Ancak savaş uzadıkça bu beklenti boşa çıktı. Trump, Temmuz 2025’te BBC’ye verdiği röportajda Putin’e güveni sorulduğunda “neredeyse hiç kimseye güvenmediğini” söyledi . 2026 ortalarında ise Rusya liderinden “hayal kırıklığına uğradığını” açıkça ifade etti .
Bu değişim, yalnızca kişisel bir kırgınlıktan çok pragmatik bir hesaplamaya işaret ediyor. Trump, Putin’e savaşın sona ermesini istediğini ve Batılı tahminlere göre 1,4 milyona ulaşan Rus kayıplarının ağır bir bedel oluşturduğunu söyledi .
Putin’in Trump’a özel görüşmelerde kullandığı ifadelerin tamamı kamuoyuna açıklanmış değil. Ancak haberlerde, Ukrayna karşısında “hızlı bir zafer” beklentisinin defalarca gerçekleşmediği aktarılıyor . Öne çıkan üç başlık şöyle:
Trump’ın Ukrayna ve Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy hakkındaki değerlendirmesi de belirgin biçimde değişti. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Trump’ın 2025’in başında Beyaz Saray’a döndüğünde “Ukrayna’nın savaşı kaybedeceğini düşündüğünü” söyledi .
Değişimde iki unsur öne çıktı: Ukrayna’nın sahadaki direnci ve Avrupa ülkelerinin diplomatik çabaları. Ukrayna’nın özellikle Rus enerji altyapısına yönelik asimetrik insansız hava aracı saldırıları, Kiev’in savaş kapasitesinin beklenenden yüksek olduğunu gösterdi .
Avrupalı müttefiklerin girişimiyle Haziran 2026’da Fransa’daki G7 zirvesinde Trump ile Zelenskiy arasında yapılan görüşme de bu değerlendirme değişikliğinde etkili oldu . Temmuz sonu itibarıyla Trump’ın Ukraynalıların direncinden etkilendiği ve Zelenskiy ile iyi bir ilişki kurduğu bildiriliyor . The Wall Street Journal kaynaklarına göre Trump artık Ukrayna’nın Rusya’ya karşı koyma kapasitesini görev süresinin başına kıyasla çok daha olumlu görüyor .
Temmuz 2026’nın son günlerinde Ukraynalı ve ABD’li yetkililer, hava saldırılarının durdurulmasını öngören kısmi bir hava ateşkesi önerisini görüşüyor. Bu önerinin, daha geniş kapsamlı barış müzakerelerini yeniden başlatmak amacıyla Rusya’ya sunulması planlanıyor .
Girişimin mevcut durumu şöyle:
Hava ateşkesi önerisi şu aşamada Washington ile Kiev arasındaki görüşme trafiğinin bir parçası. Öneri henüz Moskova’ya resmen sunulmuş değil; Kremlin girişime açık bir destek vermiyor. Rubio’nun açıklamaları da ABD’nin diplomatik süreci sürdürmek istediğini, ancak yakın zamanda kapsamlı bir anlaşma ya da hızlı bir atılım beklemediğini gösteriyor.