Ceza iki bölümden oluşuyor:
Komisyon, Google’a her iki uygulamayı da sona erdirmesi için 60 gün süre tanıdı. Şirket bu süre içinde uyum sağlamazsa dönemsel ek para cezaları uygulanabilecek .
ABD Başkanı Donald Trump, cezanın açıklanmasından yalnızca bir gün sonra, 24 Temmuz 2026’da karşılık verdi. Trump, ABD Ticaret Temsilciliği’nin, AB’nin Amerikan teknoloji şirketlerine uyguladığı cezalar hakkında 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü kapsamında soruşturma başlatacağını açıkladı .
Bölüm 301, Washington’ın başka bir ülkenin ticaret uygulamalarını haksız veya ayrımcı gördüğünde inceleme başlatmasına ve gerektiğinde misilleme niteliğinde ticari önlemler almasına imkân veren bir araç. Trump, Truth Social paylaşımında Google’a verilen cezayı “yasa dışı ve son derece ayrımcı” olarak nitelendirdi; AB’yi Amerikan şirketlerini “soymakla” suçladı .
Trump bununla da yetinmedi. AB’ye “önemli” yeni bir gümrük vergisi uygulanabileceğini söyledi ve Avrupa Birliği’nin “yasa dışı ve son derece ayrımcı uygulama” nedeniyle “çok büyük bir bedel ödeyeceğini” belirtti .
ABD Başkanı, tehdidini yalnızca Google cezasına bağlamadı; Apple ve Meta’ya yönelik önceki AB cezalarını da aynı çerçevede değerlendirdi. Böylece Washington, Brüksel’in dijital düzenlemelerini Amerikan teknoloji sektörüne karşı daha geniş kapsamlı bir ayrımcılık politikası olarak sunmuş oldu .
Politico’nun aktardığına göre Trump, cezaların tamamen geri çevrilmesini beklediklerini ve mümkün olan en kısa sürede AB’ye “önemli bir TARİFE” uygulanacağını yazdı . ABD Ticaret Temsilciliği de Google cezasının AB-ABD ticaret anlaşması açısından “belirsizlik yarattığı” uyarısında bulundu .
Avrupa tarafındaki en dikkat çekici tepki, Avrupa Parlamentosu Uluslararası Ticaret Komitesi Başkanı Bernd Lange’den geldi. Alman Sosyal Demokrat milletvekili Lange, Euronews’e yaptığı açıklamada AB’nin Washington’dan gelecek yeni misillemelere hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Lange’e göre yeni ABD tarifeleri, AB-ABD ticaret anlaşmasının askıya alınmasına yol açabilir .
Söz konusu anlaşma, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Trump arasında Temmuz 2025’te İskoçya’nın Turnberry kentinde varılan siyasi mutabakata dayanıyor . Avrupa Parlamentosu ise anlaşmaya Mart 2026’da koşullu onay verdi .
Parlamentodaki milletvekilleri, anlaşmaya özellikle bir askıya alma maddesi ekledi ve bu maddeyi güçlendirdi. Buna göre ABD’nin üzerinde uzlaşılan yüzde 15’lik tavanı aşan ek tarifeler getirmesi veya AB mallarına yeni vergiler koyması hâlinde, AB’nin tarife ayrıcalıklarını kısmen ya da tamamen askıya alması önerilebilecek .
Bu nedenle Google’a verilen ceza, yalnızca teknoloji şirketlerini ilgilendiren bir düzenleme anlaşmazlığı olmaktan çıkıp iki tarafın ticaret rejimini doğrudan etkileyebilecek bir krize dönüştü. Lange ayrıca Dijital Piyasalar Yasası ile Dijital Hizmetler Yasası’nın AB açısından “müzakere edilemez” olduğunu vurguladı .
Google krizi, zaten istikrarsız olan AB-ABD ticaret ilişkisine eklendi. Anlaşmanın uygulanması daha önce de birkaç kez sekteye uğramıştı:
Dolayısıyla 890 milyon avroluk Google cezası, iki taraf arasındaki gerilimin düşük olduğu bir dönemde değil, güvenin zaten zayıfladığı bir zeminde yeni bir çatışma başlattı.
Bu gelişme, rekor bir rekabet cezasının ötesinde, dijital düzenlemeler ve ticaret politikası arasındaki bağın ne kadar hızlı sertleşebildiğini gösteriyor. Trump yönetimi, AB’nin büyük teknoloji şirketlerine yönelik cezalarını Amerikan şirketlerine yüklenen bir vergi gibi görüyor. Brüksel ise DMA ve DSA’nın şirketlerin uyruğuna göre değil, Avrupa pazarındaki faaliyetlerine göre uygulandığını savunuyor.
Şimdilik ortaya çıkan somut sonuçlar üç başlıkta toplanıyor: ABD’nin Bölüm 301 soruşturması, AB’ye yönelik “önemli” yeni tarife tehdidi ve AB-ABD ticaret anlaşmasının askıya alınabilmesi. Washington’ın gerçekten yeni vergiler uygulayıp uygulamayacağı ve Brüksel’in askıya alma maddesini devreye sokup sokmayacağı, krizin geçici bir restleşme mi yoksa daha geniş bir ticaret çatışması mı olacağını belirleyecek.