Reuters tarafından Camp David’deki kabine toplantısı sırasında çekilen bir fotoğrafta, Hazine Bakanı Scott Bessent’in not defterinde “Buy JPY 5-10 billion” yani “5-10 milyar dolar tutarında JPY al” ifadesinin yer aldığı görüldü . Hazine sözcüsü, not defterinin içeriği veya herhangi bir müdahale yapılıp yapılmadığı konusunda yorum yapmadı . Bu ifade, müdahalenin miktarına ilişkin bağımsız bir resmi doğrulama niteliğinde değil.
Japonya, 30 Temmuz Perşembe günü New York işlem saatlerinde doları satıp yen alarak piyasaya müdahale etti. Bu, Tokyo’nun üç ay içindeki ilk benzer operasyonuydu. Yenin dolar karşısında yaklaşık 163 seviyesine gerileyerek 40 yılın en düşük düzeylerine yaklaşması, Japonya’daki ithalat maliyetleri ve yaşam giderleri üzerindeki baskıyı artırmıştı .
Güney Koreli yetkililer de wonu desteklemek için piyasaya girdi. Kaynaklar, Japonya ve Güney Kore’nin hamlesini nadir, hatta eşi görülmemiş bir koordineli müdahale olarak nitelendirdi; operasyonun ABD’yle birlikte yürütülmüş olabileceği belirtildi .
ABD’li yetkililer, Japonya’nın perşembe günkü müdahalesi sırasında kur yoklamaları gerçekleştirmişti . Cuma günü ise bu ön sinyalin ötesine geçerek doğrudan alım gerçekleştirdiği bildirildi.
Yen, Japonya’nın müdahalesinin ardından perşembe günü bir anda güçlendi. Dolar karşısında yüzde 3,3’e varan yükseliş kaydeden para birimi, yaklaşık iki yılın en büyük günlük kazancını elde ederek kısa süreliğine 158 seviyesini gördü . Yen, hafta başında 163 civarında işlem görmüş ve 163,99 ile yaklaşık 40 yılın en düşük düzeyine gerilemişti .
Ancak hareket kalıcı olmadı. Cuma günü Asya işlemlerinde dolar, müdahale riskleri sürerken yüzde 0,45 değer kazanarak yaklaşık 160,175 yene çıktı . Bu tablo, resmi müdahalenin kısa vadede kuru hızla değiştirebildiğini ancak yatırımcıların Tokyo ve Washington’ın kararlılığını test etmeye devam ettiğini gösterdi.
ABD Hazinesi’nin cuma günkü operasyonunda kaç dolarlık işlem yapıldığı yetkililer tarafından kamuoyuna açıklanmadı. Japonya’nın perşembe günkü müdahalesi Nikkei tarafından “büyük ölçekli” olarak tanımlansa da kesin tutar henüz bilinmiyor .
Bu hamle, Japonya’nın Nisan ve Mayıs 2026’da gerçekleştirdiği toplam 70 milyar dolarlık yen alımı sonrasında geldi . Ancak söz konusu rakam, ABD’nin cuma günkü müdahalesinin büyüklüğünü göstermiyor.
Japonya Merkez Bankası (BOJ), 31 Temmuz’daki toplantısında politika faizini beklendiği gibi yüzde 1,0 seviyesinde tuttu. Karar 8’e 1 oyla alındı; kurul üyesi Hajime Takata ise faizin hemen yüzde 1,25’e yükseltilmesini savundu .
BOJ aynı zamanda gelecekte faiz artırımlarına devam etme iradesini vurguladı ve büyüme tahminini yükseltti. Banka, ilk kez temel enflasyonun yüzde 2’lik hedefin üzerine çıkabileceği uyarısında bulundu .
Yenin uzun süren değer kaybı, enerji ithalat maliyetlerini artıran İran savaşı kaynaklı enerji şokuyla birlikte Japon ekonomisi üzerindeki baskıyı ağırlaştırdı . Döviz müdahalesiyle BOJ’un şahin mesajı, aynı soruna iki farklı kanaldan verilen yanıt oldu: İlki piyasadaki kuru doğrudan etkilemeye, ikincisi ise daha sıkı para politikası beklentisini güçlendirmeye yöneldi.