Kuruma göre temel kırılganlıklar şunlar:
Fitch, ABD'nin kredi görünümünün giderek yapay zekâ yatırımlarına duyulan güvene daha fazla bağlı hâle geldiğini belirtiyor. Tüketici odaklı sektörler ve özel kredi piyasaları ise artan baskıyla karşı karşıya .
Risk yalnızca finansal varlıklarla sınırlı değil. Yapay zekânın istihdamı azaltması hâlinde gelişmiş ekonomilerde vergi tabanları daralabilir; bu da piyasa risklerine ek olarak kamu maliyesi ve ülke kredi değerliliği açısından yeni bir baskı yaratabilir .
Moody’s Ratings, Temmuz 2026'da yayımladığı değerlendirmede, yapay zekâ altyapısına yönelik yıllık harcamaların trilyon dolar ölçeğine ulaşmasının Amazon, Meta, Alphabet ve Microsoft gibi “hiper ölçekli” teknoloji şirketlerinde serbest nakit akışını azalttığını ve bilanço riskini artırdığını bildirdi .
Daha önce ağırlıklı olarak yazılım, fikrî mülkiyet ve ölçeklenebilir bulut hizmetlerine dayanan varlık-hafif iş modelleriyle büyüyen bu şirketler, yapay zekâ yatırımlarını finanse etmek için daha fazla borca, hisse satışına ve bilanço dışı yapılara yöneliyor .
Moody’s ayrıca “yapay zekâ hisse fiyatı düzeltmesini” 2026'nın altı kredi riskinden biri olarak sıraladı. Böyle bir düzeltmenin girişimleri, çip üreticilerini, veri merkezi varlıklarını ve teknoloji merkezlerindeki ticari gayrimenkulü olumsuz etkileyebileceği; finansman koşullarını sıkılaştırarak ekonomik büyümeyi zayıflatabileceği belirtiliyor .
Kurumun işaret ettiği bir başka risk de “yapay zekâ verimlilik şoku”. Hızlı otomasyonun beyaz yakalı istihdamında geniş çaplı kayıplara yol açması, vergi gelirlerini azaltarak hem mali hem de sosyal kredi risklerini artırabilir .
Küresel çip hisseleri, Kasım 2025'te Nvidia hisselerindeki sert düşüşün ardından önemli bir gerileme yaşadı. “Yapay zekâ balonu” endişeleri, yatırımcıların sektörün değerlemelerini ve gelecekteki getirilerini yeniden değerlendirmesine neden oldu .
Fitch'in Aralık 2025 tarihli Kuzey Amerika yarı iletken sektörü görünümü nötrdü. Kurum, güçlü yapay zekâ talebinin makroekonomik zorlukları dengelemesini bekliyordu; ancak değerlemelerin yeniden ayarlanması bu varsayımın dayanıklılığını test ediyor .
Çip hisselerinde yeni bir satış dalgası yaşanması, yalnızca hisse senedi yatırımcılarını etkilemeyebilir. Çip üreticileri, sunucu şirketleri ve veri merkezi işletmecilerinin gelir beklentileri düşerse borçlanma maliyetleri yükselebilir, kredi notu baskısı artabilir ve altyapı yatırımlarının finansmanı zorlaşabilir.
Piyasanın en kritik sorularından biri şu: Yapay zekâ altyapısına harcanan para, bu yatırımların ürettiği gerçek gelir ve verimlilik kazanımlarıyla ne zaman dengelenecek?
Mevcut tablo, yapay zekâ işlem gücü ve dijital altyapısına yönelik sermaye harcamalarının yapay zekâ uygulamalarından elde edilen gelirin çok üzerinde seyrettiğine işaret ediyor. Moody’s bu farkın giderek büyüyen bir endişe olduğunu belirtiyor .
Sydney Üniversitesi'nden akademik bir çalışma da şirketlerin yapay zekâya aşırı özgü yatırım yapmasının kârlılığı aşındırarak ve daha yüksek risk alma baskısını yansıtarak kredi riskini artırabildiğini ortaya koyuyor. Çalışmada, ölçülü ve karşılaştırma düzeyindeki yatırımlar temerrüt riskini azaltırken, aşırı yatırımın genel etkisinin kredi riski açısından olumsuz olduğu sonucuna varılıyor .
Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) de 2026 yıllık raporunda yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirliğini büyüyen bir finansal kırılganlık olarak tanımladı .
2025 sonu itibarıyla hiper ölçekli teknoloji şirketlerinin toplam şirket tahvili ihracı 100 milyar doları aştı; bu tutar önceki beş yılın ortalamasının üç katından fazlaydı. Yapay zekâ bağlantılı borcun, ABD doları cinsinden piyasalardaki yeni yatırım yapılabilir seviye arzının yaklaşık yüzde 30'unu oluşturduğu tahmin ediliyor .
JPMorgan analistleri, yapay zekâ şirketlerinin ihraç ettiği toplam borcu yaklaşık 1,2 trilyon dolar olarak hesaplıyor. Büyük ABD bankalarının 2025'in sonlarına doğru yapay zekâ bağlantılı sektörlere yönelik ticari ve sınai kredi taahhütleri yaklaşık 450 milyar dolara ulaşmıştı; bunun 150 milyar doları kullanılmış durumdaydı .
Borçlanmadaki hızlı artış, Kasım 2025'te tahvil piyasası yatırımcılarını tedirgin etmeye başladı. Reuters'a göre yatırımcıların şirket tahvillerinden uzaklaşması, finansman maliyetlerini artırabilir ve şirket kârları üzerinde baskı oluşturabilir .
Temmuz 2026'da ise yapay zekâ altyapısını geliştiren teknoloji şirketlerinin kredi spreadleri, yani şirket tahvilleriyle daha güvenli devlet tahvilleri arasındaki getiri farkı, genişlemeye başladı. Borç seviyeleri yükseldikçe bu farkın daha da açılması bekleniyor; bu durum hem “neocloud” adı verilen yoğun borçlu altyapı şirketlerini hem de büyük bulut hizmeti sağlayıcılarını zorlayabilir .
Fitch, yapay zekâ altyapısının finansmanında hızla büyüyen özel kredi piyasasının düşük şeffaflığına dikkat çekiyor. Banka dışı kuruluşların sağladığı bu krediler, halka açık tahvil piyasalarındaki kadar düzenli ve görünür bilgi sunmadığı için gerçek kredi riskinin ölçülmesini zorlaştırıyor .
Moody’s de halka açık özel kredi araçlarındaki yüksek kaldıraç oranlarını ve sektör varlıklarının yüzde 60'ını oluşturan işlem görmeyen araçlardan çıkışları başlıca kırılganlıklar arasında sayıyor .
Moody’s Analytics'e göre portföylerinde yazılım ve bilgi teknolojisi sektörlerine yüzde 15 veya daha fazla ağırlık veren iş geliştirme şirketlerinde (BDC) erken kredi stresi işaretleri görülüyor. Bu kuruluşların hisse değerlerindeki yılbaşından bu yana düşüşü yüzde 16,8 olurken, yapay zekâya maruziyeti yüzde 10'un altında olan araçlarda ortalama düşüş yüzde 8,1'de kaldı .
ABD'li hayat sigortacılarının özel kredi yatırımlarındaki artış da olası bir bulaşma kanalı olarak değerlendiriliyor . Chicago Fed'e göre büyük bankaların doğrudan maruziyeti yönetilebilir düzeyde olsa da, özel kredide yaşanacak sıkıntılar, veri merkezi varlıklarında değer kaybı ve ticari gayrimenkul zararları birbirini tetikleyerek “kuyruk riski” yaratabilir .
Risklerin merkezinde ABD bulunuyor; ancak Fitch, teknoloji tedarik zincirleri ve sınır ötesi özel kredi bağlantıları nedeniyle etkilerin küresel piyasalara yayılabileceğini belirtiyor .
BIS ise yapay zekâ yatırımlarına ilişkin kırılganlıkların kalıcı enflasyon riskleri ve zayıflayan kamu maliyesiyle birleşmesi hâlinde daha geniş bir kredi döngüsü gerilemesini şiddetlendirebileceği uyarısında bulunuyor .
Morgan Stanley'nin değerlendirmesine göre uzun vadede verimlilik artışları şirketlerin iş modellerini ve kredi profillerini yeniden şekillendirebilir. Ancak kısa vadede kredi piyasalarının karşı karşıya olduğu tablo; daha yüksek sermaye harcamaları, artan tahvil arzı, yükselen kaldıraç ve yapay zekâdan kazananlarla kaybedenler arasındaki farkın büyümesi .
| Kurum | Temel uyarı | Tarih |
|---|---|---|
| Fitch Ratings | Yapay zekâ piyasasında düzeltme önemli bir küresel kredi riski; ABD kredi görünümü yapay zekâ yatırımına duyulan güvene daha fazla bağlı | 28 Temmuz 2026 |
| Moody’s Ratings | Yapay zekâ harcamaları hiper ölçekli şirketlerin serbest nakit akışını zorluyor; özel kredi araçlarının görünümü negatife döndü | Ocak–Temmuz 2026 |
| Moody’s Analytics | Yapay zekâya maruz kredi kuruluşlarında erken uyarı işaretleri görülüyor | Nisan 2026 |
| BIS | Yapay zekâ yatırımlarının sürdürülebilirliği büyüyen bir finansal kırılganlık | Haziran 2026 |
| Chicago Fed | Yapay zekâ bağlantılı borç ve özel kredi ağları üzerinden bankalar için kuyruk riski oluşabilir | Temmuz 2026 |
| Goldman Sachs | Yapay zekâ borç arzı, kredi spreadleri düşük kalırken talebi aşabilir | Haziran 2026 |
| Morgan Stanley | Kısa vadeli kredi etkisi daha yüksek sermaye harcaması ve kaldıraç; şirketler arasında daha büyük ayrışma bekleniyor | Temmuz 2026 |
Kurumların ortaklaştığı nokta, yapay zekâ yatırımlarının mutlaka başarısız olacağı değil. Asıl kaygı; borç birikiminin ölçeği, bu borcu destekleyecek gelir ve verimlilik kazanımlarının henüz kesinleşmemiş olması ve özel kredi kanallarındaki şeffaflık eksikliği.
Bir çip satış dalgası, büyük bir bulut şirketinin beklentilerin altında kalan bilançosu veya özel kredi piyasasında likidite sorunu, bu bağlantılar üzerinden daha geniş bir kredi şokuna dönüşebilir. Böyle bir senaryoda ilk baskı teknoloji hisselerinde görülse de, yüksek borçlu altyapı şirketleri, banka dışı kredi kuruluşları, sigortacılar, veri merkezleri ve ticari gayrimenkul piyasası da etkilenebilir.
Dolayısıyla yapay zekâ rallisinin kredi riski, yalnızca şirketlerin borç miktarıyla ölçülmüyor. Piyasanın bu yatırımların gelecekteki nakit akışlarına duyduğu güven, borçların hangi kanallarda tutulduğu ve finansal sistemdeki aktörlerin birbirine ne ölçüde bağlı olduğu da belirleyici olacak.