Listede Almanya merkezli savunma şirketi Rheinmetall AG, Fransa’dan III-V LAB ve Polonya’dan Vigo Photonics gibi kuruluşlar yer alıyor . Çin yönetimi kararı, ulusal güvenlik ve çıkarların korunması gerekçesiyle “hukuka uygun karşılıklılık” olarak çerçeveledi .
Yasak yalnızca Çinli şirketleri kapsamıyor. Yabancı kuruluş ve kişilerin de Çin’de üretilen çift kullanımlı ürünleri listedeki Avrupa kuruluşlarına tedarik etmesi veya aktarması engellendi . Böylece Pekin, AB’nin 14 Çinli şirkete yönelik adımına 14 Avrupa kuruluşuyla karşılık vererek bilinçli bir simetri kurdu .
Çin’in ihracat kontrolü, tek başına yaşanan bir anlaşmazlık değil. Karar, AB ile Çin arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerde son dönemde belirginleşen daha geniş gerilimin bir parçası.
Avrupa, Çin’in kapasite fazlası ve düşük maliyetli ihracatıyla yalnızca yeşil teknoloji ve elektrikli araçlarda değil, makine tezgâhları gibi stratejik sanayi alanlarında da rekabet ediyor. Fransa hükümeti tarafından 2026’nın başında yayımlanan bir rapor, mevcut eğilimlerin sürmesi hâlinde orta vadede Avrupa imalat üretiminin yüzde 55’ine kadarının Çin rekabeti nedeniyle tehdit altında kalabileceğini öne sürdü. Bu oran Almanya’da yaklaşık yüzde 70’e, İtalya’da ise yaklaşık yüzde 60’a çıkıyor .
Brüksel de buna karşı ekonomik güvenlik araçlarını genişletmeye hazırlanıyor. Avrupa Komisyonu, Eylül 2026’ya kadar yeni ekonomik güvenlik araçları sunma taahhüdünde bulundu . Mayıs ayında Fransa, İtalya, Hollanda, İspanya ve Litvanya; Çin kaynaklı düşük maliyetli ithalata karşı ticaret savunma mekanizmalarının daha hızlı ve daha sert uygulanmasını isteyen ortak bir girişime destek verdi .
Çin ise AB’yi, Rusya yaptırımlarına Çinli şirketleri dâhil etmenin ikili ekonomik ilişkilere zarar vereceği konusunda defalarca uyardı . Son karşı hamle, bu uyarıların ardından gelen en somut adımlardan biri oldu.
Çin’in ihracat kontrol kararından üç gün sonra, 27 Temmuz’da İtalya’nın makine tezgâhı üreticileri birliği UCIMU, AB’nin Çin’den yapılan makine tezgâhı ithalatına karşı ticaret savunma önlemlerini güçlendirmesini istedi .
UCIMU’nun temel talepleri şöyle:
İtalyan sektörünün itirazının temelinde, Çinli makine tezgâhı üreticilerinin küresel ihracat pazarındaki paylarını hızla artırması ve Avrupa’nın hassas üretimdeki geleneksel üstünlüğünü zorlaması yatıyor . İtalya, daha önce de Fransa, İspanya, Hollanda ve Litvanya ile birlikte Çin’in “sistemik ve yapısal sanayi kapasite fazlasına” karşı daha iddialı AB politikaları çağrısında bulunmuştu .
Son gelişmeler, yaptırım ve ticaret politikalarının giderek daha fazla iç içe geçtiği bir tablo ortaya koyuyor:
Şimdilik gerilimin azalacağına dair belirgin bir işaret bulunmuyor. AB ekonomik güvenlik araçlarını genişletmeye çalışırken Çin de ihracat kontrol rejimini yalnızca ticari değil, diplomatik bir baskı aracı olarak kullanmaya hazır olduğunu gösteriyor. Makine tezgâhları gibi stratejik sektörler açısından bu durum, jeopolitik yaptırımlar ile sanayi rekabetinin aynı dosyada buluştuğu daha oynak bir ticaret ortamı yaratıyor.