Macron, İsrail'e itidal çağrılarında giderek daha doğrudan bir dil kullanıyor. 18 Haziran 2026'da Macron, ABD-İran ön anlaşmasının ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya "sorumluluk ve akılcılıkla" hareket etme çağrısı yaptı. Bu anlaşma Lübnan'da da düşmanlıkların sona erdirilmesini içeriyor. Macron'un argümanı nettir: İsrail'in güvenliği "komşu bir toprağın fethiyle garanti altına alınamaz."
Bu tek seferlik bir çıkış değildi. Daha önce, 1 Haziran 2026'da Macron, İsrail güçlerinin Hizbullah'a karşı yeni bir taarruz başlatması üzerine "Güney Lübnan'da yaşanan büyük tırmanışı hiçbir şeyin haklı çıkarmadığını" söylemişti. Fransa'nın talebi üzerine BM Güvenlik Konseyi ertesi gün acil toplantı yaptı.
Macron'un İsrail'e baskı yapmak için yaptığı önemli diplomatik hamleler:
Macron'un acil diplomatik odağı, ateşkes düzenlemelerini Lübnan'a yaymak ve yeniden tırmanma koşullarını azaltmak. Elysee Sarayı, Fransa'nın "ateşkese sıkı sıkıya bağlılığını, Lübnan'ın toprak bütünlüğüne desteğini ve Lübnan devletinin egemenliğini ve silah tekelini tam olarak garanti altına almak için attığı adımları yinelemeyi" amaçladığını belirtti.
ABD Dışişleri Bakanlığı, İsrail ve Lübnan'ın kırılgan bir ateşkesi uzatmayı ve Lübnan içinde Hizbullah militanlarının yasaklanacağı "pilot" güvenlik bölgeleri oluşturmayı kabul ettiğini duyurdu. Fransa'nın daha geniş yaklaşımı, bu çerçeveyi güçlendirirken istikrarlı güvenlik düzenlemeleri için baskı yapmayı amaçlıyor.
Fransa, 17 Haziran 2026'da imzalanan ABD-İran mutabakatını stratejik bir fırsat olarak görüyor. Anlaşma açıkça Lübnan'daki askeri eylemlerin durdurulmasını öngörüyor.
Macron anlaşmayı "mükemmel haber" olarak nitelendirdi ancak Lübnan'daki koşulların hala vahim olduğu ve herhangi bir bölgesel barış anlaşmasına özel olarak dahil edilmesi gerektiği uyarısında bulundu.
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn, ABD-İran mutabakatının Lübnan'ın istikrar ve güvenliğini bölgesel çabaların "ayrılmaz bir parçası" olarak tanıdığını belirtti. Macron, G7 ülkelerinin anlaşmanın uygulanmasını sağlamak için her şeyi yapacağını duyurdu.
Tüm diplomatik faaliyetlere rağmen, İsrail-Lübnan sınırındaki şiddet, stratejinin uygulanabilirliğini test ederek devam etti. Güney Lübnan'daki çok sayıda İsrail saldırısı, ateşkes ortamını ciddi bir baskı altına aldı.
Bu olaylar, Macron'un neden Lübnan'ın ikincil bir mesele değil, birincil bir diplomatik cephe olarak ele alınması gerektiğini vurguladığını açıklıyor.
Fransa, mevcut anı önemli bir aşağı yönlü risk içeren dar bir fırsat penceresi olarak görüyor.
Fırsat:
Risk:
Fransa, Lübnan'daki tarihi rolünü, G7 başkanlığını ve yeni ABD-İran çerçevesini kullanarak üç örtüşen hedefe ulaşmak için koordineli bir strateji izliyor: İsrail-Lübnan cephesinde tansiyonu düşürmek, Lübnan ordusu aracılığıyla devlet otoritesini güçlendirmek ve daha geniş bir bölgesel istikrar çerçevesi oluşturmak. Bu stratejinin başarılı olup olmayacağı, diplomatik ivmenin sahadaki şiddeti geride bırakıp bırakamayacağına bağlı.
Comments
0 comments