Apple analisti Ming-Chi Kuo ise Apple’ın 2027’de kurulması planlanan yeni yapay zekâ veri merkezlerini bu çiplerle donatacağını öngörüyor. Bununla birlikte, başka bir raporda Baltra’nın beklenen takvimde geciktiği belirtiliyor; dolayısıyla üretim ve kullanım tarihleri henüz kesinleşmiş değil.
Baltra, Apple’ın veri merkezi çipi geliştirme yönündeki ilk çalışması da değil. Daha önce ACDC adı verilen “Apple Chips in Data Center” projesi kapsamında sunucu sınıfı silikon üzerinde çalışıldığı bildirilmişti.
Apple, 7 Temmuz 2026’da Broadcom’la yeni ve çok yıllı bir anlaşma yaptığını açıkladı. 2031’e kadar uzanan anlaşmanın değerinin 30 milyar doları aşması bekleniyor. Kapsamda özel tasarım silikon bileşenleri ve farklı Apple ürünlerinde kullanılacak kablosuz bağlantı teknolojileri bulunuyor.
Apple’a göre anlaşma, 15 milyardan fazla ABD üretimi çipin ortaya çıkmasını sağlayacak ve şirketin American Manufacturing Program kapsamındaki en büyük Broadcom taahhüdü olacak. Bu iş birliği, Baltra projesinin yanı sıra Apple’ın daha geniş çip stratejisi için de kritik bir üretim ve tasarım ayağı oluşturuyor.
Haziran 2026’da Apple’ın özel tasarım çipler üretmek üzere Intel’le ortaklık kurduğu bildirildi. Bu adım, Apple’ın üretim kapasitesini çeşitlendirme arayışıyla ABD’nin yerli yarı iletken üretimini güçlendirme hedeflerini bir araya getiriyor.
Ancak analistler temkinli. İleri düzey çiplerin seri üretime ulaşması, anlaşma hayata geçse bile, iki ila üç yıl sürebilir. Hatta söz konusu çiplerin planlandığı biçimde üretime geçip geçmeyeceği de henüz kesin değil.
Apple’ın Nvidia’dan uzaklaşma planındaki en dikkat çekici çelişki şu: Şirket henüz en ağır yapay zekâ iş yüklerinde Nvidia’dan tamamen kopmuş değil.
Apple’ın yazılım yöneticisi Craig Federighi’nin Haziran 2026’da yaptığı açıklamaya göre şirketin gelişmiş modeli FM Cloud Pro, Google Cloud içindeki Nvidia GPU’larında çalışıyor. Bu durum, Apple’ın kendi çipleriyle çalışan özel altyapısının en yoğun görevler için şimdilik yeterli olmadığını açıkça ortaya koyuyor.
Apple’ın yaklaşımı, Microsoft, Google, Amazon ve Meta gibi rakiplerinin izlediği modelden ayrılıyor. Bu şirketler yapay zekâ için dev veri merkezleri kurarken ve yüz milyarlarca dolarlık altyapı harcamaları yaparken Apple uzun süre işlem gücünü dış bulut ortaklarından satın almayı tercih etti.
Şimdi ise şirket, ihtiyacı olan her donanımı doğrudan satın almak yerine kendi kullanım senaryolarına göre tasarlanmış çiplerle daha fazla kontrol elde etmeye çalışıyor. Bu, Apple’ın geleneksel tasarım anlayışını veri merkezlerine taşıma çabası olarak görülebilir.
Sektördeki genel eğilim de özel tasarım silikon lehine ilerliyor. TrendForce verilerine dayanan projeksiyonlara göre bulut sağlayıcılarının özel ASIC sevkiyatları 2026’da yüzde 44,6 büyüyebilirken GPU sevkiyatlarındaki büyümenin yüzde 16,1’de kalması bekleniyor. ASIC’ler, belirli görevler için özel olarak tasarlanan yongalar; bu nedenle genel amaçlı GPU’lara kıyasla bazı iş yüklerinde daha verimli olabilirler.
Apple’ın elinde önemli bir başlangıç avantajı bulunuyor. Şirket, M serisi ve A serisi işlemcileri sayesinde Apple Intelligence özelliklerinin bir bölümünü cihaz üzerinde çalıştırabiliyor. Baltra ise bu “kendi silikonunu tasarla” yaklaşımını telefon ve bilgisayarların dışına, veri merkezlerine taşıyacak.
Apple, John Ternus’un 1 Eylül 2026’dan itibaren CEO olacağını açıkladı. Tim Cook ise yönetim kurulu icra başkanı görevine geçecek. Apple’ın özel çiplerden sorumlu yöneticisi Johny Srouji de yeni oluşturulan “baş donanım mühendisi” görevine getirildi. Böylece Ternus’un CEO olarak üstleneceği donanım gündeminin başına Srouji geçmiş oldu.
Ternus’un yapay zekâ konusundaki yaklaşımı, “önce ürün” anlayışına dayanıyor. Yakın tarihli bir röportajında, Apple’ın “bir teknolojiyi piyasaya sürmeyi asla tek başına düşünmediğini”; asıl sorunun teknolojinin kullanıcıya nasıl hizmet edeceği olduğunu söyledi.
Bu yaklaşım, yapay zekâyı başlı başına bir hedef veya ürün olarak konumlandıran Microsoft ve Google’ın stratejisinden farklı. Apple’ın odağı, büyük bir model yarışında en yüksek harcamayı yapmak yerine yapay zekâyı mevcut ürünleri daha kullanışlı hâle getiren bir bileşen olarak sunmak olabilir.
Ancak Ternus’un önündeki en büyük sorun, Apple’ın yapay zekâda rakiplerinin gerisinde kaldığı algısını değiştirmek. Şirketin henüz kapsamlı ve net bir yapay zekâ yol haritası açıklamadığı belirtiliyor. Ternus’un donanım geçmişi Apple’ın çip merkezli stratejisi için avantaj sağlayabilir; fakat bu avantajın kullanıcıların doğrudan fark edeceği ürünlere ve hizmetlere dönüşmesi gerekecek.
Baltra’nın geleceği, Broadcom anlaşmasının kapsamı, Intel ortaklığının uygulanabilirliği ve olası çip satın almaları bu yeni yol haritasının temel taşları olabilir. Apple’ın Nvidia’dan bağımsızlaşması kısa vadeli bir kopuş değil; şirketin yapay zekâ altyapısını da kendi ekosisteminin bir parçası hâline getirmeye çalıştığı uzun vadeli bir yeniden yapılanma olarak görünüyor.