İkinci çeyrekte altın, ons başına 3.960-4.850 dolar gibi geniş bir bantta işlem gördü . İran çatışmasının beklenenden uzun sürmesi belirsizliği artırırken, yeni başkan Kevin Warsh yönetimindeki Fed politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında sabit tuttu .
Haziran sonunda altın 4.000 doların altına sarktı ve yıl içindeki dip seviyesini yaklaşık 3.979 dolar/ons olarak gördü . Haziran sonu itibarıyla yıl başından bu yana yaklaşık yüzde 7 gerileyen altın, 4.000-4.100 dolar bandında dengelenmeye çalışıyordu. Buna rağmen son 12 aylık dönemde en iyi performans gösteren varlıklar arasında kalmayı sürdürdü .
Kevin Warsh’ın Fed başkanlığına gelişi, altın piyasasında hızlı ve güçlü bir yeniden fiyatlamaya yol açtı.
Trump’ın, enflasyonla mücadelede daha sert bir çizgiyle ilişkilendirilen Warsh’ı aday göstermesi, değerli metallerde Reuters’ın “debasement crash” olarak nitelediği sert düşüşü tetikledi . Gümüş ve platin, tarihsel olarak en büyük günlük kayıplarından bazılarını yaşarken spot altın birkaç saat içinde yaklaşık yüzde 5 geriledi. Bazı piyasa hesaplamalarında rekor seviyeden dip seviyeye düşüş yüzde 16’ya kadar çıktı; ardından kısmi bir toparlanma geldi .
Warsh’ın başkanlığındaki ilk Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında Fed, enflasyon hedefin üzerinde kalmasına rağmen politika faizini yüzde 3,50-3,75 aralığında tuttu .
Bununla birlikte Fed, gelecekteki faiz kararlarına ilişkin yönlendirme politikasını kaldırdı. Warsh ayrıca başkanların ve üyelerin faiz beklentilerini gösteren “dot plot” projeksiyonuna kişisel tahmin sunmadı. Bu, söz konusu aracı kullanmaya başlayan 2012’den bu yana bir Fed başkanının projeksiyona katılmaması bakımından 14 yılın ilk örneği olarak aktarıldı .
Kararın ardından kâğıt altın yaklaşık yüzde 2 gerilese de kaybın büyük bölümünü kısa sürede geri aldı .
Warsh, fiyat istikrarını öne çıkarırken yıl sonuna kadar en az bir faiz artırımına açık bir tutum sergiledi. Bu yaklaşım, faiz getirisi sunmayan altın açısından bir baskı unsuru oluşturdu . Piyasalarda, Warsh’ın enflasyonla mücadele için faizleri daha da yükseltmek zorunda kalabileceği beklentisi oluştu ve bu beklenti külçe altın fiyatlarını aşağı çekti .
Fed’in para politikası çerçevesini yeniden değerlendirmeye başlaması ise orta vadede yeni bir belirsizlik katmanı ekledi. Bu stratejik inceleme, merkez bankasının karar alma ve kamuoyuyla iletişim biçimini değiştirebilir .
Piyasaların uzun süredir kullandığı temel kabule göre dolar güçlendiğinde altın zayıflar; dolar gerilediğinde ise altın destek bulur. Bunun başlıca nedeni, altının küresel ölçekte dolar cinsinden fiyatlanmasıdır. Ancak 2026’nın ilk yarısında bu ilişki birçok kez çalışmadı.
Haziran ayına gelindiğinde DXY ile altın arasındaki teorik yüzde 60-70’lik negatif korelasyon belirgin biçimde zayıfladı. 25 Haziran’da altın yüzde 2,65 düşerek 3.979 dolara gerilerken DXY, altındaki hareketi her zamanki biçimde doğrulamadı . Analistler bu çoklu varlık ortamını son dönemin en “kopuk” piyasalarından biri olarak tanımladı .
26 Haziran’da DXY’nin 97,50 eşiğinin altına inmesiyle altın yüzde 1,76 yükselerek 4.049 dolara çıktı. Bu hareket, haftalar boyunca büyük ölçüde kaybolan klasik ters korelasyonun kısa süreliğine yeniden devreye girdiğini gösterdi .
İran çatışması ve yüksek petrol fiyatları, dolar hareketlerinin üzerine eklenen yeni makroekonomik etkiler yarattı. Güvenli liman talebinin arttığı dönemlerde hem dolar hem altın birlikte yükselebilirken, yatırımcıların nakde yöneldiği ve teminat tamamlama baskısının arttığı likidite sıkışmalarında iki varlık aynı anda düşebildi .
Uzun vadede dolar ile altın arasındaki ters ilişki tamamen ortadan kalkmış değil. Ancak 2026, korelasyonun rejim değiştirebildiği ve iki varlığın zaman zaman aynı yönde hareket ettiği bir dönem oldu. Bu durum hem riskten korunmayı hem de fiyat tahminlerini zorlaştırıyor .
Büyük bankaların 2026 sonu için açıkladığı altın hedefleri yaklaşık 4.800-6.300 dolar/ons aralığında toplanıyor. Reuters’ın 31 analistle yaptığı ankette medyan beklenti ise yaklaşık 4.916 dolar/ons seviyesinde bulunuyor .
| Banka | 2026 yıl sonu hedefi | 2027 görünümü |
|---|---|---|
| J.P. Morgan | Yaklaşık 6.000 dolar/ons; 6.300 dolar olasılığı | 2027 ortalaması yaklaşık 5.400 dolar/ons |
| Goldman Sachs | 4.900 dolar/ons; haziranda 5.400 dolardan aşağı çekildi | 5.000-5.600 dolar aralığı |
| Wells Fargo | 6.100-6.300 dolar/ons | — |
| UBS | 5.500 dolar/ons | Yıl sonunda 5.400 dolar/ons |
| Bank of America | 6.000 dolar/ons | — |
| Commerzbank | 4.800 dolar/ons; 5.000 dolardan indirildi | 5.200 dolar/ons |
| Deutsche Bank | 4.450 dolar/ons; Kasım 2025’te belirlenmişti | — |
Ana akım kurumsal tahminler 2027 için çoğunlukla 5.000-5.600 dolar/ons aralığında bulunuyor. J.P. Morgan ve UBS yıl sonu için yaklaşık 5.400 dolar öngörürken, Goldman Sachs’ın beklentisi aralığın alt bölümünde, yaklaşık 5.000 dolar seviyesinde yer alıyor .
Bank of America ise daha iyimser bir senaryoda, devam eden “doların rezerv para rolünün zayıflaması” eğilimi, yeni faiz indirimleri ve kurumsal altın tahsislerinin artması halinde fiyatın 2027’de 8.000 dolara ulaşabileceğini belirtiyor. Ancak banka bu senaryoya yalnızca yüzde 30 olasılık veriyor .
Analistlerin öne çıkardığı başlıca değişkenler şunlar:
Altın, 2026’nın ikinci yarısına 4.000-4.100 dolar/ons civarında, ocak ayındaki rekorunun oldukça altında giriyor. Warsh Fed’inin fiyat istikrarını önceleyen ve geleceğe dönük yönlendirmeyi sınırlayan yaklaşımı, para politikası görünümünü daha belirsiz hale getirdi. Dolar-altın korelasyonundaki kırılma da yatırımcıların geleneksel göstergelere daha temkinli yaklaşmasını gerektiriyor.
Buna rağmen büyük bankaların çoğu, altının yıl sonunda 5.000-6.000 dolar bandına doğru toparlanabileceğini düşünüyor. 2027 tahminleri ise ağırlıklı olarak 5.000-5.600 dolar/ons aralığında toplanıyor. Bu tablo, altının kısa vadede sert dalgalanmalara açık kalırken orta vadede merkez bankası talebi, jeopolitik riskler ve faiz görünümünden destek bulabileceğine işaret ediyor.