| Metastatik veya cerrahiyle çıkarılamayan lokal ileri TNBC’si bulunan, metastatik hastalık için daha önce sistemik tedavi almamış ve PD-1/PD-L1 inhibitörlerine aday olmayan yetişkinler |
| ASCENT-03 |
| Trodelvy + pembrolizumab (Keytruda) | Tümöründe PD-L1 ekspresyonu bulunan (CPS ≥ 10) ve metastatik hastalık için daha önce sistemik tedavi almamış yetişkinler | ASCENT-04/KEYNOTE-D19 |
PD-L1, bağışıklık sisteminin tümör hücrelerini tanımasını etkileyebilen bir proteindir. CPS ise tümördeki PD-L1 düzeyini değerlendirmek için kullanılan birleşik pozitif skorudur. Bu nedenle tedavi seçimi, yalnızca kanserin üçlü negatif olup olmadığına değil, biyobelirteç sonuçlarına ve hastanın klinik durumuna da bağlıdır.
PD-1/PD-L1 temelli tedaviye uygun olmayan, daha önce metastatik hastalık için tedavi almamış hastalarda Trodelvy, hekim seçimi kemoterapiyle karşılaştırıldı. Çalışmada Trodelvy, hastalık ilerlemesi veya ölüm riskini kemoterapiye göre %38 azalttı . Sonuç, Trodelvy’nin bu ilk basamak hasta grubunda anlamlı bir klinik fayda sağladığını gösterdi
.
PD-L1 pozitif (CPS ≥ 10) mTNBC hastalarında Trodelvy ile pembrolizumab kombinasyonu, pembrolizumab artı standart kemoterapiyle karşılaştırıldı. Kombinasyon, hastalık ilerlemesi veya ölüm riskini %35 azalttı . İlerleme olmadan geçen süre avantajının temel alt gruplar genelinde korunduğu bildirildi
. Çalışmanın tam sonuçları New England Journal of Medicine dergisinde yayımlandı
.
Bu veriler, Trodelvy’nin PD-L1 durumu farklı olan ilk basamak hasta gruplarında farklı tedavi yaklaşımlarıyla kullanılabileceği fikrini destekliyor. Bununla birlikte, hangi seçeneğin uygun olduğu; patoloji, PD-L1 testi, önceki tedaviler, eşlik eden hastalıklar ve olası yan etkiler birlikte değerlendirilerek onkoloji ekibi tarafından belirlenir.
Üçlü negatif meme kanserinde östrojen reseptörü (ER), progesteron reseptörü (PR) ve HER2 bulunmaz. Bu nedenle hormon tedavileri ve HER2’yi hedefleyen ilaçlar bu alt tipte genellikle kullanılamaz . TNBC, meme kanserlerinin yaklaşık %15–20’sini oluşturur ve daha saldırgan seyirli alt tiplerden biri olarak kabul edilir
.
Metastatik TNBC’de geçmişte genel sağkalım medyanı yaklaşık 12–15 ay düzeyindeydi. İlk basamak tedavi sonrasında hastalık ilerlediğinde seçenekler çoğunlukla tek ajan kemoterapiyle sınırlı kalıyordu .
Trodelvy, tümör hücrelerinin yüzeyinde yaygın olarak bulunan Trop-2 adlı hedefe yönelen bir antikor-ilaç konjugatıdır (ADC). İlaç, topoizomeraz I inhibitörü SN-38’i hedef hücrelere taşımayı amaçlar .
İlacın daha ileri tedavi basamaklarındaki rolünü destekleyen ASCENT çalışmasında, en az iki önceki tedavi almış metastatik TNBC hastaları incelendi. Trodelvy ile kemoterapi karşılaştırıldığında:
Bu sonuçlar, Trodelvy’nin ilk basamak onayından önce, tedaviye dirençli veya nüks etmiş metastatik TNBC’deki kullanımının temelini oluşturdu.
FDA kararından bir gün önce, 23 Haziran 2026’da, Avrupa Komisyonu Trodelvy’yi; metastatik hastalık için daha önce sistemik tedavi almamış ve PD-1/PD-L1 inhibitörü tedavisine aday olmayan, cerrahiyle çıkarılamayan lokal ileri veya metastatik TNBC’li yetişkinlerde ilk basamak monoterapi olarak onayladı . Bu kararın öncesinde Avrupa İlaç Ajansı’nın İnsan Kullanımına Yönelik Tıbbi Ürünler Komitesi (CHMP), 21 Mayıs 2026’da olumlu görüş vermişti .
Gilead, bu onayın Avrupa’da belirli ilk basamak mTNBC hastaları için 20 yıl içindeki ilk yeni tedavi seçeneği ve bu alandaki ilk ADC olduğunu bildirdi . Avrupa’daki önceki ruhsat, en az iki önceki sistemik tedavi almış hastalara yönelikti
.
ABD’de Ulusal Kapsamlı Kanser Ağı (NCCN) kılavuzları da 28 Ocak 2026’da Trodelvy’yi, PD-L1 negatif (CPS < 10) ve kalıtsal BRCA1/2 patojenik varyantı bulunmayan mTNBC hastaları için Kategori 1, tercih edilen ilk basamak tedavi seçenekleri arasına ekledi . NCCN kategorisi klinik kararları destekleyen bir kılavuz önerisidir; tek başına FDA ruhsatı veya her hasta için zorunlu tedavi anlamına gelmez.
Yeni FDA kararı, metastatik TNBC’de tedavi seçeneklerinin ilk basamakta genişlediği anlamına geliyor. Ancak karar, Trodelvy’nin her hasta için otomatik olarak uygun olduğu anlamına gelmiyor. PD-L1 sonucu, immünoterapiye uygunluk, hastalığın yaygınlığı, önceki tedaviler ve hastanın genel sağlık durumu tedavi planını etkileyebilir.
Bu nedenle hastalar, patoloji raporlarındaki PD-L1 sonucunu ve kendileri için monoterapi mi yoksa pembrolizumab kombinasyonu mu değerlendirildiğini onkoloji ekipleriyle görüşmelidir. Bu bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel tedavi önerisi yerine geçmez.