enerji altyapısına hava saldırısı düzenlemeyi değerlendirdiğini yazdı. Habere göre karar henüz kesinleşmiş değil .
1 Ağustos’taki misilleme tehdidi, haziran ayında başlayan diplomatik sürecin hızla çökmesinin ve temmuz sonunda karşılıklı saldırıların yeniden yoğunlaşmasının sonucu olarak ortaya çıktı.
ABD Başkanı Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, 17 Haziran 2026’da çatışmaları sona erdirmeyi ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı amaçlayan bir mutabakat zaptı imzaladı. Anlaşma, İran’ın nükleer programı konusunda 60 günlük teknik müzakere süreci başlatıyordu .
Ancak ABD’nin İran’daki hedeflere yönelik hava saldırılarını artırmasıyla diplomatik zemin temmuzun ilk yarısında hızla aşındı . İran’ın başmüzakerecisi Muhammed Bakır Galibaf, 15 Temmuz’da barış anlaşmasının geçersiz olduğunu ve İran silahlı kuvvetlerinin ABD’nin “saldırganlığına” karşı “tam hareket serbestisine” sahip bulunduğunu açıkladı . İran devlet televizyonu da 18 Temmuz’da Tahran’ın mutabakata bağlılığını sona erdirdiğini duyurdu .
Taraflar, müzakerelere dönmek amacıyla 26 ve 27 Temmuz’da yaklaşık iki günlük kırılgan bir saldırı duraklamasına gitti . Bu kısa ara, yaklaşık iki haftalık yoğun çatışmanın ardından geldi.
Söz konusu dönemde ABD saldırılarından birinin İran’daki deniz suyu arıtma tesisini vurduğu ve yaklaşık 10.000 kişinin susuz kaldığı bildirildi. İran ise ABD’nin bölgedeki müttefiklerine yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarıyla karşılık verdi .
İran, 28 Temmuz’da Ürdün’deki bir ABD askeri üssüne çok sayıda balistik füze fırlattı. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), saldırıyı “sürpriz saldırı girişimi” olarak nitelendirdi . Füzelerin tamamının engellendiği açıklandı; ancak bu olay, mevcut tırmanış sırasında İran’ın ABD güçlerine yönelik ilk balistik füze saldırısı olarak kayda geçti .
CENTCOM, füzelerin İran’dan fırlatıldığını ve ABD güçlerinin teyakkuz hâlinde olduğunu doğruladı . Trump da saldırının ardından İran’a “ağır bir darbe” vurulacağını söyledi . Böylece kısa süreli ateşkes ve diplomasi arayışı yeniden ciddi biçimde sarsıldı.
Çatışmalar, İran’ın “dokunulmaz kırmızı çizgi” olarak nitelendirdiği Hürmüz Boğazı’nı defalarca kapatma veya geçişleri tehdit etme noktasına ulaştı . Basra Körfezi’ndeki petrol sevkiyatının önemli bir geçiş güzergâhı olan boğaz çevresinde yaşanacak daha geniş çaplı bir savaş, küresel enerji arzını ciddi biçimde aksatma potansiyeli taşıyor .
İran’ın başmüzakerecisi Galibaf, X platformunda “Petrol satmadığımız bir bölgede hiç kimse petrol satamayacak” mesajını paylaştı .
1 Ağustos itibarıyla ABD’nin olası saldırıları konusunda son karar verilmiş değil. Ancak İran’ın misilleme tehdidi açıkça ortaya konmuş durumda ve enerji altyapısının çatışmanın yeni ana hedefi hâline gelmesi, krizin bölgesel sınırları aşarak petrol, doğal gaz, elektrik ve su tedarikini etkileyebileceği endişesini artırıyor.