Asıl çarpıcı gelişme ise doğal gaz cephesinde yaşandı. Dünyanın en büyük ikinci sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ihracatçısı olan Katar'daki Ras Laffan tesisi, bir İran insansız hava aracı saldırısıyla vurularak devre dışı kaldı. Bu, 30 yıllık kesintisiz operasyonun ardından gelen ilk arz kesintisi oldu ve Katar'ın ihracat kapasitesinin %17'sini beş yıla kadar devre dışı bıraktı.
IEA, bu şokun uzun zamandır beklenen küresel LNG arz bolluğunu en az iki yıl ertelediğini belirtiyor.
Siemens Energy, Haziran 2026'da yaptığı açıklamada, İran savaşının "gaz türbinlerine olan talep için ek bir itici güç haline geldiğini" duyurdu.
Bu talep, halihazırda rekor seviyelerde olan yapay zeka odaklı veri merkezi yatırımlarının üzerine biniyor.
Şirketin Yatırımcı Günü sunumunda, Irak, Ukrayna ve Suriye'deki 60 GW'a varan yeniden inşa ihtiyacı, yapay zeka yatırımları ve kömürden çıkış süreci temel talep faktörleri olarak sıralandı. İran krizi, bu faktörlere jeopolitik bir aciliyet boyutu ekledi.
Ülkeler, enerji güvenliklerini sağlamak için yeni doğal gaz santralleri inşa etme yarışına girdi. Bu durum, Siemens Energy, GE Vernova ve Mitsubishi Heavy Industries için siparişleri doğrudan artırdı.
Arz-talep dengesizliği, üretim cephesinde ciddi bir krize yol açtı. Dünyanın en büyük üç gaz türbini üreticisi olan Siemens Energy, GE Vernova ve Mitsubishi Heavy Industries, yoğun bir üretim birikimiyle karşı karşıya. Yeni bir proje geliştiricisi, gaz türbini siparişi vermek istediğinde kendisine 7 ila 8 yıllık bir bekleme süresi veriliyor. Bu, planlanan birçok doğal gaz santrali projesini tehlikeye atıyor.
Sektör raporlarına göre, 2030 yılına kadar planlanan 400 milyar dolar değerindeki doğal gaz santrali projesi, türbin kapasitesi eksikliği nedeniyle gecikme veya iptal riskiyle karşı karşıya.
Piyasalardaki sarsıntı ise doğrudan tüketiciye yansıyor:
Siemens Energy, birbiriyle bağlantılı iki mega trendin tam göbeğinde bulunuyor: Dijitalleşmenin doymak bilmez enerji açlığı ve jeopolitik krizlerin tetiklediği enerji güvenliği arayışı. Bu "çifte talep şoku", şirket için 146 milyar Euro'luk dev bir sipariş birikimi anlamına gelirken, küresel enerji piyasaları için uzun yıllar sürecek bir darboğaz ve yüksek fiyat döneminin habercisi. Üretim kapasitelerindeki artışın kısa vadede bu açığı kapatması beklenmiyor; bu da enerjiyi, önümüzdeki on yılın en kritik ve stratejik emtiası haline getiriyor.
Comments
0 comments