Yunanistan, AB büyükelçilerinin toplantısında pakete destek vermeyerek kabul için gereken oybirliğini engelledi. Anlaşmazlığın merkezinde, Rusya menşeli sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) AB suları üzerinden üçüncü ülkelere taşınmasını yasaklayan düzenleme bulunuyordu. Bu yasağın 2027’de tamamen yürürlüğe girmesi planlanıyordu.
Atina, Yunan denizcilik sektörü için — özellikle de Dynagas adına — süresiz bir muafiyet istedi. Yunanistan’ın AB nezdindeki temsilcisi, söz konusu yasağın şirketi “mahvedeceğini” savundu.
Dynagas, Yunan milyarder George Prokopiou’ya ait bir denizcilik şirketi. Şirket, özellikle Novatek’in Arktik bölgedeki Yamal LNG projesinden çıkan Rus LNG’sini taşıyor.
Yunanistan’ın argümanını diğer ülkelerin itiraz etmesini zorlaştıran nokta, Dynagas filosunun son derece özel nitelikte olmasıydı. Şirketin 27 gaz taşıyıcısı bulunuyor; bunlar arasında Arktik buzunda seyrüsefer için tasarlanmış, özel Arc7 sınıfı buz kıran LNG tankerleri de yer alıyor.
Bu gemiler Yamal LNG projesine yıl boyunca hizmet vermek üzere inşa edildi. Yunanistan’a göre Rus LNG’sinin transit geçişini yasaklamak, yüz milyonlarca dolar değerindeki bu tankerleri fiilen atıl varlıklara dönüştürebilirdi. Çünkü gemilerin teknik özellikleri, başka ticari rotalarda kullanılmaları için gerçekçi bir alternatif bırakmıyor.
Yunanistan’ın AB büyükelçisi, yaptırımların Dynagas için “ekonomik yıkıma” yol açacağını ve bunun ülkenin önemli denizcilik sektörünü de etkileyeceğini söyledi. Dynagas’ın bu ticaretteki rolü de dikkat çekici: Şubat 2026’da Yamal LNG’den çıkan 21 kargonun 17’si, Dynagas ve Birleşik Krallık merkezli Seapeak ile bağlantılı gemiler tarafından taşındı.
Avrupa Komisyonu paketi 9 Haziran 2026’da önermişti. LNG transit yasağının yanı sıra taslakta enerji, finans, kripto varlıklar, savunma sanayisi ve ticarete yönelik çok sayıda tedbir bulunuyordu:
Paketin 15 Temmuz 2026’ya kadar kabul edilmesi gerekiyordu. Bunun nedeni, Rus petrolü fiyat tavanının mevcut kurallar uyarınca altı aylık zorunlu gözden geçirmeye tabi olmasıydı. Anlaşma sağlanamaması durumunda tavan otomatik olarak yükselecekti.
Yunanistan’ın itirazı yaptırım paketinin tamamını bloke edince AB, müzakerelere zaman kazanmak için mevcut fiyat tavanını varil başına 44,10 dolar seviyesinde bir hafta süreyle geçici olarak uzattı.
AB diplomatları Atina’nın tutumunu sert biçimde eleştirdi. Diplomatlardan biri bu hamleyi “utanmazca” olarak niteledi. Bir başka diplomat ise çıkmazın “tek bir denizcilik şirketi ve tek bir milyarder oligark” yüzünden yaşandığını söyledi.
AB’nin dış politika ve güvenlik politikasından sorumlu yüksek temsilcisi Kaja Kallas, 13 Temmuz 2026’daki basın toplantısında, “Evet, 21. paket konusunda anlaşmaya varamamış olmamıza ben de üzülüyorum” dedi. Kallas daha önce yaptırım süreçlerindeki gecikmelerden duyduğu rahatsızlığı dile getirmiş, 20. paketin “çoktan kabul edilmiş olması gerektiğini” ve gecikmelerin AB’nin vermek istemediği bir mesajı verdiğini söylemişti.
Bu kriz, Yunanistan’ın ülkenin güçlü denizcilik sektörünü etkileyebilecek AB yaptırımlarına karşı daha önce de sergilediği temkinli tutumun devamı olarak görülüyor. Yunanistan, dünyanın en büyük ticari deniz filosuna sahip ülke olarak petrol fiyat tavanının uygulanması ve gölge filoya yönelik önlemler konusunda daha önce de itirazlarda bulunmuştu.
George Prokopiou da yaptırımlara açıkça kuşkuyla yaklaşan bir isim. Prokopiou, Haziran 2025’te bir denizcilik etkinliğinde “Yaptırımlar hiçbir zaman işe yaramadı” demişti.
Yunanistan, Macaristan’la birlikte AB’nin Rusya yaptırımlarında zaman zaman darboğaz yaratan ülkelerden biri hâline geldi. Atina çoğu kez, Yunan denizcilik sektörünü korumak amacıyla son dakika muafiyetleri veya ertelemeler talep ediyor. Bu sektör, ülke için vergi geliri ve istihdam açısından büyük önem taşıyor.
17 Temmuz 2026 itibarıyla anlaşmazlık çözülememişti. AB büyükelçileri görüşmelerini sürdürürken Rus petrolü fiyat tavanı haftalık uzatmalarla yürürlükte tutuluyordu.