Bloomberg anketine katılan ekonomistlerin medyan tahminine göre perakende satışlar mayısta yıllık bazda yüzde 0,2 daralabilir . Bu gerçekleşirse, Çin’de tüketici harcamaları pandemi döneminden bu yana ilk kez yıllık düşüş kaydetmiş olacak. Rakam, yalnızca bir aylık veriden ibaret değil: Teşviklerle ayakta tutulan tüketimin, hanehalkı güveni toparlanmadan sürdürülebilir bir büyüme motoruna dönüşemediğini gösteriyor.
Çin’in 2026’ya güçlü başladığı izlenimi büyük ölçüde öne çekilen mali harcamalara ve tatil dönemindeki alışverişlere dayanıyordu. İlk iki aydaki yüzde 2,8’lik artışın ardından perakende satış büyümesi martta yüzde 1,7’ye, nisanda ise yüzde 0,2’ye indi .
Bu hızlı yavaşlama, geçici kamu desteklerine dayalı modelin sınırlarını ortaya koyuyor. Tatil etkisi ortadan kalkıp teşviklerin kapsamı daralınca tüketim neredeyse anında zayıfladı. Beklenenden daha sert geçen bu “tatil sonrası durgunluk”, temel talebin sürekli bir politika desteği olmadan hâlâ kırılgan olduğuna işaret ediyor .
Çin’in tüketim motorundaki kırılganlığı en açık biçimde otomobil sektörü gösteriyor. Otomobil satışları nisanda yıllık bazda yüzde 15,3 geriledi; bu, başlıca perakende kategorileri arasındaki en sert düşüş oldu . Otomobil pazarı, 2026’nın ilk çeyreğinde de yüzde 17 küçülmüştü .
Düşüşte, eski aracı yenisiyle değiştirme programlarının kademeli olarak sona ermesi etkili oldu. Teşvik bütçeleri tükendikten sonra 20’den fazla kent başvuruları durdurdu veya program koşullarını değiştirdi. Bu durum talepte ani bir “uçurum etkisi” yarattı .
Yeni enerjili araçlar da önceki yıllardaki ivmesini koruyamıyor. Hükümet destekleri geri çekildikçe bu segmentte perakende satışların daha yavaş büyümesi bekleniyor . Morgan Stanley, 2026’nın tamamında Çin’deki binek araç satışlarının yüzde 7 azalacağını öngörüyor. Bu tahmin, sektörün teşviklerin zayıfladığı, fiyat rekabetinin yoğunlaştığı ve üreticilerin kâr marjlarının baskı altında kaldığı zorlu bir yıla hazırlandığını gösteriyor .
Politika desteğinin ötesinde, daha kalıcı bir sorun bulunuyor: Çinli hanehalklarının ekonomiye duyduğu güven zayıflamış durumda. Uzun süredir devam eden emlak krizi, hanehalkı servetini aşındıran en önemli unsurlardan biri. Emlak yatırımları martta yıllık bazda yüzde 11 geriledi ve sektördeki sıkıntıların sona erdiğine dair güçlü bir işaret görülmüyor .
Bu servet kaybı etkisine zayıf işgücü piyasası, hızlanan enflasyon ve İran savaşıyla bağlantılı artan enerji maliyetleri de ekleniyor . Hanehalkları bu nedenle otomobil, beyaz eşya ve mobilya gibi yüksek tutarlı alışverişleri erteliyor.
Nisandaki düşüş birden fazla kategoriye yayıldı: Beyaz eşya satışları yüzde 15,1, yapı malzemeleri yüzde 13,8 ve mobilya satışları yüzde 10,4 azaldı. Otomobildeki sert gerilemeyle birlikte bu tablo, sorunun tek bir sektöre özgü olmadığını gösteriyor . Özel sektör güvenini yeniden tesis etmeye yönelik girişimler ise yerleşik kötümserliği henüz tersine çevirebilmiş değil .
Tüketimi canlandırmak için kullanılan başlıca araç, tüketicilere eski ürünlerini yenileriyle değiştirmeleri karşılığında destek sağlayan takas programı oldu. Program 2024’ten bu yana trilyonlarca yuan tutarında satış yaratmış olsa da etkisinin giderek azaldığı yönündeki eleştiriler güçleniyor.
2026’da merkezi hükümet programın bütçesini 50 milyar yuan azaltarak 250 milyar yuana indirdi. Ayrıca destek kapsamındaki kategori sayısı 12’den 6’ya düşürüldü . Yerel maliye yetkilileri ve politika danışmanları, programın ürettiği satışların önceki yılın seviyelerinin altında kalmasını gerekçe göstererek maliyet etkinliğini sorgulamaya başladı .
Ekonomik araştırmalar, programın azalan getirilerle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Kamu harcamalarının önemli bir bölümü yeni tüketim yaratmak yerine gelecekte yapılacak alışverişleri öne çekmiş olabilir. Yani teşvik, zaten satın alma niyetinde olan tüketicilere ek avantaj sağlarken ekonomiye kalıcı bir talep artışı getirmemiş olabilir .
Teşvik kaynaklı satışların yüzde 60’tan fazlasının otomobillerden gelmesi de faydanın ağırlıklı olarak orta ve yüksek gelirli gruplara yöneldiğini düşündürüyor. Bu grupların ek gelirlerini harcama eğilimi daha düşük olduğu için programın ekonominin geneline yayılan etkisi sınırlı kalıyor . Üstelik yıllardır süren indirim ve kampanya savaşlarının ardından tüketiciler yeni bir teşvik duyurusuna eskisi kadar duyarlı görünmüyor .
Tüketimdeki zayıflık, ekonominin geri kalanından bağımsız değil. Sanayi üretimi, yatırım ve büyüme beklentileri de baskı altında.
Çin’in karşı karşıya olduğu tablo, basit bir teşvik eksikliğinden daha derin bir talep sorununa işaret ediyor. Kamu destekleri yılın başında satışları artırdı; ancak teşviklerin etkisi azaldığında otomobil, beyaz eşya, mobilya ve yapı malzemeleri gibi önemli kategoriler hızla geriledi.
Emlak piyasasındaki kayıplar, istihdam belirsizliği ve artan maliyetler hanehalklarını temkinli davranmaya iterken, takas programı da kısa vadeli satışları kalıcı ve geniş tabanlı bir tüketim artışına dönüştürmekte zorlanıyor. Sanayi üretimi ve yatırımlardaki zayıflık, HSBC’nin aşağı yönlü tahminiyle birlikte değerlendirildiğinde Çin ekonomisinin talep kaynaklı bir yavaşlamaya girdiğini gösteriyor.
Mayıs ayında perakende satışların yüzde 0,2 daralması henüz bir tahmin; ancak gerçekleşmesi hâlinde pandemi sonrası dönemin ilk yıllık düşüşü olacak . Daha önemlisi, bu veri Pekin’in mevcut politika araçlarının tüketici güvenini yeniden tesis etmekte yetersiz kaldığına dair güçlü bir uyarı niteliği taşıyacak. Kalıcı toparlanma için geçici indirimlerden çok, hanehalkı gelirlerini, istihdam beklentilerini ve emlak piyasasına duyulan güveni güçlendiren daha yapısal adımlar gerekebilir.