Ancak zirvenin üzerinden saatler geçmeden Kremlin’den peş peşe açıklamalar geldi. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, 9 Temmuz’da yaptığı açıklamalarla Moskova’nın tutumunun sertleştiğini gösterdi.
Peskov, 9 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın Rusya altyapısına yönelik saldırılarının sürmesi halinde Moskova’nın ‘tampon bölgenin alanını genişletmek zorunda kalacağını’ söyledi . Bu açıklama, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 3 Temmuz’da verdiği ve Ukrayna’nın kuzeydoğusundaki Harkiv (Kharkiv) ve Sumi (Sumy) bölgelerini hedef alan ‘güvenlik bölgesi’ (tampon bölge) genişletme emrinin hemen ardından geldi
.
Putin, 3 Temmuz’da yaptığı konuşmada mantığı şu sözlerle açıklamıştı: ‘Düşman Rusya’daki sivil hedeflere ne kadar çok saldırmaya çalışırsa, komşu topraklarda o kadar büyük bir güvenlik bölgesi oluşturmak zorunda kalacağız’ . Peskov ise 5 Temmuz’da tampon bölgenin ‘sistematik’ bir şekilde oluşturulduğunu belirtmişti
.
ABD’nin Ukrayna’nın Rusya topraklarına yönelik derin saldırılarının savaşı sona erdirebileceği yönündeki görüşü sorulduğunda Kremlin, bu düşünceyi kesin bir dille reddetti. Peskov, ABD’nin tırmanışın barışçıl bir çözümün yolunu açabileceği fikrinde ‘yanıldığını’ ve bu tür saldırıların savaşı uzatacağını söyledi . Putin de 3 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Ukrayna’nın Rusya’nın derinliklerine saldırmasının ‘oluşturulması gereken güvenlik bölgesini genişlettiğini’ belirtmişti
.
Kremlin, 9 Temmuz’da doğrudan 70 milyar Euro rakamı hakkında yorum yapmamış olsa da, zirvenin açılış günü olan 7 Temmuz’da Peskov, Rusya’nın zirve sonuçlarını yakından takip edeceğini ve zirve öncesinde Rusya hakkında yapılan açıklamaları ‘çatışmacı’ (confrontational) olarak nitelendirmişti .
Zirve öncesinde büyük bir merakla beklenen Putin-Trump telefon görüşmesi gerçekleşmedi. Bunun yerine ABD Başkanı Donald Trump, Ukrayna’ya yönelik güvenlik garantileri kapsamında Ukrayna semalarının kapatılmasını (uçuşa yasak bölge) önerdi . Bu beklenmedik çıkış Moskova’yı şaşırttı. Peskov, 9 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Ukrayna semalarını kapatmaya yönelik herhangi bir adımın ‘NATO askeri personelinin çatışmaya dahil olması anlamına geleceğini’ söyledi
. Peskov, Beyaz Saray’dan daha önce böyle bir şey duymadıklarını ve Trump’ın bu beklenmedik sözlerini ‘sindirmek’ ve analiz etmek için zamana ihtiyaçları olduğunu ekledi
.
Gerçekleşmeyen telefon görüşmesiyle ilgili olarak Peskov, ‘Dün kimse aramadı’ ifadesini kullanırken, Trump’ın ‘görünüşe göre diğer idari işleriyle çok meşgul olduğunu’ söyledi ve Putin’in kendisiyle konuşmaktan her zaman mutluluk duyacağını belirtti .
Tüm bu uyarılara rağmen Kremlin, sıkı parametreler dahilinde diyaloğa açık olduğu sinyalini vermeye devam etti. Peskov, 4 Temmuz’da Putin’in Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile görüşmeye hazır olduğunu ancak bunun yalnızca Moskova’da gerçekleşebileceğini yineledi . Kremlin daha geniş kapsamda, Putin’in Avrupalı liderler de dahil olmak üzere ‘herkesle’ görüşmeye açık olduğunu ancak Brüksel’in ilk adımı atması gerektiğini ve Moskova’nın ültimatomlar altında müzakere etmeyeceğini defalarca vurguladı
.
Zirve öncesinde, 6 Temmuz’da Kremlin, Putin ve Trump’ın hafta sonu yaptıkları bir telefon görüşmesinde ‘yakın gelecekte’ tekrar konuşma konusunda anlaştıklarını duyurmuştu . Bu, 8 Temmuz’da olası bir görüşmeye işaret ediyordu. Ancak Trump, Putin’i aramak yerine uçuşa yasak bölge önerisini gündeme getirdi. Peskov, Kremlin’in bu öneriyi Washington ile daha önce hiç görüşmediğini doğruladı
. Beklenen görüşme ya ertelenmiş oldu ya da Trump’ın bu alışılmadık çıkışıyla fiilen iptal edilmiş oldu.