Bu şok, Asya’da yalnızca akaryakıt fiyatlarını artırmıyor. Elektrik ve üretim maliyetlerini yükseltiyor, para birimleri üzerindeki baskıyı artırıyor, gıda fiyatlarını besliyor ve hükümetleri sübvansiyon ya da vergi indirimi yoluyla müdahaleye zorluyor.
ADB’nin mart ayındaki ilk değerlendirmesine göre, çatışma ve boğazdaki kesinti yaklaşık bir ayla sınırlı kalırsa gelişmekte olan Asya’da büyüme üzerindeki etki sınırlı olacak ve yıllık gayrisafi yurt içi hasılada yalnızca geçici bir düşüş görülebilecek .
Ancak banka, kapanmanın uzaması halinde enerji fiyatlarında daha sert artışlar ve ticarette ciddi aksamalar bekliyor . Mevcut kaynaklara göre ADB, uzun süreli kapanma senaryosu için henüz yeni ve sayısal bir büyüme tahmini yayımlamadı.
IMF’nin 2026 referans senaryosu kısa süreli bir çatışmayı ve enerji emtia fiyatlarında yüzde 19’luk artışı varsayıyor. Bu senaryoda küresel büyüme yüzde 3,1, manşet enflasyon ise yüzde 4,4 olarak öngörülüyor . Bu tablo, son yıllardaki dezenflasyon eğiliminin tersine dönmesi anlamına geliyor.
IMF, Hürmüz Boğazı’nın daha uzun süre kapalı kalmasının “büyük bir enerji krizi” riskini artıracağı uyarısında bulunuyor . Boğazın kapanması, küresel petrol ve deniz yoluyla taşınan sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık yüzde 20’sine erişimi kesti. Bölgedeki saldırılar ve ihtiyati üretim duruşları da petrol ve gaz üretimini tahminen günlük 13 milyon varil azalttı .
Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Pakistan’ı kapsayan MENAP bölgesinde büyümenin, ticaretin ve üretimin 2026 ortasında normale döndüğü varsayımında bile yüzde 1,4’e yavaşlaması bekleniyor . Bu, Ekim 2025 tahminine göre 2,3 puanlık aşağı yönlü bir revizyon.
Fitch Ratings, haziran ayında petrol şokunun etkisiyle 2026 küresel büyüme tahminini önceki öngörüsünün 0,2 puan altına, yüzde 2,4’e çekti . Kurum, daha yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu, hanehalkı harcamalarını ve şirket maliyetlerini baskıladığını belirtiyor.
Fitch ayrıca Hindistan’ın 2026-27 mali yılı büyüme tahminini yüzde 6,7’den yüzde 6,4’e indirdi . Kurum, artan fiyatların reel gelirleri ve tüketici harcamalarını zayıflatmasını bekliyor. Mart ayındaki değerlendirmesinde ise pahalı petrolün Hindistan’da 2026-27 mali yılının ilk yarısındaki büyümeyi yavaşlatabileceği ve enflasyonu Aralık 2026’da yüzde 4,5’e taşıyabileceği uyarısını yapmıştı .
Fitch, kısa vadeli Brent petrolü varsayımlarını da yükseltti. Şokun kısa süreli bir arz kesintisinin ötesine geçmesi halinde yeni büyüme indirimlerinin gündeme gelebileceğini belirtiyor .
IEA, Hürmüz’deki tıkanmayı petrol arzında “tarihin en büyük kesintisi” olarak tanımladı . Küresel petrol arzı yalnızca mart ayında günlük 10,1 milyon varil azaldı . Kurum, boğazın işleyişini yitirmesini “tarihteki en büyük küresel enerji güvenliği tehdidi” olarak nitelendirdi .
IEA’nın projeksiyonuna göre 2026’da küresel petrol üretimi, 2025 ortalamasının günlük yaklaşık 1,5 milyon varil altında kalacak. Bu, savaş öncesindeki mart tahminine göre günlük yaklaşık 2,6 milyon varillik bir kötüleşme anlamına geliyor .
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), enerji fiyatlarının 2026 ortasında düşmeye başlaması varsayımıyla küresel büyümenin yüzde 3,4’ten yüzde 2,8’e gerileyeceğini öngörüyor . Deniz taşımacılığı ve enerji altyapısındaki hasar kalıcı olursa yavaşlamanın daha sert olması bekleniyor.
Wood Mackenzie’nin en kötü senaryosunda küresel büyüme 2026’da yüzde 2’nin altına inebilir. Brent petrolünün yıl sonunda varil başına 200 dolara yaklaşabileceği, küresel petrol talebinin ise yılın ikinci yarısında günlük 6 milyon varil düşebileceği tahmin ediliyor .
Allianz Research’e göre boğazdaki kesinti iki aydan kısa sürse bile gelişmekte olan piyasalarda ortalama enflasyon 0,8-1,0 puan artabilir. Çin hariç gelişmekte olan piyasalarda büyüme üzerindeki etkinin en az 0,5 puan olması bekleniyor .
Filipinler, incelenen dört ülke arasında petrolünün en büyük bölümünü Basra Körfezi’nden sağlayan ülke. Petrol ithalatının yüzde 96’sı Körfez kaynaklı . Bu nedenle arz kesintisi, yakıt tedariki açısından son derece ağır sonuçlar doğuruyor.
Yakıt kıtlığı ve fiyat artışları ulaştırma, deniz taşımacılığı ve gıda fiyatlarına yansıyor . Kaynaklarda Filipinler için ADB, IMF veya Fitch tarafından yayımlanmış, krize özel güncellenmiş bir büyüme ve enflasyon tahmini bulunmuyor. Ancak ülkenin yüksek Körfez bağımlılığı, büyüme ve fiyat istikrarı riskinin bölge ortalamasının üzerinde olduğuna işaret ediyor.
Japonya, Körfez’den önemli miktarda ham petrol ithal ediyor. Boğazın kapanması, ülkenin zaten yüksek olan enerji ithalat faturasını artırıyor; ticaret dengesini bozuyor ve yen üzerindeki baskıyı güçlendiriyor.
Japonya için tek başına açıklanmış güncel bir büyüme veya enflasyon revizyonu bulunmasa da ülke, Ortadoğu ham petrolüne neredeyse tamamen bağımlı enerji yapısı nedeniyle yüksek risk altında. Petrol şoku elektrik, imalat ve taşımacılık maliyetleri üzerinden ekonominin geneline yayılıyor.
Tayland petrolünün yaklaşık yüzde 74’ünü Basra Körfezi’nden sağlıyor . Ülkede yakıt kıtlığı ve karne uygulamaları görülürken artan enerji maliyetleri uçuşlara, deniz taşımacılığına, araç çağırma hizmetlerine ve gıda fiyatlarına yansıyor .
ICIS, dolar karşısında değer kaybeden Asya para birimleri ile varil başına 100 doların üzerindeki ham petrol fiyatlarının Tayland’ın da aralarında bulunduğu Güneydoğu Asya ekonomilerini ciddi biçimde zorladığını bildirdi . Tayland için ADB, IMF veya Fitch tarafından yayımlanmış bağımsız bir GSYH revizyonu bulunmuyor; ancak ülke bölgenin enerji şokuna en açık ekonomileri arasında yer alıyor.
Fitch, Hindistan’ın 2026-27 mali yılı büyüme tahminini yüzde 6,7’den yüzde 6,4’e indirdi . Kurum, artan petrol fiyatlarının 2026-27 mali yılının ilk yarısında büyümeyi yavaşlatabileceğini ve enflasyonu Aralık 2026’da yüzde 4,5’e çıkarabileceğini daha önce belirtmişti .
Hindistan ham petrol ithalatının yaklaşık yüzde 60’ını Körfez’den yapıyor. Daha pahalı petrol, cari açığı genişletiyor ve ithal enflasyonu artırıyor. Hükümetin akaryakıt sübvansiyonları veya vergi indirimleriyle tüketiciyi korumaya çalışması halinde kamu maliyesi üzerindeki baskı da artabilir.
Enerji fiyatlarındaki artış, doğrudan akaryakıt ve elektrik faturalarına yansırken dolaylı olarak taşımacılık, gübre, üretim ve gıda maliyetlerini de yükseltiyor. Allianz Research, iki aylık bir kesintinin gelişmekte olan piyasa enflasyonunu 0,8-1,0 puan artırabileceğini hesaplıyor . IMF’nin kısa süreli çatışma varsayımında dahi 2026 küresel manşet enflasyonu yüzde 4,4’e çıkıyor .
Gıda ve yakıt fiyatlarındaki yükseliş, gelirlerinin daha büyük bölümünü temel ihtiyaçlara ayıran düşük gelirli haneleri orantısız biçimde etkiliyor. IMF, şokun gelişmekte olan ülkelerde daha ağır hissedileceği uyarısında bulundu . Bu durum, enerji ve gıda sübvansiyonlarının kapsamının genişletilmesi yönündeki baskıyı artırabilir.
Petrol ithalatçısı Asya ülkeleri, fiyat artışını tüketiciye tamamen yansıtmamak için sübvansiyon, vergi indirimi veya fiyat tavanı uygulamalarına yönelebilir. Ancak büyümenin yavaşladığı bir dönemde bu önlemler bütçe açıklarını genişletebilir. Dolayısıyla hükümetler, enflasyonu sınırlamak ile mali disiplini korumak arasında zor bir tercih yapmak zorunda kalabilir.
Asya para birimlerinin dolar karşısında değer kaybetmesi, petrolün dolar cinsinden fiyatlanması nedeniyle ithalat maliyetlerini daha da yükseltiyor . Bu, enerji fiyatlarındaki ilk şokun üzerine ek bir kur baskısı bindiriyor.
Wood Mackenzie, kapanmanın sürmesi halinde küresel büyümenin yüzde 2’nin altına inebileceğini öngörüyor . OECD ise enerji ve taşımacılık altyapısındaki sorunların 2027’ye sarkması durumunda daha derin bir yavaşlama ve bazı ekonomilerde resesyon ya da resesyona yakın koşullar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor .
Haziran 2026 ortası itibarıyla mevcut tahminlerin çoğu, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintinin 2026 ortasında sona ereceğini ve ticaret ile üretimin kademeli olarak normale döneceğini varsayıyor. Kapanma yılın ikinci yarısına taşınırsa enerji fiyatları, üretim kayıpları ve kamu maliyesi üzerindeki baskı artacağından ADB, IMF, Fitch, IEA ve diğer kurumların mevcut tahminlerini aşağı yönlü revize etmesi beklenir.
Bu nedenle Asya-Pasifik için temel mesele yalnızca petrolün ne kadar pahalı olduğu değil, arz kesintisinin ne kadar sürdüğü. Kısa süreli bir şok yönetilebilir kalabilir; aylar süren bir kapanma ise enflasyon, yoksulluk, kur ve bütçe açıklarını aynı anda büyüterek stagflasyon riskini güçlendirebilir.
Bu şok, Asya’da yalnızca akaryakıt fiyatlarını artırmıyor. Elektrik ve üretim maliyetlerini yükseltiyor, para birimleri üzerindeki baskıyı artırıyor, gıda fiyatlarını besliyor ve hükümetleri sübvansiyon ya da vergi indirimi yoluyla müdahaleye zorluyor.
ADB’nin mart ayındaki ilk değerlendirmesine göre, çatışma ve boğazdaki kesinti yaklaşık bir ayla sınırlı kalırsa gelişmekte olan Asya’da büyüme üzerindeki etki sınırlı olacak ve yıllık gayrisafi yurt içi hasılada yalnızca geçici bir düşüş görülebilecek .
Ancak banka, kapanmanın uzaması halinde enerji fiyatlarında daha sert artışlar ve ticarette ciddi aksamalar bekliyor . Mevcut kaynaklara göre ADB, uzun süreli kapanma senaryosu için henüz yeni ve sayısal bir büyüme tahmini yayımlamadı.
IMF’nin 2026 referans senaryosu kısa süreli bir çatışmayı ve enerji emtia fiyatlarında yüzde 19’luk artışı varsayıyor. Bu senaryoda küresel büyüme yüzde 3,1, manşet enflasyon ise yüzde 4,4 olarak öngörülüyor . Bu tablo, son yıllardaki dezenflasyon eğiliminin tersine dönmesi anlamına geliyor.
IMF, Hürmüz Boğazı’nın daha uzun süre kapalı kalmasının “büyük bir enerji krizi” riskini artıracağı uyarısında bulunuyor . Boğazın kapanması, küresel petrol ve deniz yoluyla taşınan sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık yüzde 20’sine erişimi kesti. Bölgedeki saldırılar ve ihtiyati üretim duruşları da petrol ve gaz üretimini tahminen günlük 13 milyon varil azalttı .
Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Pakistan’ı kapsayan MENAP bölgesinde büyümenin, ticaretin ve üretimin 2026 ortasında normale döndüğü varsayımında bile yüzde 1,4’e yavaşlaması bekleniyor . Bu, Ekim 2025 tahminine göre 2,3 puanlık aşağı yönlü bir revizyon.
Fitch Ratings, haziran ayında petrol şokunun etkisiyle 2026 küresel büyüme tahminini önceki öngörüsünün 0,2 puan altına, yüzde 2,4’e çekti . Kurum, daha yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu, hanehalkı harcamalarını ve şirket maliyetlerini baskıladığını belirtiyor.
Fitch ayrıca Hindistan’ın 2026-27 mali yılı büyüme tahminini yüzde 6,7’den yüzde 6,4’e indirdi . Kurum, artan fiyatların reel gelirleri ve tüketici harcamalarını zayıflatmasını bekliyor. Mart ayındaki değerlendirmesinde ise pahalı petrolün Hindistan’da 2026-27 mali yılının ilk yarısındaki büyümeyi yavaşlatabileceği ve enflasyonu Aralık 2026’da yüzde 4,5’e taşıyabileceği uyarısını yapmıştı .
Fitch, kısa vadeli Brent petrolü varsayımlarını da yükseltti. Şokun kısa süreli bir arz kesintisinin ötesine geçmesi halinde yeni büyüme indirimlerinin gündeme gelebileceğini belirtiyor .
IEA, Hürmüz’deki tıkanmayı petrol arzında “tarihin en büyük kesintisi” olarak tanımladı . Küresel petrol arzı yalnızca mart ayında günlük 10,1 milyon varil azaldı . Kurum, boğazın işleyişini yitirmesini “tarihteki en büyük küresel enerji güvenliği tehdidi” olarak nitelendirdi .
IEA’nın projeksiyonuna göre 2026’da küresel petrol üretimi, 2025 ortalamasının günlük yaklaşık 1,5 milyon varil altında kalacak. Bu, savaş öncesindeki mart tahminine göre günlük yaklaşık 2,6 milyon varillik bir kötüleşme anlamına geliyor .
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), enerji fiyatlarının 2026 ortasında düşmeye başlaması varsayımıyla küresel büyümenin yüzde 3,4’ten yüzde 2,8’e gerileyeceğini öngörüyor . Deniz taşımacılığı ve enerji altyapısındaki hasar kalıcı olursa yavaşlamanın daha sert olması bekleniyor.
Wood Mackenzie’nin en kötü senaryosunda küresel büyüme 2026’da yüzde 2’nin altına inebilir. Brent petrolünün yıl sonunda varil başına 200 dolara yaklaşabileceği, küresel petrol talebinin ise yılın ikinci yarısında günlük 6 milyon varil düşebileceği tahmin ediliyor .
Allianz Research’e göre boğazdaki kesinti iki aydan kısa sürse bile gelişmekte olan piyasalarda ortalama enflasyon 0,8-1,0 puan artabilir. Çin hariç gelişmekte olan piyasalarda büyüme üzerindeki etkinin en az 0,5 puan olması bekleniyor .
Filipinler, incelenen dört ülke arasında petrolünün en büyük bölümünü Basra Körfezi’nden sağlayan ülke. Petrol ithalatının yüzde 96’sı Körfez kaynaklı . Bu nedenle arz kesintisi, yakıt tedariki açısından son derece ağır sonuçlar doğuruyor.
Yakıt kıtlığı ve fiyat artışları ulaştırma, deniz taşımacılığı ve gıda fiyatlarına yansıyor . Kaynaklarda Filipinler için ADB, IMF veya Fitch tarafından yayımlanmış, krize özel güncellenmiş bir büyüme ve enflasyon tahmini bulunmuyor. Ancak ülkenin yüksek Körfez bağımlılığı, büyüme ve fiyat istikrarı riskinin bölge ortalamasının üzerinde olduğuna işaret ediyor.
Japonya, Körfez’den önemli miktarda ham petrol ithal ediyor. Boğazın kapanması, ülkenin zaten yüksek olan enerji ithalat faturasını artırıyor; ticaret dengesini bozuyor ve yen üzerindeki baskıyı güçlendiriyor.
Japonya için tek başına açıklanmış güncel bir büyüme veya enflasyon revizyonu bulunmasa da ülke, Ortadoğu ham petrolüne neredeyse tamamen bağımlı enerji yapısı nedeniyle yüksek risk altında. Petrol şoku elektrik, imalat ve taşımacılık maliyetleri üzerinden ekonominin geneline yayılıyor.
Tayland petrolünün yaklaşık yüzde 74’ünü Basra Körfezi’nden sağlıyor . Ülkede yakıt kıtlığı ve karne uygulamaları görülürken artan enerji maliyetleri uçuşlara, deniz taşımacılığına, araç çağırma hizmetlerine ve gıda fiyatlarına yansıyor .
ICIS, dolar karşısında değer kaybeden Asya para birimleri ile varil başına 100 doların üzerindeki ham petrol fiyatlarının Tayland’ın da aralarında bulunduğu Güneydoğu Asya ekonomilerini ciddi biçimde zorladığını bildirdi . Tayland için ADB, IMF veya Fitch tarafından yayımlanmış bağımsız bir GSYH revizyonu bulunmuyor; ancak ülke bölgenin enerji şokuna en açık ekonomileri arasında yer alıyor.
Fitch, Hindistan’ın 2026-27 mali yılı büyüme tahminini yüzde 6,7’den yüzde 6,4’e indirdi . Kurum, artan petrol fiyatlarının 2026-27 mali yılının ilk yarısında büyümeyi yavaşlatabileceğini ve enflasyonu Aralık 2026’da yüzde 4,5’e çıkarabileceğini daha önce belirtmişti .
Hindistan ham petrol ithalatının yaklaşık yüzde 60’ını Körfez’den yapıyor. Daha pahalı petrol, cari açığı genişletiyor ve ithal enflasyonu artırıyor. Hükümetin akaryakıt sübvansiyonları veya vergi indirimleriyle tüketiciyi korumaya çalışması halinde kamu maliyesi üzerindeki baskı da artabilir.
Enerji fiyatlarındaki artış, doğrudan akaryakıt ve elektrik faturalarına yansırken dolaylı olarak taşımacılık, gübre, üretim ve gıda maliyetlerini de yükseltiyor. Allianz Research, iki aylık bir kesintinin gelişmekte olan piyasa enflasyonunu 0,8-1,0 puan artırabileceğini hesaplıyor . IMF’nin kısa süreli çatışma varsayımında dahi 2026 küresel manşet enflasyonu yüzde 4,4’e çıkıyor .
Gıda ve yakıt fiyatlarındaki yükseliş, gelirlerinin daha büyük bölümünü temel ihtiyaçlara ayıran düşük gelirli haneleri orantısız biçimde etkiliyor. IMF, şokun gelişmekte olan ülkelerde daha ağır hissedileceği uyarısında bulundu . Bu durum, enerji ve gıda sübvansiyonlarının kapsamının genişletilmesi yönündeki baskıyı artırabilir.
Petrol ithalatçısı Asya ülkeleri, fiyat artışını tüketiciye tamamen yansıtmamak için sübvansiyon, vergi indirimi veya fiyat tavanı uygulamalarına yönelebilir. Ancak büyümenin yavaşladığı bir dönemde bu önlemler bütçe açıklarını genişletebilir. Dolayısıyla hükümetler, enflasyonu sınırlamak ile mali disiplini korumak arasında zor bir tercih yapmak zorunda kalabilir.
Asya para birimlerinin dolar karşısında değer kaybetmesi, petrolün dolar cinsinden fiyatlanması nedeniyle ithalat maliyetlerini daha da yükseltiyor . Bu, enerji fiyatlarındaki ilk şokun üzerine ek bir kur baskısı bindiriyor.
Wood Mackenzie, kapanmanın sürmesi halinde küresel büyümenin yüzde 2’nin altına inebileceğini öngörüyor . OECD ise enerji ve taşımacılık altyapısındaki sorunların 2027’ye sarkması durumunda daha derin bir yavaşlama ve bazı ekonomilerde resesyon ya da resesyona yakın koşullar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor .
Haziran 2026 ortası itibarıyla mevcut tahminlerin çoğu, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintinin 2026 ortasında sona ereceğini ve ticaret ile üretimin kademeli olarak normale döneceğini varsayıyor. Kapanma yılın ikinci yarısına taşınırsa enerji fiyatları, üretim kayıpları ve kamu maliyesi üzerindeki baskı artacağından ADB, IMF, Fitch, IEA ve diğer kurumların mevcut tahminlerini aşağı yönlü revize etmesi beklenir.
Bu nedenle Asya-Pasifik için temel mesele yalnızca petrolün ne kadar pahalı olduğu değil, arz kesintisinin ne kadar sürdüğü. Kısa süreli bir şok yönetilebilir kalabilir; aylar süren bir kapanma ise enflasyon, yoksulluk, kur ve bütçe açıklarını aynı anda büyüterek stagflasyon riskini güçlendirebilir.