Anketin en önemli bulgusu "bulaşma etkisi" (contagion effect) olarak adlandırılıyor. CSIS verilerine göre, Güney Kore veya Japonya'dan biri nükleer silah edinme konusunda öncülük ederse, diğer ülkede de benzer bir hamleye olan destek "hızla yükselebilir" .
18 Haziran 2026'daki lansman etkinliğinde CSIS uzmanları, bu bulaşma etkisinin potansiyel olarak ABD'nin bölgedeki asker konuşlandırmalarındaki bir azalmanın yaratacağı etkiyi bile aşabileceği uyarısında bulundu . Çalışma, müttefiklerden birinin nükleer silahlanma kararının, bölgesel bir zincirleme reaksiyonu tetikleyerek Kuzeydoğu Asya'daki nükleer istikrarı zayıflatabileceği sonucuna varıyor
.
Cha ve Govella, Foreign Affairs dergisindeki bir makalelerinde, Japonya veya Güney Kore'nin nükleer silahlanması riskinin sıklıkla abartıldığını savunuyor. Çoğu elit, "en azından şimdilik" bu fikre sıcak bakmıyor . Ancak bu kararsızlık iki faktöre bağlı: tehdidin ciddiyeti ve diğer müttefik ülkenin eylemleri
.
ABD'nin genişletilmiş caydırıcılığının (müttefikleri ABD'nin nükleer silahlar da dahil tüm askeri kapasitesiyle savunma taahhüdü) inandırıcılığı, bu denklemdeki en kritik değişken olarak öne çıkıyor. 2025 sonu ile 2026 başı arasında düzenlenen ayrı bir CSIS-Asan Enstitüsü ortak çalıştayı, ABD-Güney Kore ittifakı kapsamındaki genişletilmiş nükleer caydırıcılık iş birliğini değerlendirdi ve müttefiklerin ulusal nükleer seçeneklere yönelmesini engellemek için ABD'nin güvence vermesinin önemini vurguladı .
Elitler temkinli olmaya devam ederken, Güney Kore'deki siyasi ivme diğer yönde ilerliyor. Eski Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol da dahil olmak üzere muhafazakar siyasetçiler, yerli nükleer silah fikrini açıkça destekledi . Şubat 2024 tarihli bir Gallup Korea anketi, Güney Korelilerin yaklaşık %73'ünün ülkelerinin nükleer silah edinmesini desteklediğini gösterdi
. 2025 tarihli bir EAI-Hankook Araştırma anketi ise bu desteği %75,1 ile 2016'dan bu yana en yüksek seviyeye çıkardı
.
Haziran 2026 tarihli bir Asan Enstitüsü anketi, Güney Korelilerin Japonya'ya yönelik görüşlerinin belirgin şekilde iyileştiğini ve Japonya'ya yönelik olumlu görüşlerin ilk kez net pozitife ulaştığını ortaya koydu. Bu değişimin ittifak dinamiklerini etkileyebileceği belirtiliyor .
CSIS anketi, hassas bir dengeyi gözler önüne seriyor. Japonya ve Güney Kore'deki stratejik elitler şu anda nükleer silahlanma konusunda temkinli olsa da, bulgular bu dengenin kırılgan olduğunu gösteriyor. Bir ülkenin nükleer hamlesi, diğer ülkede hızlı bir destek dalgası tetikleyerek Kuzeydoğu Asya'daki nükleer silahların yayılmasını önleme düzenine önemli bir meydan okuma oluşturacaktır. ABD'nin genişletilmiş caydırıcılığının inandırıcılığı, bu dengeyi yerinde tutan kilit değişken olarak görünüyor .
Comments
0 comments