Bankaların yarattığı senaryolar, mevcut jeopolitik risklerin geniş bir yelpazesini kapsadı. Bunlar arasında; ticaret savaşları ve tarife artışları, yaptırım rejimleri, kritik finansal altyapıya yönelik siber saldırılar, Ukrayna savaşının tırmanması gibi silahlı çatışmalar ve enerji arzını hedef alan hibrit savaş taktikleri yer aldı . ECB, bankalardan jeopolitik riskin üç farklı iletim kanalını (direkt maruziyet etkisi, makroekonomik geri bildirim etkisi ve müşteri/karşı taraf davranışsal tepkileri) modellemelerini istedi .
Testin en çarpıcı sonuçlarından biri, bankaların stres testi modellerindeki yapısal bir eksiklik oldu. Rapor, bankaların büyük çoğunluğunun, bir 'borç ödeme gücü (solvency) şoku'nun eş zamanlı olarak nasıl bir 'likidite çıkışına (liquidity drain)' yol açabileceğini yeterince iyi modelleyemediğini ortaya koydu .
Özellikle 'yabancı para likiditesi' konusunda ciddi bir kırılganlık tespit edildi. Sınır ötesi maruziyeti yüksek veya yabancı para fonlamasına bağımlı bankalar, özellikle belirli döviz piyasalarına erişimi dondurabilecek veya kısıtlayabilecek yaptırım senaryolarında, bir kriz anında yabancı para likiditelerinin ne kadar hızlı ve şiddetli bir şekilde kuruyabileceğini hafife aldı . Çoğu banka, en kötü senaryoda bile likidite karşılama oranlarının (LCR) düzenleyici sınırların üzerinde kalacağını varsaydı, ancak bu varsayımın altında yatan modeller ECB tarafından yetersiz bulundu.
ECB, bankaların bu teste yaklaşımındaki tutarsızlıklara ve önerilen eylem planlarındaki 'aşırı iyimserliğe' dikkat çekti . Birçok bankanın, bir jeopolitik kriz anında uygulanması neredeyse imkansız olan standart yönetim eylemlerine (varlık satışı, sermaye artırımı, risk ağırlıklı varlıkları azaltma gibi) güvendiği belirtildi.
ECB, bir kriz anında varlık satışlarının 'yangın satışı' (fire sale) fiyatlarından yapılmak zorunda kalınabileceğini, piyasaların kilitlendiği bir ortamda hızlıca sermaye artırmanın mümkün olmayacağını vurguladı . Ayrıca bankaların acil durum planlarında (contingency plans), hangi spesifik enstrümanın veya karşı tarafın kullanılacağına dair detayların eksik olduğu ve birçok bankanın aynı anda benzer önlemlere başvurması durumunda bu önlemlerin etkinliğini tamamen kaybedeceği gerçeğinin göz ardı edildiği ifade edildi .