Temel senaryo, Brent petrolünün 2026’da varil başına ortalama 94 dolar olmasını ve enerji arzındaki en ağır kesintilerin temmuz sonuna kadar hafiflemesini varsayıyor .
Ancak savaşın tırmanması halinde tablo çok daha ağırlaşabilir. Dünya Bankası Başekonomisti Indermit Gill’in Reuters’a verdiği bilgiye göre, ABD ile İran arasındaki çatışmanın genişlemesi küresel büyümeyi %1,3’e kadar düşürebilir. Aynı senaryoda küresel enflasyon %4,5’e çıkabilir . Enerji kesintilerinin uzadığı ve petrolün varil başına 115 dolar civarında seyrettiği daha uzun süreli kriz senaryosunda ise büyüme %2,1’e geriliyor .
Banka ayrıca 32 ülkenin borç sıkıntısı içinde olduğunu veya yüksek borç sıkıntısı riski taşıdığını bildirdi . Yüksek faizler ve artan enerji maliyetleri, özellikle dış finansmana bağımlı ekonomiler üzerindeki baskıyı artırıyor.
Bank of America, savaşın ekonomik etkisini erken aşamada açık biçimde “stagflasyonist şok” olarak tanımladı. Bankanın ekonomisti Claudio Irigoyen ve ekibine göre büyüme yavaşlarken fiyat baskıları güçleniyor .
Banka, savaş sona erse bile petrol fiyatlarında “yeni normalin” 90-95 dolar aralığı olabileceğini belirtiyor . Irigoyen’in ifadesiyle, savaşın şu ana kadarki ekonomik “temettüsü” ılımlı stagflasyon oldu; kalıcı hasarın boyutunu ise savaşın süresi belirleyecek .
IMF, Nisan 2026’da savaşın etkilerini üç senaryo üzerinden değerlendirdi .
IMF Başkanı Kristalina Georgieva, savaşın küresel petrol arzını şimdiden %13 azalttığını söyledi . Fonun hesaplamasına göre petrol fiyatlarında kalıcı olarak yaşanacak her %10’luk artış, enflasyona yaklaşık 40 baz puan ekliyor . IMF ayrıca küresel büyümenin 2025’teki %3,5’ten 2026’da %3’e gerilemesini, 2027’de ise %3,4’e toparlanmasını bekliyor .
Asya Kalkınma Bankası, gelişmekte olan Asya ve Pasifik ekonomileri için 2026 büyüme tahminini %4,9’a çekti. Bu oran, nisan ayındaki %5,1’lik tahminin ve 2025’te kaydedilen %5,5’lik büyümenin altında kalıyor .
Bölgesel enflasyon beklentisi ADB’nin temmuz görünümünde %4,3’e yükseltildi; Reuters’ın aktardığı güncellemede ise %4,6 seviyesi yer aldı . Enerji fiyatlarındaki artışın etkisi yalnızca akaryakıtla sınırlı değil. Gübre, diğer emtialar ve tedarik zincirleri üzerinden gıda fiyatlarına da yayılıyor .
OECD, savaşın uzaması halinde bazı ülkelerin resesyona sürüklenebileceği ve enflasyonun ciddi biçimde yükselebileceği uyarısında bulundu . Kuruluşun temel senaryosunda küresel büyümenin 2025’teki %3’ten 2026’da %2,8’e yavaşlaması, ardından yeniden hız kazanması bekleniyor .
Petrol, savaşın küresel ekonomiye aktarılmasındaki en önemli kanal olmaya devam ediyor. Enerji maliyetleri yükseldiğinde bunun etkisi yalnızca pompaya yansımıyor; ulaştırma, üretim, gıda ve elektrik maliyetleri üzerinden ekonominin geneline yayılıyor.
Dünya Bankası, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin enerji piyasalarını ciddi biçimde bozduğunu belirtiyor. Bu stratejik deniz geçişindeki aksaklıkların uzaması, petrol fiyatlarında yeni sıçramalara yol açabilir . Brent petrolü için 2026 ortalaması 94 dolar olarak öngörülse de daha uzun süreli arz kesintilerinde 115 dolar seviyesinin gündeme gelebileceği değerlendiriliyor .
Savaş, 2026’da petrol arz açığı görünümünü derinleştirirken, arz koşullarının normalleşmesi halinde 2027’de piyasada yeniden arz fazlası oluşabileceği tahmin ediliyor . Bu da petrol fiyatlarının kısa vadede yüksek, orta vadede ise daha dalgalı seyretmesine neden olabilir.
Enerji şoku gübre piyasasını da etkiliyor. Dünya Bankası, gübre fiyatlarının 2026’da yaklaşık %38 artabileceğini öngörüyor . Bu artış, tarımsal üretim maliyetlerini ve gıda ithalat faturalarını özellikle gelişmekte olan ülkelerde yükseltiyor.
Enerji fiyatlarındaki artış, merkez bankalarını iki zıt hedef arasında bırakıyor: Enflasyonu kontrol etmek için faizleri yüksek tutmak veya yavaşlayan büyümeyi desteklemek için para politikasını gevşetmek.
ABD Merkez Bankası (Fed), 2026’da politika faizini %3,50-%3,75 aralığında tuttu. Ancak enflasyon risklerinin yeniden güçlenmesi nedeniyle faiz artırımı ihtimalinin yüksek olduğu değerlendiriliyor . Dünya Bankası da çatışmanın tırmanması halinde büyük merkez bankalarında faizlerin daha da yükselebileceği uyarısında bulundu .
ABD’nin 30 yıllık Hazine tahvil getirilerinin %5’in üzerinde kalması, yatırımcıların daha yüksek enflasyon ve daha fazla belirsizlik beklediğine işaret ediyor. Bu seviyelerin 2007’den bu yana en uzun süre korunması, borçlanma maliyetleri üzerindeki baskının kalıcılaşabileceğini gösteriyor .
Şirketler de bu baskıyı hissediyor. 2026’nın ikinci çeyreğinde dünya genelindeki muhasebecilerin dörtte üçünden fazlası işletme maliyetlerinin arttığını bildirdi. CFO’ların %83’ü de daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya olduğunu belirtti.
2026 Orta Doğu savaşı, küresel ekonomiyi yeni ve daha kırılgan bir dengeye zorluyor. Büyüme tahminleri aşağı çekilirken enflasyon beklentileri yükseliyor; petrol fiyatları ise savaş sona erse dahi önceki normaline hızla dönmeyebilir.
Şimdilik kurumların temel senaryoları küresel ekonominin tamamen kontrolden çıktığı bir tabloya işaret etmiyor. Ancak savaşın uzaması, Hürmüz Boğazı’ndaki enerji akışının kesilmesi veya finansal piyasalarda yeni bir stres dalgası, “ılımlı stagflasyon” olarak tanımlanan şoku daha sert bir büyüme kaybına dönüştürebilir. Bu nedenle 2026 görünümünün ana sorusu petrolün kaç dolar olacağı kadar, savaşın ne zaman ve nasıl sona ereceği.