Avrupa arzının yaklaşık yüzde 5’ini karşılayan Katar LNG’si de bir Katar gemisinin vurulmasının ardından fiilen durdu . Bu kesintinin Avrupa’nın kışa girerken karşı karşıya kalacağı açığı 20 milyar metreküpe kadar büyütebileceği tahmin ediliyor .
Çatışma öncesinde küresel LNG arzının yıllık bazda yaklaşık yüzde 11 artması bekleniyordu. Ancak Katar, ABD ve diğer üreticilerden gelecek yeni arzın bir bölümü kesintiye uğradı, ertelendi veya Asya’ya yöneldi. Bu nedenle büyüme beklentisi yalnızca yüzde 1’e indirildi .
Bu değişim, Avrupa’nın piyasadan ek kargo bulma çabasını zorlaştırıyor. Asya’daki alıcılar da sınırlı sayıdaki spot LNG yükü için rekabet ederken, Avrupa’nın yaz boyunca depolarını doldurmak için ihtiyaç duyduğu kargolar daha pahalı hale geliyor.
Dördüncü sıcak hava dalgası ve yetersiz yağış, Ren Nehri’ni kritik derecede sığlaştırdı. Almanya ile İsviçre’ye yakıt ve sanayi girdisi taşımacılığı açısından önemli bir geçiş noktası olan Kaub’da su seviyesi 28 Temmuz’da 28 santimetreye geriledi; bu, 2018’den bu yana en düşük seviye oldu. Tahminler seviyenin yaklaşık 24 santimetreye, hatta 20 santimetreye yaklaşabileceğine işaret etti .
30 Temmuz’da Kaub’daki seyredilebilir su derinliği 29 santimetre olarak ölçüldü. Bu değer, Ekim 2018’de kaydedilen 25 santimetrelik tarihî düşük seviyeye yaklaşıyor . Alman federal verilerini inceleyen Bloomberg’e göre Kaub’daki gemi geçiş açıklığı, en az 1990’dan bu yana yılın bu dönemi için görülen en düşük seviyede .
Sığlık nedeniyle mavnalar kapasitelerinin yalnızca yüzde 15-20’siyle, hatta daha düşük yüklerle seyrediyor . Büyük taşımacılık operatörlerinden Contargo, su seviyesinin en düşük ölçümlere gerilemesi halinde 20 fitlik konteyner için 195 avroya, 40 fitlik konteyner için 250 avroya ulaşan düşük su ek ücretleri uyguladı .
Bu durum kömür, kalorifer yakıtı ve sanayi hammaddelerinin Almanya ile İsviçre’deki enerji santrallerine ve sanayi tesislerine taşınmasını pahalılaştırıyor ve yavaşlatıyor . Böylece dış kaynaklı LNG şoku, Avrupa’nın iç taşımacılık ağındaki bir darboğazla daha da ağırlaşıyor.
Temmuz 2026’nın son günlerinde AB gaz depoları kapasitenin yaklaşık yüzde 53-55’i dolu görünüyor. Bu oran, beş yıllık mevsim ortalamasının yaklaşık 12-15 puan altında ve 2021’den bu yana temmuz ayındaki en düşük seviyeye işaret ediyor . Bazı takipçiler 29 Temmuz’da doluluk oranını yüzde 47 olarak gösterdi; bu da mevsim normunun 18 puan altında .
AB ülkelerinin 1 Temmuz’daki net gaz enjeksiyonu, aynı tarih için son altı yılın en düşük seviyesinde kaldı . 22 Temmuz’da depolanan gaz miktarı, bir yıl önceye göre 12 milyar metreküp daha azdı . Avrupa’nın en büyük doğal gaz tedarikçilerinden Equinor’un CEO’su Anders Opedal ise bölgenin kış öncesi yüzde 80 doluluk hedefinin gerisinde kalmasının muhtemel olduğunu söyledi .
Wood Mackenzie, mevcut koşullar devam ederse depolama seviyesinin kış öncesinde yüzde 70’in altında kalabileceği ve arz güvenliğinin risk altına girebileceği uyarısında bulunuyor . Kuruluşun en iyi senaryosunda dahi, Katar’ın eylül sonuna kadar tam kapasiteye dönmesi varsayılsa, Avrupa depolarının 1 Kasım’da en fazla yüzde 75 doluluğa ulaşabileceği hesaplanıyor .
Avrupa doğal gaz piyasasının temel göstergesi olan Hollanda TTF vadeli işlemleri 20 Temmuz’da kısa süreliğine megavatsaat başına 60 avroyu aştı. Eylül 2026 kontratı 29 Temmuz’da 61,63 avro seviyesinde işlem gördü; bu, bir ay öncesine göre yaklaşık yüzde 37, geçen yıla göre ise yaklaşık yüzde 75 artış anlamına geliyor .
Spot fiyatlar da haziran diplerinin yüzde 50’den fazla üzerinde bulunuyor . Fiyatlardaki yükseliş, piyasanın Avrupa’nın kış öncesinde eksik depolamayı tamamlamak için daha pahalı LNG kargolarına ihtiyaç duyacağını düşündüğünü gösteriyor.
Avrupa Komisyonu’nun Gaz Koordinasyon Grubu, 1 Temmuz itibarıyla kış gaz arz güvenliği açısından “acil bir endişe” bulunmadığını açıkladı. Komisyon, yaz sonuna kadar depoların yüzde 80 doluluğa ulaşmasının gelecek kış için yeterli olacağını savunuyor .
Bu resmî değerlendirme, analistlerin, trader’ların ve enerji şirketlerinin uyarılarıyla belirgin biçimde çelişiyor. Farkın temelinde Komisyon’un talep düşüşü, Hürmüz dışından gelecek LNG ve boru hattı alternatiflerinin açığı kapatabileceği görüşü bulunuyor. Piyasa aktörleri ise mevcut enjeksiyon hızını ve Asya’nın spot LNG kargoları için artan rekabetini dikkate alarak bu varsayımı fazla iyimser buluyor .
Hürmüz Boğazı’nın kapanması Katar LNG’sini kesiyor; küresel LNG arz artışının yüzde 11’den yüzde 1’e düşmesi yeni kargo bulmayı zorlaştırıyor; Ren Nehri’nin Kaub’daki seviyesinin yaklaşık 24-29 santimetreye gerilemesi iç lojistiği kısıtlıyor; AB depolarının yüzde 53-55 civarında kalması ise kışa bırakılan tamponu daraltıyor.
Bu gelişmelerin toplamı, kış başlamadan kolayca kapatılamayacak yapısal bir arz açığı oluşturuyor. TTF fiyatlarının 60 avronun üzerinde seyretmesi de piyasanın bu riski şimdiden fiyatladığını gösteriyor. Avrupa’nın tam kapsamlı bir enerji krizine sürüklenip sürüklenmeyeceği; kışın ne kadar soğuk geçeceğine, Hürmüz Boğazı’nın ne zaman açılacağına ve Asyalı alıcıların kalan LNG kargoları için ne kadar agresif davranacağına bağlı olacak.