Bu standartların sabit kalması da düşünülmüyordu. Hassabis, yeni riskler ortaya çıktıkça kuralların her üç ayda bir güncellenebileceğini söyledi; bu da yapının teknolojiyle birlikte sürekli yenilenmesini öngörüyordu N. Brookings Enstitüsü’nün değerlendirmesine göre şirketlerin temel hedefi, ülkeler arasında giderek farklılaşan yapay zekâ denetimini ortak bir teknik çerçevede buluşturmaktı B.
Anthropic CEO’su Dario Amodei ise aynı toplantıda, gelişmiş yapay zekâ teknolojilerine erişimi kontrol edecek ve Çin gibi “ortak rakipleri izole edecek” ABD öncülüğünde demokratik ülkeler koalisyonu kurulması çağrısında bulundu AN. Bu açıklama, önerinin yalnızca güvenlik değil, teknoloji egemenliği ve jeopolitik rekabet boyutları da taşıdığını gösterdi.
Hassabis, Amodei, OpenAI CEO’su Sam Altman ve Fransız yapay zekâ şirketi Mistral’in yöneticileri, 16-17 Haziran 2026’da düzenlenen 52. G7 Liderler Zirvesi’nde Donald Trump ve diğer liderlerle bir çalışma yemeğinde bir araya geldi. Görüşmenin başlığı, yapay zekânın “güvenli, hızlı ve verimli biçimde kullanıma sunulması”ydı ALI.
Bu buluşma, yapay zekâ yönetişiminin yüksek seviyeli ilkelerden çıkıp siyasetin, sanayi stratejisinin ve en gelişmiş model geliştirme süreçlerinin kesiştiği alana taşındığını gösterdi L. Fakat zirvenin sonunda Hassabis’in önerdiği küresel durdurma mekanizması kabul edilmedi.
G7’nin ortaya koyduğu dokuz deklarasyon arasında öne çıkan başlıklar şunlardı:
G7 Dijital ve Teknoloji Bakanları da 29 Mayıs’ta yapay zekâ güvenliği, teknoloji kullanımı ve dijital dayanıklılık konusunda ortak taahhüt açıklamıştı. Ancak bu metin, herhangi bir modele yönelik bağlayıcı durdurma yetkisi vermiyordu GE.
Sonuç, siyasi iradenin henüz şirketlerin önerdiği türden bağlayıcı ve küresel bir denetim kuruluşu kurmaya hazır olmadığını düşündürüyor AGB.
G7 toplantısından önce Hassabis, Stanford Üniversitesi’nde yaptığı iki konuşmada uluslararası koordinasyon çağrısını daha geniş bir fikir çerçevesine oturttu.
Mayıs 2026’da Stanford Başkanı Jonathan Levin ile yaptığı söyleşide mevcut dönemi “tür düzeyinde bir dönüşüm” olarak niteleyen Hassabis, önümüzdeki on yılda insanlığın “hata payının çok az” olduğunu söyledi ve küresel iş birliği çağrısı yaptı S.
18 Haziran’da Stanford Graduate School of Business etkinliğinde ise insanlığın “tekilliğin eteklerinde” bulunduğunu belirtti. Hassabis’e göre genel yapay zekâyı güvenli biçimde inşa etmek çağımızın en önemli sorunu GS. Davos, Google I/O ve Hindistan Yapay Zekâ Etki Zirvesi’ndeki açıklamalarıyla birlikte değerlendirildiğinde bu konuşmalar, 2026 boyunca sürdürdüğü daha kapsamlı kamuoyu kampanyasının parçalarıydı IYBB.
Bu yaklaşımın temelinde şu düşünce var: Teknoloji geliştikçe yalnızca şirketlerin iç güvenlik testleri yeterli olmayabilir; ülkeler arasında kabul gören, düzenli olarak güncellenen ve gerektiğinde modelin piyasaya çıkışını engelleyebilen ortak bir teknik otorite gerekebilir.
ABD Başkanı Donald Trump, G7 zirvesinden yaklaşık iki hafta önce “İleri Yapay Zekâ İnovasyonunu ve Güvenliğini Teşvik Etme” başlıklı 14409 sayılı başkanlık kararnamesini imzaladı WN.
Kararname, yapay zekâ geliştiricilerinden en gelişmiş modellerini kamuya sunmadan önce ulusal güvenlik incelemesi için gönüllü olarak federal hükümete iletmelerini istiyor. Hükümetin risk değerlendirmesi için 30 güne kadar süresi olabiliyor WN.
Buradaki kritik ayrım, sistemin zorunlu değil gönüllü olması. Bu nedenle kararname, Hassabis’in uluslararası ve uygulanabilir bir durdurma yetkisine sahip kurul önerisinin ABD’deki daha sınırlı bir öncülü olarak görülebilir. Beyaz Saray bunu, tamamen müdahalesiz bir yaklaşımdan proaktif risk taramasına geçiş olarak sundu N.
Kararname ayrıca federal kurumlara bir “yapay zekâ siber güvenlik bilgi merkezi” kurma ve yapay zekâ destekli siber saldırılarda mevcut ceza yasalarını uygulama talimatı verdi SLU. Ancak eleştirmenler, metnin federal hükümeti gelişmiş yapay zekâ ürünleri için güvenlik değerlendirmesi ve siber güvenlik testleri yapmaya zorlamadığını vurguladı U.
Birleşmiş Milletler de Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’ni (IPCC) model alan Bağımsız Uluslararası Yapay Zekâ Bilimsel Paneli’ni (IISP-AI) geliştirmeye çalışıyor. Bu panelin amacı, yapay zekânın yetenekleri ve riskleri hakkında güvenilir bilimsel değerlendirmeler hazırlamak.
Ancak BM paneli ile Hassabis’in önerisi arasında önemli bir fark var:
Başka bir ifadeyle BM modeli, uluslararası bilimsel uzlaşı üretmeye odaklanan kapsayıcı bir danışma yapısı. Hassabis’in modeli ise operasyonel yetkileri olan, ABD öncülüğünde bir teknik denetim kuruluşu fikrine dayanıyor.
Hassabis’in önerisi iki farklı yönden yorumlanıyor.
Bu görüşe göre yeni kuruluş mevcut ulusal ve çok taraflı sistemlerin üzerinde çalışan bir teknik referans noktası olabilir. G7’nin Trusted Partners planı, Avrupa Birliği’nin Yapay Zekâ Yasası ve BM’nin bilimsel paneli, bu kuruluşun ortak risk standartlarından yararlanabilir.
Brookings Enstitüsü, teklifin ülkeler arasındaki farklı denetim yaklaşımlarını gidermeyi amaçladığına dikkat çekiyor B. Eğer her ülke aynı model için farklı güvenlik ölçütleri uyguluyorsa, ortak bir teknik değerlendirme yapısı düzenleyici parçalanmayı azaltabilir.
Diğer görüşe göre ABD öncülüğünde, durdurma yetkisine sahip bir koalisyon BM’nin daha kapsayıcı çok taraflı yaklaşımını gölgede bırakabilir. Böyle bir yapı, demokratik müttefikler dışında kalan ülkeleri karar süreçlerinden uzaklaştırabilir; iki katmanlı bir küresel yönetişim sistemi doğurabilir ve ABD merkezli şirketlere “tehlikeli” kavramını tanımlama konusunda fazla güç verebilir A.
G7’nin fiilî sonucu da bu endişeyi güçlendiriyor. Zirvede evrensel bir durdurma mekanizması yerine, müttefiklerin ileri teknolojiye erişimine odaklanan Trusted Partners planı öne çıktı EAB.
Dolayısıyla mesele yalnızca teknik değil, aynı zamanda siyasi: Bir yapay zekâ modelinin ne zaman “kabul edilemez derecede riskli” olduğuna kim karar verecek? Bu kararı şirketler mi, ulusal hükümetler mi, BM mi, yoksa ABD öncülüğündeki yeni bir koalisyon mu uygulayacak?
Hassabis’in Haziran 2026’da G7 gündemine taşıdığı öneri, yapay zekâ şirketi yöneticileri düzeyinde şimdiye kadarki en somut küresel denetim çağrılarından biri. Önerinin ayırt edici yanı, yalnızca şeffaflık veya gönüllü güvenlik taahhüdü istememesi; en gelişmiş modellerin kullanıma sunulmadan önce taranmasını ve tehlikeli sistemlerin durdurulabilmesini savunması.
Buna karşın mevcut yönetişim araçlarının büyük bölümü hâlâ bağlayıcı değil: Trump’ın inceleme mekanizması gönüllü, G7’nin kararları iş birliğine dayalı, BM’nin planlanan paneli ise bilimsel danışma işlevi taşıyor. Bu nedenle tartışma, Hassabis’in önerisinin gerekli olup olmadığı kadar, bu yapının kimin kontrolünde olacağı ve mevcut uluslararası kurumlarla nasıl ilişkilendirileceği üzerinde yoğunlaşıyor.
G7, bu soruların hiçbirini kesin biçimde yanıtlamadı. Şimdilik ortada bir “küresel yapay zekâ bekçisi”nden çok, böyle bir bekçiye duyulan ihtiyacın giderek daha yüksek sesle dile getirildiği bir dönem var.