Katı-katı faz geçişinin klasik anlayışına göre, demirin bcc'den fcc'ye geçişi gibi bir dönüşüm için atomların titreşmesi ve yeniden düzenlenmesi gerekir; bu da genellikle ısı gerektirir. Ancak Azadi'nin ekibi farklı bir yol öngördü ve hesapladı: Bir lazer darbesi elektronları birkaç elektronvolt (eV) sıcaklığına ısıtırken kafes oda sıcaklığına yakın kalırsa, Helmholtz serbest enerjisindeki elektronik entropi terimi (−T S) enerji dengesine hakim olabilir .
Yüksek elektronik sıcaklıkta, bu entropi katkısı temel durumdaki kristal yapıyı kararsız hale getirir ve farklı bir yapıyı stabilize eder. Bu geçiş, geleneksel anlamda termal değildir; önemli elektron-fonon enerji transferi gerçekleşmeden önce, sadece elastik yanıtla sınırlı zaman ölçeklerinde (femtosaniyeden pikosaniyeye kadar) meydana gelir . Ekip, altıgen sıkı paket (hcp), yüzey merkezli kübik (fcc) ve hacim merkezli kübik (bcc) fazlar arasındaki Helmholtz serbest enerji farklarını, 7 eV'a kadar elektronik sıcaklığın bir fonksiyonu olarak hesaplamak için sonlu sıcaklık yoğunluk fonksiyonel teorisini kullandı .
Çalışma, periyodik tablodaki metalleri temel durum yapılarından başlayarak modelledi:
Sonuç: 17 metalin 15'inde tamamen elektronik entropi tarafından yönlendirilen bir veya iki katı-katı faz geçişi meydana geliyor . Ekip, serbest enerji kesişmelerinden geçiş elektronik sıcaklıklarını çıkararak sistematik eğilimler ortaya koydu; örneğin, periyodik tablonun aynı grubundaki metaller genellikle benzer davranışlar sergiliyor .
İki istisna ise magnezyum (Mg) ve kurşun (Pb). Bu iki metal, incelenen 7 eV'luk pencerede elektronik entropi kaynaklı herhangi bir geçiş göstermiyor . Bu durum, etkinin yaygın olmakla birlikte evrensel olmadığını gösteriyor.
Peki elektronik entropi neden farklı bir kristal yapıyı tercih ediyor? Cevap elektronik termal basınçta yatıyor . Elektronlar ısıtıldığında, serbest enerjideki elektronik entropi terimi hacme duyarlı bir şekilde bağlı olduğu için basınç üretirler. Ekip, artan elektronik sıcaklığın sistematik olarak daha düşük yoğunluklu kristal yapıları (daha açık atom paketlenmesine sahip olanları) desteklediğini buldu .
Bunu, sıcak elektronların atomlar arasındaki bağları 'gevyeterek' onların daha seyrek bir düzende sıralanmasını sağlaması olarak düşünebiliriz. Bu elektronik basınç, elektronların Fermi seviyesi yakınındaki kuantum hallerini yeniden düzenlemesiyle ortaya çıkar ve bazı metallerde bağ yapısını ve elastik özellikleri önemli ölçüde değiştirir .
Mg ve Pb'nin neden istisna olduğu, elektronik yapılarındaki ince farklılıklara dayanıyor. Geçiş metallerindeki dar d-bant manifoldu, kimyasal potansiyel, iç enerji ve elektronik basıncın güçlü bir sıcaklık bağımlılığına yol açar . Bu, elektronik durumların yeniden işgal edilmesiyle ekranlama, bağ karakteri ve elastik özellikleri değiştirir. Mg ve Pb'de ise bu etkiler, elektronik entropinin yapısal değişimi tetiklemesi için yeterince güçlü değildir . Çalışmada ayrıca Zr metali, bu bağlamda anormal davranış gösteren bir örnek vaka olarak vurgulanmıştır .
Bu keşif, yalnızca temel bilime önemli bir katkı sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bir dizi potansiyel uygulamanın da önünü açıyor:
Çalışmanın öngördüğü bu geçişler, zaman çözünümlü X-ışını veya elektron kırınımı yöntemleriyle deneysel olarak gözlemlenebilir nitelikte .
Sonuç: Elektronik entropi, kendi başına bir termodinamik kontrol parametresi olarak kabul edilmelidir. Kafes ısıtması olmaksızın metallerde ultra hızlı yapısal faz değişimlerini yönlendirebilir; Mg ve Pb ise incelenen 17 metal arasında bu kuralın kayda değer istisnalarıdır .