Ancak 28-29 Temmuz gecesi İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), Ürdün’deki ABD askeri tesislerine bir dizi balistik füze fırlattı. Hedefler arasında ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) personeline ev sahipliği yapan Muwaffaq Salti Hava Üssü de bulunuyordu . ABD ordusu, söz konusu saldırıdaki füzelerin tamamının önlendiğini açıkladı . Ürdün ordusu da ülke hava sahasında beş füzenin imha edildiğini duyurdu .
Bu saldırı, tarafların karşılıklı ateşkese dönüş ihtimalini zayıflattı ve ABD’nin İran içindeki hava saldırılarını yeniden başlatmasının önünü açtı.
29 Temmuz’daki füze saldırısından ayrı olarak, 17 Temmuz’da Ürdün’deki bir askeri üsse düzenlenen daha önceki İran saldırısında ABD askerlerinin kaldığı modüler konaklama birimlerinin isabet aldığı bildirildi. ABD’li yetkililere göre saldırıda iki Amerikan askeri hayatını kaybetti .
Bu kayıplar, Washington’ın İran’ın bölgedeki ABD personeline yönelik saldırılarına vereceği karşılığın kapsamı üzerindeki baskıyı artırdı. Son saldırıda füzelerin engellenmiş olması ise tarafların çatışmayı sona erdirmek yerine yeni bir misilleme döngüsüne girebileceği endişesini ortadan kaldırmadı.
Başkan Donald Trump, 23 Temmuz’da Axios’a verdiği röportajda İran’a şimdiye kadarki operasyonlardan daha büyük bir saldırı düzenlemeyi “ciddi şekilde değerlendirdiğini” söyledi. Trump, “Çok büyük bir saldırıyı değerlendiriyorum. Şimdiye kadarkilerden daha büyük” ifadelerini kullandı .
Trump, 24 Temmuz’da üst düzey askeri danışmanlarıyla seçenekleri görüştü . New York Times’ın 25 Temmuz tarihli haberine göre o aşamada hemen büyük bir tırmanışa gitmekten geri durmuştu .
Ancak 29 Temmuz’daki İran füze saldırısının ardından Trump, Fox News’e verdiği röportajda İran’a “ders vereceklerini” ve sert biçimde karşılık vereceklerini söyledi . Başkan daha önce de yeni ölçekte bir saldırı başlatma kararına “yakın” olduğunu belirtmişti . Bu nedenle Washington’ın önündeki temel soru, sınırlı misillemeyle mi yetinileceği yoksa savaşın kapsamının belirgin biçimde mi genişletileceği.
Çatışmanın etkileri İran ve Ürdün’le sınırlı kalmadı. 28-29 Temmuz’da ABD ve Suudi Arabistan, Irak’ın doğusunda İran’la bağlantılı silahlı gruplara yönelik ortak hassas saldırılar düzenledi. Operasyonların, İran Devrim Muhafızları’yla bağlantılı grupların ABD güçlerine ve Suudi enerji altyapısına yönelik saldırılarına yanıt olduğu açıklandı .
Suudi Arabistan, saldırıların ülkenin petrol tesislerini hedef alan insansız hava aracı saldırılarına karşılık olduğunu bildirdi . Irak’taki Halk Seferberlik Güçleri (Haşdi Şabi) içindeki gruplar ise saldırılarda en az 20 kişinin öldüğünü açıkladı .
Irak Başbakanı Ali el-Zaidi, acil Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısı düzenleyerek saldırıları “tehlikeli bir tırmanış” olarak niteledi . Böylece Irak, ABD-İran savaşının genişleyen sahalarından biri haline geldi .
Hürmüz Boğazı, çatışmanın en kritik başlıklarından biri olmayı sürdürüyor. Körfez’deki bu stratejik geçiş güzergâhının kapanması veya kesintiye uğraması, enerji sevkiyatını ve bölgesel ticareti doğrudan etkiliyor. Umman, ABD ile İran arasında boğazın yeniden açılması için arabuluculuk yapıyor; 27 Temmuz’da görüşmelerin ilerlediğini ve Tahran’ın sürece katıldığını açıkladı .
Bununla birlikte mevcut kaynaklar, İran’ın Umman tarafından önerildiği öne sürülen “ortak kontrol” düzenlemesini açıkça reddettiğini doğrulamıyor. NPR’ın haberinde görüşmelerin sürdüğü ve İran’ın ABD’nin saldırılarına verilen misillemelere ara verdiği aktarılıyor; Umman kanalının reddedildiğine ilişkin doğrulanmış bir bilgi yer almıyor .
Çatışmanın Körfez’deki enerji altyapısı ve Hürmüz Boğazı üzerindeki baskıyı artırması, enerji piyasalarında yeni bir dalgalanma yarattı. Time, 25 Temmuz’da tırmanan gerilimi enerji fiyatlarındaki yükselişle ilişkilendirdi . Diğer haberlerde de çatışmanın enerji piyasalarını yeniden istikrarsızlaştırdığı ve petrol fiyatları üzerinde sürekli yukarı yönlü baskı oluşturduğu belirtildi .
Ancak mevcut kaynak taramasında 30 Temmuz’daki Brent petrol fiyatının kesin seviyesi doğrulanamadı. Dolayısıyla Brent’in 100 doların üzerine çıktığı iddiası, bildirilen piyasa stresleriyle uyumlu olsa da bu haber bağlamında bağımsız olarak teyit edilmiş değil.
Eldeki bilgiler, ABD-İran arasındaki saldırı molasının sona erdiğini, İran’ın Ürdün’deki ABD güçlerine füze saldırısı düzenlediğini, Trump’ın daha büyük bir operasyon seçeneğini değerlendirdiğini ve ABD-Suudi güçlerinin Irak’ta saldırılar gerçekleştirdiğini destekliyor.
Buna karşılık İran’ın Umman’ın ortak kontrol teklifini reddettiği ve Brent petrolün 30 Temmuz’da kesin olarak 100 doların üzerine çıktığı yönündeki iddialar mevcut kanıtlarla doğrulanmış değil. Hürmüz Boğazı görüşmeleri sürerken, asıl belirsizlik Washington’ın yeni bir saldırı dalgasına geçip geçmeyeceği ve çatışmanın Irak, Ürdün ve Körfez’deki diğer ABD müttefiklerine daha fazla yayılıp yayılmayacağı.