Talep tarafındaki etkiler —yatırım harcamalarındaki sıçrama ve varlık fiyatlarındaki yükseliş— şimdiden gözlemlenebiliyor. Buna karşılık, AI’ın üretkenliği ne ölçüde ve ne zaman artıracağı hâlâ belirsiz. Bu iki güç; büyüme, iş gücü piyasası ve enflasyonu farklı, hatta zaman zaman birbirini dengeleyen yönlere çekebiliyor. Sonuç olarak merkez bankaları, faiz kararlarında hangi göstergenin geçici, hangisinin kalıcı olduğunu gerçek zamanlı olarak ayırt etmekte zorlanabilir .
BIS, AI patlamasının yalnızca teknoloji şirketlerinin bilançolarıyla finanse edilmediğine, giderek daha fazla borca dayandığına da dikkat çekti.
Bu finansman yapısı, AI yatırımlarının ekonomideki etkisini büyütebilir. Ancak yatırımların beklenen getiriyi sağlayamaması hâlinde, borç yükü ve varlık fiyatlarındaki düşüş finansal koşulları aynı anda sıkılaştırabilir.
AI şirketlerinin ABD hisse senedi piyasasındaki ağırlığı da belirgin biçimde arttı. AI ile ilişkili şirketlerin toplam piyasa değerindeki payı 2022’de %24 iken 2025’te %40’a yükseldi .
BIS’e göre bu gelişme, ülkeler arasında önemli ölçüde farklılaşan ticaret hadleri ve servet etkileri yaratıyor. Hisse senedi fiyatlarındaki artış bazı ekonomilerde tüketimi ve yatırımı desteklerken, AI yatırımlarının finansmanına ve üretim zincirlerine daha sınırlı erişimi olan ülkeler aynı ölçüde fayda görmeyebilir.
BIS, 28 Haziran 2026 tarihli yıllık ekonomik raporunda da AI yatırım patlamasının küresel refah açısından en ciddi risk başlıklarından biri olabileceğini belirtmişti. Kurum; enflasyon, mali baskılar ve finansal kırılganlıklarla birlikte AI yatırımlarındaki olası sert düşüşü küresel ekonomi için önemli bir “baskı noktası” olarak tanımladı .
Rapora göre mevcut yatırım dalgasının ölçeği, geçmişte yatırımların hızla tersine dönerek ekonomi genelinde resesyonlara yol açtığı dönemleri hatırlatıyor . Bu, BIS’in AI’ın üretkenlik potansiyelini reddettiği anlamına gelmiyor. Kurumun asıl vurgusu, bu potansiyelin boyutunun ve gerçekleşme zamanının henüz net olmaması.
BIS, bu belirsizlik ortamında merkez bankalarının kademeli ve verilere dayalı hareket etmesini öneriyor. Kuruma göre para politikası yapıcıları, yalnızca AI destekli modellerin ürettiği tahminlere güvenerek insan değerlendirmesini devre dışı bırakmamalı.
BIS’in yaklaşımı, AI’ın talep ve arz üzerindeki etkileri daha net ayrışana kadar önleyici ve sert politika hamlelerinden kaçınmak yönünde. Merkez bankalarının faiz değişiklikleri için daha açık ekonomik döngü sinyallerini beklemesi, yanlış zamanda yapılan bir sıkılaştırma ya da gevşetme kararının maliyetini azaltabilir .
Kısacası BIS, AI patlamasının merkez bankalarının işini kolaylaştırmak yerine geçiş döneminde daha da zorlaştırdığı görüşünde: Yatırım ve servet etkileri ekonomiyi ısıtırken, gelecekteki verimlilik kazanımları büyümeyi ve enflasyonu farklı yönde etkileyebilir. Bu nedenle faiz politikasında doğru karar, yalnızca daha gelişmiş modellere değil, belirsizliği kabul eden temkinli bir değerlendirmeye bağlı olacak.