Anlaşma haberi, özellikle savaştan en çok etkilenen Asya piyasalarında adeta bir satın alma çılgınlığını tetikledi. Yatırımcıların fiyatlara işlediği "jeopolitik risk primi" bir gecede buharlaştı .
Borsa ekranlarındaki yeşil renge rağmen, sahadaki gerçeklik çok daha karanlık ve belirsiz. Üç temel sorun, anlaşmanın uygulanabilirliğini ve kalıcılığını ciddi şekilde sorgulatıyor:
Atlantic Council ve diğer düşünce kuruluşlarından uzmanların yorumları oldukça sert. Savaşın temel sebebi olan nükleer programın 60 günlük belirsiz bir sürece ertelenmesi, bunun bir barıştan çok taktiksel bir mola olduğu yorumlarını güçlendiriyor. Bir analistin ifadesiyle, bu anlaşma İran'ın "küresel ekonomiyi rehin alıp ABD'den taviz koparabileceğini" tüm dünyaya gösterdi . İran'ın nükleer programına dokunmayan ve Devrim Muhafızları'nın (IRGC) bölgesel faaliyetlerini kısıtlamayan bir düzenlemenin kalıcı bir çözüm getirmeyeceği, görüşmelerin her an çökebileceği konusunda neredeyse fikir birliği var
. Bir diğer belirsizlik ise, İran'ın boğazdan geçiş için IRGC'nin koordinasyonunu şart koşması. Bu durum, ticari gemiler üzerinde yeni bir baskı ve belirsizlik unsuru oluşturuyor
.
Özetle, 15 Haziran 2026'da atılan imza, küresel ekonomiye bir nefes aldırdı ancak kalıcı bir barıştan henüz çok uzakta. Hürmüz Boğazı'nın önündeki mayın tehlikesi, İsrail'in tutumu ve en önemlisi İran'ın nükleer programının belirsiz akıbeti, bu "barışın" ne kadar dayanıklı olduğunu belirleyecek. Yatırımcılar bir süreliğine rahatlamış görünse de, Orta Doğu'daki bu yeni denklem, her an yeniden alevlenebilecek bir fitilin üzerinde oturuyor.
Comments
0 comments