Ürdün de benzer saldırıların hedefi oldu. Bölgedeki değerlendirmeler, bu saldırılarda İran tarafından desteklenen Iraklı milislerin rol oynadığına işaret etti . Bu gelişmeler, Bağdat'ın kendi topraklarının komşu ülkelere yönelik saldırılarda kullanılmasını engellemesi yönündeki baskıyı artırdı.
Reuters'ın 30 Temmuz tarihli özel haberine göre, Yemen'deki İran yanlısı Husiler, bu hafta Suudi Arabistan'a yönelik bazı saldırıları Irak topraklarından, İran'la bağlantılı Iraklı silahlı gruplarla koordinasyon içinde gerçekleştirdi. Bu değerlendirme, Suudi Arabistan ve bölgesel ortaklarının istihbarat analizlerine dayanıyor .
Bölgedeki haber ve analizlere göre Husiler, Irak'ta teknik danışman ekipleri bulunduruyor ve yerel gruplara özellikle seyir füzelerinin kullanımı konusunda destek sağlıyor . Daha önce siyasi ve medya düzeyinde kalan iş birliğinin askeri, lojistik ve istihbarat faaliyetlerini kapsayan daha kapsamlı bir ortaklığa dönüştüğü belirtiliyor . Irak, bu ağ açısından füze, insansız hava aracı ve lojistik koordinasyonun önemli merkezlerinden biri haline geliyor.
Suudi Arabistan 30 Temmuz'da, Kızıldeniz'deki deniz taşımacılığını ve enerji sevkiyat güzergâhlarını Husilerin saldırılarına karşı korumayı amaçlayan çok uluslu bir deniz savunma ittifakı planını açıkladı. Suudi Savunma Bakanlığı, toplantıya 43 ülke ve Avrupa Birliği temsilcilerinin katıldığını; Riyad'ın ittifakın kurucu ve lider ülkesi olmayı, merkezine de ev sahipliği yapmayı önerdiğini duyurdu .
İttifakın odağında Kızıldeniz'in yanı sıra stratejik Babu'l Mendeb Boğazı ve Aden Körfezi'ndeki seyrüsefer güvenliği bulunuyor. Yaklaşık 50 ülkeyle temas kurulduğu, 14 ülkenin ise girişime destek veren kurucu açıklamaya katıldığı bildirildi. Destek veren ülkeler arasında Türkiye, Pakistan, Mısır, Ürdün, Sudan, Cibuti ve Somali de yer aldı .
Bu adım, Husilerin 20 Temmuz'da Suudi Arabistan'a karşı Kızıldeniz'de deniz ablukası uygulayacağını açıklamasının ardından geldi. Husi lideri Abdülmelik el-Husi, ittifakın açıklanmasından saatler önce Riyad'a karşı “tam kapsamlı tırmanış” tehdidinde bulundu . Yemen'deki kaynaklar, Suudi Arabistan'ın deniz yoluyla ve olası bir kara harekâtıyla Husilere karşı daha geniş bir operasyon hazırlığında olduğunu öne sürdü; ancak bu hazırlıklara ilişkin ayrıntılar bağımsız biçimde doğrulanmış değil .
28-29 Temmuz'da ABD Merkez Komutanlığı ile Suudi güçleri, Irak'ın doğusunda İran'la bağlantılı silahlı gruplara ait lojistik ve silah tesislerine hassas hava saldırıları düzenledi. ABD ve Riyad, operasyonu Suudi petrol tesisleri ile ABD güçlerine yönelik insansız hava aracı saldırılarına misilleme olarak açıkladı . ABD Merkez Komutanlığı, son 72 saatte İran Devrim Muhafızları tarafından yönlendirildiğini belirttiği 30'dan fazla insansız hava aracı saldırısına karşılık verildiğini duyurdu .
Saldırılarda, Irak'ta Haşdi Şabi olarak bilinen Halk Seferberlik Güçleri'nin en az 20 mensubu öldü. Irak yasalarına göre başbakana bağlı güvenlik yapısının parçası kabul edilen Haşdi Şabi bünyesinde, İran tarafından desteklenen güçlü milis grupları da bulunuyor . Operasyonların yedi vilayetteki mevzileri etkilediği ve çok sayıda kişinin yaralandığı bildirildi .
Irak Başbakanı Ali el-Zaidi, saldırıların ardından Ulusal Güvenlik Konseyi'ni acil toplantıya çağırdı. Bağdat, ABD ve Suudi Arabistan'ın operasyonlarını Irak'ın egemenliğinin ve topraklarının dokunulmazlığının “açık ihlali” olarak niteledi; saldırıların “büyük bir yanlış hesaplamaya” yol açabileceği uyarısında bulundu .
Iraklı silahlı gruplar da saldırıları “tehlikeli bir tırmanış” olarak tanımladı . Böylece Bağdat, bir yandan topraklarının komşu ülkelere yönelik saldırılarda kullanılmasını önleme baskısıyla, diğer yandan kendi topraklarındaki silahlı gruplara yönelik dış operasyonlara karşı çıkma zorunluluğuyla karşı karşıya kaldı.
29 Temmuz'da İran Devrim Muhafızları, Irak'taki ABD-Suudi saldırılarına yanıt olarak Ürdün'deki Muvaffak Salti Hava Üssü ile ABD Merkez Komutanlığı karargâhını hedef alan balistik füze saldırıları düzenlediğini açıkladı . ABD, bölgedeki güçlerinin yüksek alarm durumunda olduğunu bildirirken saldırının engellendiğini duyurdu .
İran'ın karşı saldırısı, Irak'taki operasyonlarla aynı zaman diliminde gerçekleşti. Bu durum, çatışmanın yalnızca Suudi Arabistan, Irak ve Yemen hattında kalmayıp Ürdün'deki ABD askeri varlığını da doğrudan içine çektiğini gösterdi.
Bölgedeki yetkililer ve analiz kuruluşları, gelişmelerin kontrol edilemeyen daha geniş bir savaşa dönüşebileceği uyarısında bulunuyor. Suudi Arabistan artık İran, Irak'taki milisler ve Yemen'deki Husiler olmak üzere üç ayrı yönden tehdit altında görülüyor .
Husiler ile Iraklı gruplar arasındaki operasyonel bağların İran Devrim Muhafızları'nın gözetimi altında derinleştiğine dair değerlendirmeler, Irak'ın bölgesel çatışmada bir koordinasyon ve fırlatma alanına dönüşmesi endişesini artırıyor . Riyad'ın deniz ittifakı kurma girişimi ve olası yeni askeri operasyon hazırlıkları ise Kızıldeniz'deki ticaret güvenliğini koruma hedefiyle daha geniş bir askeri karşılaşma riskini aynı anda gündeme getiriyor.
Bu tablo, Irak hükümetinin denge politikasını daha da zorlaştırırken, Körfez ülkeleri ile Bağdat arasındaki ilişkiler üzerinde de yeni bir baskı yaratıyor. Diplomatik kanalların açık tutulamaması halinde, tek tek saldırılara verilen karşılıkların kısa sürede birden fazla ülkeyi kapsayan bölgesel bir çatışmaya dönüşmesinden endişe ediliyor.